İnanç insana ne sundu?

Tanrı kavramı, dinin tanımı, inanç ve aklın doğası, insan-evren ilişkisi, dini tecrübeler, ahlak, varoluş, bilginin doğası, kapsamı, kökeni ve kaynağı...
Kullanıcı avatarı
geceinci
Mesajlar: 8
Kayıt: Sal Kas 03, 2015 1:41 am
Edilen Teşekkür: 10 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

İnanç insana ne sundu?

Mesajgönderen geceinci » Pzr Kas 08, 2015 1:20 pm

İnsanlar neden inançlarının eleştirilmesine tahammül edemiyorlar diye kendime sorduğumda bu sorunun beni bu kadar geniş bir koridora çıkaracağını düşünmemiştim açıkçası. Fakat bu sorunun cevabını incelerken, ''inanç insanlara ne sunuyor?'' sorusuna da odaklanmış bulundum.

İlk fark ettiğim şey inançların bir sistematiği olduğuydu, sistemden kastetmek istediğim şey ise belli mekanizmalar bütünüyle var olmuş, var olmaya devam eden ve bu mekanizmalar işlemeye devam ettikçe sistemin sonu gelmeyeceğidir. Şüphesiz ki bu sistemin en büyük parçası insan ve insan doğasıdır. Bu farkındalığın yanında asıl fark etmem gereken şeyin inanç sisteminin birbiriyle bağımsız gibi görünen sistemlerle bir bütün olarak ilerliyor olduğudur.

İnancın çeşidi yahut rengi ne olursa olsun değişmeyen durumlardan bir tanesi bence şu ki, bütün inanç sistemlerinin başlangıç aşamasında bir kitleyi potansiyel olarak hedefine yerleştirmiş olması. Bu benim açımdan şu demek, her inanç sistemini doğuran ve besleyen başka bir sistem mevcut. Oluşturulmuş her inanç sistemi bireyleri ya da kitleleri sömürme endeksli yeni bir sistemin var olmasına bilinçli olarak düzenlenmiş bir zemin hazırlar. İnsan doğasını burada nereye yerleştireceğimi ise şöyle açıklayabilirim; insan ırkını, ilkellikten uzaklaştığı her adımda birey olarak ele alacak olursam, birey diğerlerinden daha güçlü, daha dayanıklı daha akıllı ve diğer başka alanlarda daha üstün özellikleri olduğunun farkına vardı. Farkına vardığı bu vasıflarını diğerlerine kanıtladığı andan itibaren ilk sistemi yarattı. Bu farkındalığı yaşayan ilk birey; lider ve liderin gurubunu yarattı. Kitlesel olarak ele alırsam eğer; artık başka gruplar ve başka liderler de vardı. Her bir grup bir bütünlük sağladığında daha refahı yüksek bir yaşam sürüyor, grup dışında kalanlar ise daha çok çaba ile daha azını elde edebiliyordu. İnsan ırkı anladı ki bir gruba dahil olmak elzemdi. Fakat liderler toplumunun rahatını sağlamaya devam ettiği sürece liderdir. Liderlik grubun herhangi bir üyesi olmaktan çok daha fazlasıydı ve insan ırkı bir o kadar doyumsuzdu. Asıl olmamız gereken yerde olduğumuza göre, vaadlerin nasıl ortaya çıktığını anlamak bu noktada kaçınılmaz. Liderler toplumlarına vaadlerde bulundu. Kendisinin özel olduğunu, fakat diğerlerinin de onun kadar özel olduğunu çünkü bütün insanlığı koruyan ve özel halkını özel bir lidere emanet eden çok özel biri vardı. O artık İlah tarafından seçilmiş, yenilmez, yıkılmaz ve kutsal bir liderdi .

Özetle bazı şeylerin nasıl başlayabileceği ihtimalini yansıtmaya çalıştığım bu noktada, bütün insan doğasını işin içine kattığımızda günümüzde yaşadığımız sonuçların ortaya çıkması kaçınılmazdı. Bütün gruplar arasında bir grup daha güçlü oldu, sınırlar çizildi. Dikkate değer bir nokta da sistemlerin birbirini ayakta tuttuğu bu büyük mekanizmada en zayıf halkaların en güçlünün daha da güçlü olması için çıkar bütünlüğünde var olmaya devam ediyor olduğuydu.

Bütün bunların ötesinde; liderimizi ve bizi koruyan o kutsal güç insan için ne demek yani inaç insanlara ne sunar ?

Kabaca, ''Biz nasıl var olduk? Güneş nasıl düşmeden gök yüzünde duruyor? Neden en üstün vasıflara sahip birey ben değilim?'' sorularının cevabı. ''kötülükler onların yanına kar kalıyor gibi görünse de öldükten sonra onlar için acı dolu bir ceza var, ben boşuna sabretmiyorum ki bunların bir mükafatı var.'' tatminlerine açılabilecek tek görünmez kapıydı.

İnanç toplumun alt basamaklarındaki insanların umuduydu, gerçeği yansıtsın ya da yansıtmasın, doğru, yanlış ya da mantıksız olsun, artık inançların dogmaları toplumun bir kesimi için koşulsuz şartsız umuttu.
İnanç mekanizması süreç içerisinde özelleştirilip farklı toplumlarda, farklı zamanların farklı koşullarına ve ihtiyaçlarına göre farklı liderlerin elinde din olarak şekil aldı. Her dini var eden lider kendi geri plana itilmiş, güçsüz ve ezilmiş kitlesini belirledi, onlara görünmez, dokunulmaz ve paha biçilmez derecede güzel bir o kadar da gerçek dışı vaadler sundu.

Dinler onları var edenleri güçlendirmek için kitlelerin insani zaaflarını sömüren mekanizmalardır. İnsanlar yok olmaya tahammül edemeyecek egolara sahiplerdi, insanlar lider olmak için mücadele ederlerdi, insanlar kendisine kötülük yapanlara karşı direnmek isterlerdi fakat dinler, görünmez ceza ve ödül mekanizmaları sunarak olası bir kaosun önüne geçti. Dini liderler, insan algılarını küçümseyerek onları önüne sunulanı yiyecek bir hale getirip, onlara hizmet edenlerin emeklerini görünmez bir ödül ve ceza mekanizmasıyla sömürdüler. Ezilmiş ve bağımlı toplumları özgürlük vaadiyle sonsuz bir zihinsel tutsaklığa sürüklediler ve en önemlisi insanın doymak bilmez egosunu yalandan sonsuz bir yaşam vaadiyle doldurup, insan zihninin sınırsız gücünü kontrol altına almayı başardılar.

İnançlar insana gerçek olmayan şeylerin umudunu sunar, yalnızca bir toplumun içinde olursa var olduğunu hissetme yanılgısını sunar. İşte bu yüzden insanların inançlarını eleştirdiğimizde, onlara hiç bir umudun yok demişiz gibi tepki alıyoruz. Fakat düşünmeli ve farkına varmalı; kitlesel olarak empoze edilmiş her inanç bir amaca hizmet eder ve fakat bu hizmetin amacı dinlere inananların sonsuz yaşamı veya elle tutulmaz vaadlerinin gerçekliği değil.

Not; bu konuyu açma geriği duymama sebep olan ve mutlaka izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bu belgesel niteliğindeki filmi izlemenizi öneriyorum.


http://www.imdb.com/title/tt2383068/

Eskilerden Birisi
Mesajlar: 9
Kayıt: Prş Eki 29, 2015 4:13 pm
Edilen Teşekkür: 5 kere
Alınan Teşekkür: 4 kere

Re: İnanç insana ne sundu?

Mesajgönderen Eskilerden Birisi » Pzr Kas 08, 2015 6:22 pm

O kadar guzel bir baslik acmissinizki benimde hep dusundugum bir soru bu neden insanlar hep inanma ihtiyaci duyarlar? Buna kendimce tek bulabildigim cevap varolusa ait olma icgudusu.Bu gudunun hayvanlarda oldugunuda dusunuyorum

Kullanıcı avatarı
Cryst
Tech
Mesajlar: 33
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:14 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 31 kere
Alınan Teşekkür: 23 kere

Re: İnanç insana ne sundu?

Mesajgönderen Cryst » Pzt Kas 09, 2015 12:08 am

Çok güzel ve üzerinde çok konuşulabilecek bir konu.

Kimi dinlerde cennet, cehennem kimilerinde tanrılarla sonsuza kadar yiyip, eğlenip, içki içme şerefi.. Bence insanoğlu varoluşa ait olma içgüdüsünden ve tapınma ihtiyacından daha çok öldükten sonra tamamen kaybolmak, var olmamaktan korkuyor.

İnanç/dinler insanlara sonsuz bir hayat sunuyor :)

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 231
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 209 kere
Alınan Teşekkür: 179 kere

Re: İnanç insana ne sundu?

Mesajgönderen hector » Cmt Kas 21, 2015 3:29 pm

Merhaba arkadaşlar ,

Merhaba Geceinci , seni tekrar görmek güzel.

Konuyla ilgili olarak ise , yazıya ve yorumlara kısmen katılıyorum. Kısmen diyorum çünkü 22 yılını dindar bir şekilde yaşamış biri olarak bazı yorumları çok sığ buldum.

" İnanç insana ne sundu ? " sorusunun cevabı bence çok daha derin bir mevzu . Daha açıklayıcı olacağını umduğum için tamamen kendimden örnek veriyorum.

Kendimi çok yalnız hissettiğimde ve zor durumlarımda Allah'ın benim yanımda olduğunu düşünmem bana güç veriyordu. Özellikle beni çok zorlayacak bir durumda böyle düşünmek iyi geliyordu.

Ayrıca kadir gecesinde kıldığım bir namazı hiç unutmuyorum. Kendimi gerçekten çok iyi hissetmiştim ve huzur bulmuştum. O günlerde kendimi biraz kötü hissediyordum. Onun etkisi çok oldu tabi ki.

Yani inanç insana güven veriyor aslında. Arkasında çok kudretli bir "yaradan" olduğunu bilmek kime güven ve güç vermez ki ?

Bunların yanında ölüm korkusunu yenmek ve sonsuza kadar yaşama isteği de çok etkili oluyor. Şimdiki insanlar böyle ise siz birde eski çağlarda yaşayan insanları düşünün. Her anlarını korku ile yaşıyorlardı.

Aşağıdaki video benim kelimeler ile ifadeye etmeye çalıştığım şeyi çok daha iyi anlatıyor aslında. Umarım vakit ayırıp izlersiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=qJ78KvcUE9s

Tek kelime ile " inanç insana ne sundu? " sorusunun cevabını verecek olursak eğer , ben " güven " diyorum.

Sevgiler
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer


“Varlık, Tanrı, İnanç” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir