Agnostik olmanın kaçınılmazlığı

Tanrı kavramı, dinin tanımı, inanç ve aklın doğası, insan-evren ilişkisi, dini tecrübeler, ahlak, varoluş, bilginin doğası, kapsamı, kökeni ve kaynağı...
Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 200
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 89 kere
Alınan Teşekkür: 130 kere

Agnostik olmanın kaçınılmazlığı

Mesajgönderen Firavun » Çrş Eyl 02, 2020 5:48 am


Neye inanıyorsun sorusu sorulduğunda yanıt vermekte zorlanıyorum. Hiçbir şeye inanmıyorum demek aslında mantıksal olarak yanlış bir yanıt oluyor.

Şöyle anlatayım:

İnanmanın tersi nedir? Çoğu kişi buna "inanmamak" yanıtını veriyor. Bu da yanlış bir yanıt, çünkü inanmamak da aslında başka bir inançtır.

Örneğin, havaya para attığınızda "yazı geleceğine" inanıyorum diyebilirsiniz. Karşı taraf buna inanmadığını söylediğinde aslında o da "tura geleceğine" inandığını söylemiş oluyor.

Peki para yere düştükten ve yazı geldikten sonra, paraya bakıp hâlâ "yazı geleceğine inanıyorum" diyebilir misiniz? Saçma olacaktır. Çünkü artık bilinen bir şey üzerine inançtan bahsedemezsiniz.

Yani, inanmanın tersi inanmamak değil "bilmektir". Bir şeyin aslını ya bilirsiniz ya da bilmezsiniz. Bilmiyorsanız o olguyu açıklayabilecek her hikaye yalnızca bir olasılıktır ve olasılıklara inanmak saçmadır. Nasıl "yazı geleceğine" inanmak saçmaysa bir yaratıcının olduğuna inanmak da inanmamak da aynı derecede anlamsızdır.

Yalnızca biliyorsanız bunu söyleyebilirsiniz.

Bilmiyorsanız, en doğru yanıt "bilmiyorum" olmalıdır.

“Varlık, Tanrı, İnanç” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir