Hikayelerimiz

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 223
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 204 kere
Alınan Teşekkür: 178 kere

Hikayelerimiz

Mesajgönderen hector » Cmt Eki 17, 2015 11:31 am

Arkadaşlar selam ,

Hepimizin farklı bir hikayesi vardır elbet . Kimimiz geçmişte dindar bir insanken sonradan bu yolu seçiyor . Kimimiz çocukluktan beri bu şekilde yetişiyor . Ama fark etmez. Sonuç olarak hepimizin mutlaka anlatacak bir hikayesi vardır . Bu başlık altında hepimiz kendi hikayelerimizi anlatalım.


Ben 22 yaşıma kadar çok dindar olmasa da dinine bağlı bir müslüman olarak yaşadım. Oruçlarımı tutar , cuma namazlarına gider , bayram namazlarını asla kaçırmaz ama en önemlisi islamdan en ufak bir şüpheye bile düşmezdim(sadece mantığımın kabul etmediği bazı şeylerin sonradan islama dahil olduğunu düşünürdüm). Allah'ın olmaması gibi bir düşünce benim için kabul edilemezdi. O kesin olarak vardı. Evet kafamda canlandırmaya çalışırdım , nasıl ebedi ve ezeli olabilir diye sürekli düşünüp dururdum . Ama o yine de kesin olarak vardı. Ben anlayamıyordum sadece.

Bir gün en yakın arkadaşlarımdan ikisiyle din hakkında tartışmaya başladık. Arkadaşlardan birisi dindar diğeri ise müslüman olmasına rağmen islamı kendi kafasına göre yaşayan ılımlı bir müslümandı. Bende ikisinin arasında gözüksemde yine ılımlı müslümandım aslında.

Neyse bu dindar arkadaşımın iddiası şuydu . " Ne kadar iyi olursan ol , istersen dünyanın en iyi insanı ol eğer müslüman değilsen öldükten sonra cehenneme gideceksin" , "dünyanın en kötü insanı olsan bile cennete gitmen için müslüman olman yeterlidir(tabi cehennemde cezanı çektikten sonra)" . Tabi biz hemen başladık itiraz etmeye . Akla mantığa aykırıydı bizim için. Ama biz afaki konuşurken o arkadaş ayetlere dayalı olarak konuşuyordu. Tabi biz bunu kabullenemedik. Böyle bir şey nasıl olabilrdi ? Ilımlı müslüman dediğim arkadaş Kuran'ın değiştirilmiş olabileceğini iddia etti . Ama dindar arkadaş bu konuda o kadar açıklayıcı konuşmuştu ki ben Kuran'ın değişmediğini o an kabul ettim. Ama yinede iyilerin cehenneme gideceğini kabul edemiyordum.

Neyse tartışma bir şekilde bitti o gece. Ama ben anladım ki , inandığım ve mensubu olduğum din hakkında yeterince bilgi sahibi değildim. Hemen açtım o gece Kuran'ı ve okumaya başladım. Tabi öncelikli olarak dindar arkadaşın bahsettiği o ayetleri okudum. Okudukça bendeki şok etkisi daha da arttı. Ben o gece uyuyamadım. Forum sitelerine girmeye başladım. Forumdan foruma geziyordum o gece. Ve o gece kendi kendime dedim ki " Allah'ım eğer gerçekten iyi insanlar sana inanmadığı için yanacaksa , beni de onlarla yak. Sana inanıyorum ama gönderdiğin son kitap Kuran'ı Kerim'in bu ayetlerine inanmıyorum ."

O gece hiç uyuyamadım. Hem korkudan hem kabullenememekten . Hatta bu bir kaç gece sürdü. O gecelerden birinde yine forum forum gezerken Agnostik.net'i buldum. Hala müslümandım. Ama artık bir şeyler değişmişti bende. Sürekli tartışmalara katılıyordum ve neredeyse her tartışmanın sonunda kendimi haksız buluyordum.Çünkü çoğu zaman kendi aklımla yorum yaparken birileri bana hep islamın aslında gerçekten öyle olmadığını gösteriyordu . Daha kendimi tam olarak öğrenememiştim. Sonra forumdan birisiyle özelden tartışmaya başladık. Çok bilgili bir insandı ve o da benim gibi eskiden müslümandı . Beni çok iyi anlamıştı ve ne sorarsam sorayım çok açıklayıcı cevaplar veriyordu. Bende tabi aynı zamanda sürekli bir şeyler okuyordum(Kuran ,hadisler , evrim , big bang , islam tarihi , abiyogenez).Aklımda o kadar çok soru vardı ki , sürekli okuyup sürekli soruyordum. Neredeyse 4 ay böyle geçti. Sonunda zor olsa da kendimi dinsiz olarak kabul etmeye başladım. Tabi bunun bende yaşattığı tramva biraz uzun sürdü . İslama o kadar inanmışım ki 1 yıl boyunca kendimi sürekli cehennemde yanacak şekilde hayal ediyordum. .Hatta sadece kendimi değil , ailemi de. Çünkü bir şekilde benim hayatımdan onlarında sorumlu olduğunu düşünüyordum. Zamanla geçti .

Yani aslında benim hayat hikayemin kısa özetii şu. Müslüman olarak yaşadığım süre boyunca cahildim. Bana ne öğrettilerse o şekilde yaşadım .Okumazdım sadece aklımın ve mantığımın kabul ettiği şekilde bana ne öğretildiyse o şekilde yaşardım.Sonra öğrendim. Yine aklımın ve vicdanımın kabul ettiği şekilde yaşıyorum. Tek fark artık biliyorum . Artık önceden islamda aslında bunlar yok diye reddediğim bazı abuk şeylerin aslında islamda gerçekten var olduğunu biliyorum. Tatlı su müslümanıydım artık özgürüm.



Sevgiler
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer

Kullanıcı avatarı
aura
Mesajlar: 18
Kayıt: Sal Kas 10, 2015 12:11 am
Görüş: Panteist
Edilen Teşekkür: 21 kere
Alınan Teşekkür: 17 kere

Re: Hikayelerimiz

Mesajgönderen aura » Prş Kas 12, 2015 12:14 am

Liseyi ortamı diğer liselere göre daha temizdir diye kendi isteğimle imam hatipte okumaya başladım ve lise 1. sınıfta internette bir hristiyan bulup onunla tartışmaya başladım. Kendimce çok haklıydım ve tebliğ yapıyordum. Baya uzun bir dönem bu kişiyle soru cevap şeklinde mailleştik. Adamın hristiyanlık adına söyledikleri mantıklı gelmiyordu ama islamı çürütmek adına söyledikleri kafamı epey karıştırmıştı. Din üzerine düşündükçe kendimi kötü ve suçlu hissetmeye başladım. Ama bir gün, kendimi korkmadan objektif bir şekilde bakmaya ikna ettim. Kuranı tarafsızca okumaya çalıştım, aynı zamanda incili de okuyordum. Tam o zamanlarda bu forum ile karşılaştım. Düşüncelerimin oturması baya zaman aldı ama dinden çıkmam 1-2 ay bile sürmemişti. Ve 4 yıl boyunca imam hatipi dinsiz olarak okuyup bitirdim :D ama orada bile 3 tane daha dinsiz arkadaşım vardı. Baya ironik hikaye yani benimki.
Yıldıztozu

Kullanıcı avatarı
Cryst
Tech
Mesajlar: 32
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:14 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 31 kere
Alınan Teşekkür: 23 kere

Re: Hikayelerimiz

Mesajgönderen Cryst » Prş Kas 12, 2015 1:12 am

Çok güzel bir konu, geniş bir zaman bulduğumda şurada kısaca değindiğim hikayemi bende buradan paylaşacağım :)

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 223
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 204 kere
Alınan Teşekkür: 178 kere

Re: Hikayelerimiz

Mesajgönderen hector » Pzr Kas 22, 2015 11:09 pm

Cryst yazdı:Çok güzel bir konu, geniş bir zaman bulduğumda şurada kısaca değindiğim hikayemi bende buradan paylaşacağım :)


Bence sorgulamaya yeni başlayanlar için başımızdan geçenleri anlatmamızda yarar var. Onlarda bizim hikayelerimizi okuyarak aslında yalnız olmadıklarını anlayabilirler. Benim için etkili olmuştu. O yüzden sizin hikayenizi de merakla bekliyorum . :)
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer

Kullanıcı avatarı
Philae
Mesajlar: 28
Kayıt: Pzr Ara 27, 2015 9:51 pm
Görüş: Ateist
Edilen Teşekkür: 24 kere
Alınan Teşekkür: 28 kere

Re: Hikayelerimiz

Mesajgönderen Philae » Pzt Ara 28, 2015 12:18 am

aslında bu durum benim için taa çocukluğuma kadar gidiyor...

çocukluğumda utangaç bir çocuktum. hiç sesim soluğum çıkmazdı. sesimi haklı ya da haksız olsam dahi çıkarmakta güçlük çekerdim. gün geldi okullar bitti ve yaz tatili başladı. o sıra da ailem tutturdu seni kuran kursuna göndereceğiz diye. hayatımın ilk travmasını yaşadım diyebilirim. kuran kursuna ne dayak yedim, ne hakaret ettiler ama benim utangaç olduğum dönemde böyle bir yere gönderilmem beni bayağı bayağı hırpaladı. çünkü hiç bilmediğim bir ortam ve hiç kimseyi tanımıyorum. ayrıca benden önce başlayanlar kuran'ı arap alfabesiyle okuyup duruyor. ben daha arap alfabesini bile bilmiyorum.

birkaç gün gittim bu kursa, ne korkular yaşadım içimde neler, o yaşta gerçekten korku filminden farksızdı. koydular önüme ince bir kitap, ezberle dediler. elif, be, te, se, cim... (hala unutmam) ezberlemeye çalıştım. bir yere kadar ezberleyebiliyordum fakat bir yerden sonra tıkanıyordum. ayrıca hocalar soru soracak, zorla namaz kıldıracak ve ben yapamayacağım diye de hayatımın korkularını yaşıyordum. işin ucunda hem rezil olmak hem azar yemek vardı. bu korkular neyse ki kısa sürdü. ben bir hafta bu kursa gittikten sonra ailem zorla ikna olup, beni kurstan aldılar. hala daha korku filmi olarak görürüm o kursları. ne dayak yedim ne işkence gördüm ama kendi içimde çok sıkıntı çektim.

ilkokuldaki bu sıkıntım geçip gitmişti fakat yine ilkokul zamanlarındayken tv'de tesadüfen bir korku filmine denk gelmiştim. türk yapımı filmin ismi de şeytan (The Exorcist'in türk versiyonu), gündüz okul çıkışı da olsa ben bu filmi korka korka birkaç sahnesini izlemiştim. ve inanın bu da beni o kadar korkuttu ki, psikolojim bayağı bozulmuştu. duvarlarda gölgeler görüyorum falan sanıyordum. tek başıma uyuyamıyordum. gece uyanıp televizyonu açıp, dikkatimi dağıtmaya çalışıyordum. bu filmin sıkıntılarını da bir iki ay çektim. din yüzünden yaşadığım ikinci korku böyle oldu.

bunlar her ne kadar gülüp geçinilecek ve belki düşünüldüğünde din sorgulaması, dini öğreti ile doğrudan bağlantılı olmasa da dolaylı yoldan beni dinden soğutmuştu o yaşta.

ve bir süre sonra korka korka, korkmamayı öğrendim.

ortaokul yıllarımda ben islam'ı kafamdan silip atmıştım. geri dönülmez bir yola girdiğim zamandır. şu an da bu etki devam ediyor gördüğünüz üzere. işin kötü tarafı, bu düşüncelerimi dile getirme hatasını düşmüştüm. ve birkaç kez dışlandığım oldu. bunlar da üzücü şeyler tabi. fikrimi söylediğim için pişman olduğum zamanlar çok oldu.

ayrıca ailem neyse ki radikal, muhafazakar müslüman aile değildi. yani ben hayatım boyunca ne namaz kıldım, ne babamın zoruyla bayram namazına gittim . tek baskı kuran kursları idi. onu da ilkokul zamanlarında atlatmıştım. ayrıca hatim etmek gibi çin işkencelerini hiç yaşamadım. ki arap alfabesini bile yarım yamalak bilirim. arapçayla işim olmaz.

dinden koptuğum noktadan sonra hayatım bu şekilde ilerledi. sorgulamalar, beni bambaşka düşünebilen bir insan haline getirdi. lisede ise, ortaokulda yaptığım hataları yapmayacaktım. dinsiz olduğumu belli etmeyecektim. bu yüzden çok az kişiye, (çok yakın arkadaşlarıma sadece)
bu konuda bilgi verdim. lisede birkaç ders öğretmenim ve ortak fikirlere sahip olduğumuz, beni bu konuda defalarca aydınlatan bir abim (babam kadar severim) sayesinde bu fikir pekişti bende. iyi ki de o hocalarımla ve abimle tanışmışım. bu sayede yalnız olmadığımı gördüm. ve ülkedeki çoğu zeka yoksunu olan kişiler arasında bana moral kaynağı oldular.

ilerleyen yıllarda, agnostik. net ile tanışmam ile de kendimi tamamen ateist olarak görebildim. ve fikirlerim, davranışlarım, sözlerim, kelimelerim, düşüncelerim, tavırlarım rayına oturdu.

%99'u müslüman olup da günde 5 vakit ezanı okunan, dini öğretileri ve baskıları aşırı olan bu ülkede onlardan etkilenmeyip kendi hayatımı yaşayabilmem gerçekten harika bir şey benim için.

örneğin, "inşallah", "maşallah", "mazallah", "allah allah" gibi dinsel (veya kültürel) sözcükleri kendi kullanımımdan atmak benim için 4-5 yıl sürdü. bunları kullanıp kullanmamak beni müslüman yapmayacaktı elbet. fakat özellikle benim duruşumu bilenler için tam bir dalga geçme ve alay etme sebebiydi. "ateistsin ama allah diyorsun" dememeleri için uğraşıyordum. :D

gün içinde (rutinde ateist olarak yaşayıp) bir anda tanrıyı anmak, tanrıyı düşünmek, allahın akla gelmesi gibi bilinçaltıma çocukluktan kazınmış fiilleri silmek de ilk zamanlar çok zor oldu. yani en azından allah ya da tanrı, benim aklıma sadece sohbet arasında adı geçtiğinde geliyor. nasıl becerdin de bu tanrı düşüncesini tamamen yok etmeyi başardın, aklının ucundan dahi geçmemesini başardın derseniz, işte buna sorgulamak derim ben. tekrar bir inanca sahip olma ihtimalin var mı? derseniz, sıfır diyebilirim. kesin diyebileceğim şey, putun etrafında dönüp, şeytan taşlayanların dininde adı geçen tanrıya asla inanamayacağımı, inanmayacağımın garantisini vermek olur.

bunları övünmek ya da kibirlenmek için söylemiyorum yanlış anlaşılmasın. sadece insanların diline düşmemek ya da kendimle istemeden de olsa çelişkiye girmemek için uyguluyorum. dediğim gibi, bir ateistin kültürel bağlamda refleks olarak ağzından allah çıkması, onu müslüman yapmayacak. ya da aklına gün içinde tanrı fikri geldi diye yine inançlı biri olmayacak. fakat gerçekten o gücü ve kontrolü kendinde hissettiği o zamanları yaşamasını isterim.

tanrıdan söz edildiğinde bir anda tanrısız yaşadığınızı ve tanrı fikri hiç ortaya çıkmamış gibi bir hayat sürdüğünüzü görmeniz müthiş bir duygudur. kendinizi gerçekten düşüncenize bağlı hissedip, kendi beyninizle, kendi mücadelenizle gurur duyuyorsunuz...

okuyanlara teşekkürler :)

Pulsar
Mesajlar: 26
Kayıt: Pzt Nis 11, 2016 1:35 am
Görüş: Ateist
Edilen Teşekkür: 14 kere
Alınan Teşekkür: 14 kere

Re: Hikayelerimiz

Mesajgönderen Pulsar » Prş Nis 28, 2016 1:05 am

Dindar bir ailede, dindar olarak yetiştim. İlkokuldan sonra (ki son ilkokul mezunlarındanım, benden sonra 6 diye devam etti [ilköğretim oldu] ) medrese tarzı bir yerde eğitime başladım ki bunu aile zoru ile değil de kendi isteğim ile seçmiştim (tabi yetiştirilme tarzım nedeniyle bunu seçtiğim aşikardır). Daha sonrasında siyer hocamızın (siyer, başta Muhammet olmak üzere dinde önemli kişilerin hayatlarıdır) ayetlerin iniş nedenleri ile verdiği bir derste cennetteki altın, gümüş ve şimdi az bulunduğu için değerli olan madenlerle ilgili iktisadi sorun gördüğüm bir ayet ile kafam biraz karıştı, fakat bu karışıklık benim için büyük bir sorun değildi. Hocamın yetersiz açıklamaları sonrasında konu üzerine gitmemeye karar verdim ve yaşantıma normal bir şekilde devam ettim (bunun bir sorun çıkarmayacağını düşündüm). Daha sonrasında bir ramazan günü oruç tutmayıp sigara içtiğim için medreseden atıldım (5,5 yıl sonrasında) ve böylece ticaret hayatına başladım.
Bu süreçte kuranı (kısmen) objektif olarak okumaya başladım. Başlangıçta şimdi gördüğüm kadar sorunlu görmedim. Neredeyse her okuduğumda (her baştan sona bitirdiğimde) bir kaç farklı mantık hatası almaya başladım. Önce kuranın emeviler tarafından değiştirildiğini, bundan kısa bir süre sonra da islamın yanlış olduğunu düşünmeye başladım (bu zamana kadar aldığım eğitimlerden Varaka bin Nevfel gibi isimleri biliyordum, ama bağlantıyı henüz kurmamıştım). Bir süreliğine Hristiyanlığa tabi oldum fakat, artık bir dinden kopmuş olduğum için Hristiyanlık ile ilgili tecrübem çok uzun sürmedi (6 ay gibi). Tabi bu süreçte tanrı inancından kopmam pek kolay olamazdı. Bu nedenle bir süre bilinçli bir tanrı olması gerektiğini düşünmeye devam ettim.
İşte bu sıralarda Agnostik.net ile tanıştım. Forumda uzun bir süre Varlık, Tanrı, İnanç bölümünde bulundum. Yazılanları neredeyse eksiksiz olarak okudum. Daha sonra diğer bölümlere de göz atmaya başladım. Bilim konularının benim için anlaşılmaz olacağını düşünürdüm hep bunu yapana kadar. Çünkü ilkokul sonrasında bilimin yanından geçebilecek, en ufak bir bağlantısı olabilecek hiç bir bilgiye sahip olmadım. Neyse ki, Feanor'un bir yazısını gördüm "Einstein'dan kim korkar? Görelilik Teorisi" diye. Çok basit bir şekilde benim bilimi biraz olsun anlayabileceğimi göstermişti. Benim için ikinci dönüm noktası oldu. Bunun ardından alabildiğim kadar bilimle ilgili kitap aldım. Bilinçli tanrı görüşü bir süre sonra ateizme doğru kaydı.
Sonrasında bir gün siteye girdiğimde sitenin hackerlar tarafından saldırıya uğradığını, hosting firmasının bunu engelleyemediğini ve bir süreliğine siteye erişim olmayacağını gördüm. Bu süreden sonra siteyi her üç ayda bir kontrol etmeye başladım. Tam umudumu kesmişken, Ateizm Derneği'nden Lakshmi'nin haber vermesi ile sitenin tekrar açıldığını gördüm.

Hepinize tekrar tekrar teşekkürler.


“Dinsiz Yaşam” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir