Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Dinler dışında Tanrı kavramı hakkındaki diğer düşünce sistemleri.
Kullanıcı avatarı
HUZEYFE
Mesajlar: 16
Kayıt: Cmt Eyl 10, 2016 3:35 pm
Görüş: İbnTeymiye
Edilen Teşekkür: 1 kere
Alınan Teşekkür: 1 kere

Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen HUZEYFE » Cmt Eyl 17, 2016 5:26 pm

Özellikle hristiyanlığın katı tutumunun yumuşatılması,batıl inanç ve taassuptan arındırılması,diğer dinlere karşı daha makul bir tavrın benimsenmesi,klise baskısının aşılması,dini ve toplumsal özgürlüklerin önünün açılması,akla ve bilime yapılan vurguyla bilimin önünün açılması gibi olumlu etkileri yanında deizmin eleştiriye açık pek çok yanı da vardır. Ve madde madde yazacak olursak özet olarak şunları sıralayabiliriz..

Tanrıyı aleme müdahale ettirmek istemeyen bir din anlaşıyı,ateizme giden yolun yarıdan fazlasının kat edilmesine imkan sağlamıştır. Kyn: aydın a.g.e syf: 176-177

Yine deizm dinin esrarengiz yönünü hiçe sayması ve bir çok deistin vahyi inkar etmesi de bir çok problemi de beraberinde getirmiştir. Çünkü bir şeyin esrarengiz olması onun batıl olduğu anlamına gelmez

Eğer esrarengiz olan her şey akıl dışı bir tarafa itilseydi,bilimin ilerlemesi imkansız olurdu. Zaten bilimin ana konusu olan evren de esrarengizdir.

Mesela bazılarının "emekliye ayrılmış" bir tanrı anlayışı,dini duygu ve düşünceyi tatmin etmemiştir.Konuyla alakalı olmasa da yakından ilgilendiren ve bu forumda ateizm başlıklı konuda ilgili konumu bulursanız buradan ateizme bağdaştırmak için deizmi konuşmamız gerektiğine inanıyorum.

İman hayatında önemli bir yer işgal eden dayanma,bağlanma,dua ve tövbe etmeye ihtiyaç ve olanak tanımamıştır. Bırakınız kendisiyle,topyekün alemle bile ilgilenmeyen bir tanrıya insan nasıl ve niçin dua etsin ibadet etsin ki? Böyle bir tanrıya inanmak ne işe yarar ki mesela alemle ilgilenmeyen tanrı acaba alemi bilmekte midir. Müdahale etmiyorsa güçlü müdür? Kısaca deizm, tanrı hakkında konuşmayı en aza indirgemektedir zaten bütün bu zayıflıklarından ötürü,deizmin dinin kendisi değil,ancak solgun ve ölgün bir yorumu olduğu söylenmiştir. Bunun için de panteizm ve teizm gibi uzun ömürlü olmadığı iddia edilmiştir ve bence bu deizmin çöküşünün temelidir.
İnsanın Peygamberi Aklıdır.

Kullanıcı avatarı
Tumagü İskicap
Mesajlar: 81
Kayıt: Cum May 06, 2016 3:01 pm
Görüş: Panenteist
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 31 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Tumagü İskicap » Pzr Eyl 18, 2016 11:50 am

Deizm tanrısı sembolik mantık tanrısıdır. Deizm önermesi tek yargı belirttiği için "ancak ve ancak.....ise" önermesini kullanarak Tanrı vardır iddiasına sahip olması, deizmi dinlerin karşısında haklı ve avantajlı bir yere koyabilir ama ateizmin ve agnostisizmin karşısında, aynı önermeyle duramaz.

Tarot
Mesajlar: 28
Kayıt: Prş Haz 30, 2016 2:50 pm
Görüş: şüpheci
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 9 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Tarot » Çrş Eyl 21, 2016 3:42 pm

Tanrı evrene kesinlikle müdahale etmiyor saplantısıyla sınırlandırmamak gerekiyor deizmi.Tanrı hakkında daha söylenecek çok söz vardır.Tanrı hakkında söylenecek olan her şey söylenmiş değildir.Tanrı vardır,din göndermemiştir;ama yinede evrenle ilgileniyor olabilir.Din göndermemiştir ama yinede evrene müdahale ediyor olabilir.Deizmin ana damarı din göndermeyen bir Tanrı anlayışına sahip olmasıdır.
Tanrı bizden daha zekiyse bize çaktırmadan müdahale ediyor olabilir evrene.Darwin yada Nicola Tesla'nın aklını yönlendirerek insanlığın gidişatına yön veriyor olabilir.''Düşünen insanların aklı Tanrı'nın elidir'' bile denilebilir.Onların aklını yönlendirerek çağlara yön veriyor olabilir.Yani din göndermemiş olması müdahale edip etmemediğini kesinleştirmez.Din göndermemesi müdahale etmediğini kesinleştirmez.Din göndermemesi evrenle ilgilenmediğini kesinleştirmez.Kesinlikle müdahale etmiyor görüşü Aristo'ya aittir.
Asıl konu Tanrı'nın kim yada ne olduğunun bilinmemesidir.Hiç ilgilenmeyeceği bir evreni yaratma zahmetine neden girsinki?Yüz milyarlarca galaksiyi,bu kadar devasa bir evreni yaratma zahmetine niçin girdi?Hiç ilgilenmemek içinmi?Hiç bir amacı olmadanmı bu kadar fazla şey yarattı?İlgilenmeyip unutuvermek içinmi bu kadar büyük bir evren var etti.Onun için deizme uygun slogan şu olmalıdır:Tanrı din göndermemiştir ve evrenle ilgilinip ilgilenmediği kesinleştirilememektedir.
Bir Tanrı varsa ve din göndermemişse;böyle bir Tanrı zaten bilinmez bir Tanrı olacaktır.Evrene müdahale edip etmediğide bilinmez olacaktır.
İncil eski Atinalıların bir tapınağın sunağına şunu yazdığını söyler:BİLİNMEYEN TANRI'YA.(Elçilerin işleri 17:23,İncil)Durum tıpkı o yazıda yazdığı gibidir:TANRI BİLİNMEYENDİR.Bilinmeyen bir Tanrı figürü vardır ortada.Kesinlikle müdahale etmiyor demek deizmi dogmaya dönüştürür.Çünkü müdahale edip etmediğini kesinleştirecek bir bilgi yada veri yoktur.Müdahale ediyorda olabilir,bize çaktırmadan. 8-)
İNANÇ MANTIĞIN ÖLMESİDİR.MİTOLOJİK EFSANELERE GÜVENEMEYİZ.

Kullanıcı avatarı
HUZEYFE
Mesajlar: 16
Kayıt: Cmt Eyl 10, 2016 3:35 pm
Görüş: İbnTeymiye
Edilen Teşekkür: 1 kere
Alınan Teşekkür: 1 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen HUZEYFE » Cum Eyl 23, 2016 12:04 am

Şimdi bir tanrının var olup dediğiniz gibi din göndermeden insanların aklına ilham vererek,rüya vs gibi hikmetlerle dünyayı yönetebilme ihtimali ile bugünkü demokratik sistemin başarısızlığını aynı mantalite üzerine kurabilirim.
İddia edildiği gibi tanrı evrene insanların akılları ile müdahale ediyor olsaydı bugünkü demokratik sistem insanlığa yetersiz değil ilaç olacağını düşünürdüm.
İnsanların kendi koyduğu kural ve sistemlerde her zaman bir açık vardır bunu bugünkü batı ve doğu toplumların içinde bulunduğu kültür yansımalarından anlayabiliyoruz ve ne yazık ki bu durumdan kurtulmanın yolu, yine daha fazla demokratik sistemden geçtiğine inanıyorlar. Eğer dediğiniz gibi olsaydı şuan insanoğlunun geldiği nokta iyiliksever ve dünyaya nasıl faydamız olabilir düşüncesi hakim olurdu. Örn: nicola teslanın elektriği bulduğunda "bütün dünyaya ücretsiz yayma" projesi bulunuyordu a. Akım projeleri vardı mesela.
Ama ne oldu fakir bir şekilde evinde ölü bulundu. Çünkü dünyadaki güç (adına ne koyarsanız artık) bunu kendi patentine alıp insanlığa fayda olacak bir hizmeti ceplerine doldurdular. Bu konu hakkında örnekler tabiki çoğaltılabilir mesela domuz ve kuş griplerinin aslında bulunmadığını,ilaç firmalarının ürünü olduğunu söyleyebiliriz sizce ilaç firması yılda şu kadar euro hedefimiz vardır açıklaması neyi gösterir?

Konuyu dağıtmak istemiyorum
İnsanlık yaradılışları itibariyle güçlü olanların zayıf olanları ezme sistemi üzerine şekilleniyor. Evet bilim insanlarının topluma faydası olmuştur ama bu insanları ve hizmetlerini kullanıp yine insanları dilediği şekillere sokup metalaştıran insanların veya güçlerin sayısı daha fazladır. öyleyse şöyle bir soru daha sorabiliriz bu durumda.
Tanrı evreni yönetirken iyi insanların akıllarına müdahale ediyorsa,kötü insanların akıllarına bilinmeyen bir tanrı mı müdahale ediyor? bu iki farklı insan aynı tanrı tarafından mı yönetiliyor? Yönetiliyorsa suçlu tanrı mı?
İnsanın Peygamberi Aklıdır.

Tarot
Mesajlar: 28
Kayıt: Prş Haz 30, 2016 2:50 pm
Görüş: şüpheci
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 9 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Tarot » Cum Eyl 23, 2016 4:28 pm

HUZEYFE yazdı:İddia edildiği gibi tanrı evrene insanların akılları ile müdahale ediyor olsaydı bugünkü demokratik sistem insanlığa yetersiz değil ilaç olacağını düşünürdüm.
İnsanların kendi koyduğu kural ve sistemlerde her zaman bir açık vardır bunu bugünkü batı ve doğu toplumların içinde bulunduğu kültür yansımalarından anlayabiliyoruz ve ne yazık ki bu durumdan kurtulmanın yolu, yine daha fazla demokratik sistemden geçtiğine inanıyorlar. Eğer dediğiniz gibi olsaydı şuan insanoğlunun geldiği nokta iyiliksever ve dünyaya nasıl faydamız olabilir düşüncesi hakim olurdu.

HUZEYFE yazdı:Tanrı evreni yönetirken iyi insanların akıllarına müdahale ediyorsa,kötü insanların akıllarına bilinmeyen bir tanrı mı müdahale ediyor? bu iki farklı insan aynı tanrı tarafından mı yönetiliyor? Yönetiliyorsa suçlu tanrı mı?

Olayı iyilik kötülük penceresinden ele almış değilim.Olay böyle ahlaki bir bakış açısıyla ele alınmış değildir.Yani tanrı'nın iyilik kötülük gibi bir bakış açısı olmayabilir.O sadece gelişimle ilgileniyor olabilir.Yani yanlış bilginin yerini doğru bilginin alması için müdahale ediyordur sadece.İcat yaptırarak insanlığın gelişimini sağlıyordur sadece.Darwin ile yada Einstein ile doğadaki maddi gerçekliğin açığa çıkmasını sağlıyordur sadece.Nicola Tesla ile yeni icatlar buldurup teknolojik alanda ilerleme sağlanmasına yol açıyordur sadece.Bu teknolojik ilerlemeyi iyi yönde yada kötü yönde kullanmak konusunda taraf tutumuyor olabilir.Teknik ilerlemeyi sağlayıp,yanlış bilgi yerine gerçek bilgiyi ortaya çıkarıp gerisini bizim özgür irademize bırakıyor olabilir.Ahlaki değilde mekanik bir müdahaleden söz ediyoruz.Teknik bir müdahaleden.Adaletten değilde rekabetten hoşlanıyor olabilir.İnsani korkulardan kaynaklanan ahlak adlı ön yargılara pek fazla aldırmıyor olabilir.İyinin ve kötünün ötesinde bir bakış açısıyla değerlendirmemiz gereken mekanik bir müdahaleden söz ediyoruz.İllede bizim iyi kötü kavramlarımızı temel alarak müdahale etmek zorunda değildir.Bunlardan tamamen bağımsız bir şekildede müdahale ediyor olabilir.
Yada şöyle düşünebiliriz:Eğer o müdahale etmeseydi daha karanlık ve daha kötü bir dünyada yaşıyor olurduk.Daha ilkel bir dünyada yaşıyor olurduk.Aydınlanma çağının ve teknolojinin nimetlerinin olmadığı bir dünyada yaşıyor olurduk.Engizisyonun ve dogmaların karanlığı daha fazla olurdu.Akıl mitolojilerin karanlığında boğulup gitmiş olurdu.
Ve O belkide doğal seçlimin Tanrısıdır.Yeteri kadar icat yapamayanların,teknik alanında yeterince ilerleyemeyenlerin elenmesine izin veriyordur.Yeterince güçlenemeyenlerin elenmesinden hiç rahatsızlık duymuyordur belkide.Yani doğal seçilimin mantığıyla müdahale ediyorda olabilir.Müdahale etmesi illede ahlaki ön yargılarla müdahale etmesini zorunlu kılmaz.Aslanın ceylanı parçalanmasından hiç rahatsızlık duymayan bir Tanrı'nın müdahalesinden söz ediyoruz sonuçta.Bu ortamın oluşmasından,bu ortamın mecburi olmasından hiç rahatsız olmayan bir Tanrı.Doğada zayıf düşenin var olma şansını kaybettiği bir sistem oluşmasına müsade etmiş olan bir Tanrı;adaletten değil rekabetten ve gelişimden hoşlanan bir Tanrı olacaktır. :|
İNANÇ MANTIĞIN ÖLMESİDİR.MİTOLOJİK EFSANELERE GÜVENEMEYİZ.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 305
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 230 kere
Alınan Teşekkür: 199 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen AgnostikBey » Cmt Eyl 24, 2016 6:56 pm

HUZEYFE yazdı:İddia edildiği gibi tanrı evrene insanların akılları ile müdahale ediyor olsaydı bugünkü demokratik sistem insanlığa yetersiz değil ilaç olacağını düşünürdüm.


Amiyane tabiriyle, demokrasi aklı öne alan her bir bireyin eşit önemde olduğu toplumlarda çalışır; inancı ile var olmaya çalışan sürü mantığındaki toplumlarda çalışmaz. Özetle bu.

Tarot yazdı:Ve O belkide doğal seçilimin Tanrısıdır.


Her defasında anlatmaya, açıklamaya çalıştık. Doğal seçilim bir tanrıyı gerekli görmez. Darwin mezarında ters döndü artık :)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Tarot
Mesajlar: 28
Kayıt: Prş Haz 30, 2016 2:50 pm
Görüş: şüpheci
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 9 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Tarot » Pzt Eyl 26, 2016 3:30 pm

AgnostikBey yazdı:
tAROT yazdı:Ve O belkide doğal seçilimin Tanrısıdır.




Her defasında anlatmaya, açıklamaya çalıştık. Doğal seçilim bir tanrıyı gerekli görmez. Darwin mezarında ters döndü artık :)

Doğal seçilim bir Tanrıyı gerekli görür demedik zaten.Doğal seçilim kendiliğinden oluşmuş olabilir.Burada önemli olan Tanrı'nın doğal seçilimin acımasız ve rekabetçi ortamından rahatsız olmamasıdır.Yani eğer bir Tanrı varsa ve bu Tanrı doğal seçilim ortamının oluşmasını engellemiyorsa,bundan rahatsız olmuyorsa:o zaman bu Tanrı rekabet ve doğal seçilim ortamının sürmesinden yana tavır koymuş olur.Demekki doğal seçilimin acımasızca sürmesi ve vahşi rekabet onu hiç rahatsız etmiyor.Tanrı varsa ve doğal seçilimin oluşmasına göz yumduysa,doğal seçilimin devam etmesinden hiç rahatsız olmuyorsa;bu durumda Tanrı'nın bakış açısı ve yaklaşımı hakkında ne söyleyebiliriz?Önemli olan budur.Diyelimki bir Tanrı var ve doğal seçilimin acımasızlığının sürmesini engellemiyor.Devam etmesinden hiç rahatsız olmuyor.Doğal seçilimi var eden bir Tanrı değil,doğal seçilimin oluşmasına göz yuman bir Tanrı'dan söz ediyoruz burada.
Ve ayrıca:doğal seçlimi bizzat Tanrı'nın kendiside planlamış olabilir.Genetik kodları ve doğa yasalarını doğal seçilimin oluşacağı bir gidişatta proglamışta olabilir.Yani farklı fizik yasalarının değilde şimdiki fizik yasalarının oluşması doğrudan Tanrı'nın isteği olmuş olabilir.Bu durumda gidişatı o programlamış olacaktır ve doğal seçilime giden yolu o belirlemiş olacaktır.Onun belirlediği fizik kanunları onun öngördüğü bir doğal seçilim ortamını doğurmuş olabilir.Buda ihtimaller arasındadır.Eğer bir Tanrı varsa her şey ihtimal dahilindedir.
Hangi doğa yasalarının oluşacağını,doğa yasalarının ve gidişatın doğal seçilim ortamını doğuracağını ön görüyordu ve bunu değiştirmeye çalışmadı.O halde bunun gerçekleşmesini istiyordu ve bu onu memnun ediyordu.Aksi halde müdahale ederdi.Şimdi aynı doğal seçilim ortamının,güçlü olanın güçsüz olana baskın çıkması olayının,gelişmiş olanın gelişmemiş olanı elediği ortamın insanlar dünyasındada hüküm sürmesini istiyor olamazmı?Doğal seçilim ortamının insanlar dünyasındada sürüp gitmesini istiyor olamazmı?Tanrı'nın göz yumduğu sistem,Tanrı'nın müsade ettiği sistem rekabetin geliştirici olduğu bir sistemdir.Birilerinin elenmesinden hiç rahatsızlık duymuyor demekki.
''İnsanın doğal kabiliyetleride rekabet sonucu gelişirler''(Nietzsche)
İNANÇ MANTIĞIN ÖLMESİDİR.MİTOLOJİK EFSANELERE GÜVENEMEYİZ.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 305
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 230 kere
Alınan Teşekkür: 199 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen AgnostikBey » Pzt Eyl 26, 2016 6:49 pm

Tarot yazdı:Eğer bir Tanrı varsa her şey ihtimal dahilindedir.


Zaten bu evrende her şey ihtimal dahilinde. Bir tanrının olup olmaması bir etken değil bu bağlamda.
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Tarot
Mesajlar: 28
Kayıt: Prş Haz 30, 2016 2:50 pm
Görüş: şüpheci
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 9 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Tarot » Cmt Eki 01, 2016 11:40 am

AgnostikBey yazdı:Zaten bu evrende her şey ihtimal dahilinde. Bir tanrının olup olmaması bir etken değil bu bağlamda.

Ama sonuçta bir Tanrı varsa nasıl biridir konusunu işlemekteyiz.Yani konumuz deizmin Tanrı'ya yaklaşımı konusudur.Deizmin olması gereken Tanrı yaklaşımı nasıl olmalıdır konusunu işliyoruz.Ve o gerçekten varsa,gerçektende evreni ve bizim aklımızı var edecek yeteneklre sahipse;o zaman bize çaktırmadan hayatımıza müdahale edecek kapasitesi de var demektir.Eğer Tanrıysanız insanlara çaktırmadan insanların aklını yönlendirmenizde mümkündür.Yani diyoruzki;müdahale etmediğinden emin olmamak gerekir.Balkide düşünen insanların aklını yönlendirerek müdahale ediyordur.Ve aklını yönlendirdiği insanlar bile bunun farkına varamıyorlardır.Eğer Tanrıysanız bunu yapabilecek gücünüzde vardır.Deizm Tanrı var dedikten sonra gerisinden emin olmamalıdır.Çünkü Tanrı var dediğinizde size çaktırmadan müdahale edebilecek kadar büyük bir gücün varlığını kabullenmiş olursunuz.Bu durumda müdahale edip etmediğinden emin olmamanız gerekir. 8-)
Ve Tanrı müdahale ederken doğal seçilimin mantığına benzer bir mantıkla müdahale ediyor olabilir.Gelişebilenlerin yükseldiği gelişemeyenlerin elendiği bir sistemle müdahale ediyor olabilir.Yada Tanrı kendi seçtiği kişileri ilerletiyor ötekileri daha aşağıda tutuyor olabilir.O vardır dediğiniz anda bütün bu ihtimalleride kapı açmış olursunuz.
İNANÇ MANTIĞIN ÖLMESİDİR.MİTOLOJİK EFSANELERE GÜVENEMEYİZ.

Brainstorm
Mesajlar: 15
Kayıt: Pzr Eki 18, 2015 11:52 pm
Görüş: Freethinker
Edilen Teşekkür: 1 kere
Alınan Teşekkür: 2 kere

Re: Deistik anlayışın doğurduğu felsefi problemler

Mesajgönderen Brainstorm » Sal Eki 04, 2016 1:08 am

Başlıkta deizm konusu islami açıdan ele alınmış zannedersem...?
"Alem" terimini, genelde islam yazarları kullanır. biz "evren" diyoruz.

Ayrıca "vahyi inkar etmek" nedir....?
Vahiy bilgi düzeyinde bir gerçeklik midir ki, inkar edilsin !

Deizm'e din anlayışı denilmiş mesela... Deizmin din olduğu iddiasına ilk defa burda rastladım.
İçindeki mantıksızlıklar konusuna ise, din anlayışı çerçevesinde çözüm getirmek biraz zor.
Zaten deistlerin Allah'a inandığını zannetmekteler.

Müslümanlar, yüzlerce tanrının hepsini tek tek araştırıp elemiş gibi, evrendeki en ufak bir akıl göstergesini kendi tanrısına maletmektedir.
Kaldı ki akıl, tanrısal bir özellik değildir.


“Deizm / Panteizm” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir