Ya Varsa? düşüncesi

Tanrı kavramı, dinin tanımı, inanç ve aklın doğası, insan-evren ilişkisi, dini tecrübeler, ahlak, varoluş, bilginin doğası, kapsamı, kökeni ve kaynağı...
Kullanıcı avatarı
tembel.kopek
Mesajlar: 23
Kayıt: Prş Haz 02, 2016 7:32 pm
Edilen Teşekkür: 13 kere
Alınan Teşekkür: 10 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen tembel.kopek » Çrş Haz 08, 2016 7:13 pm

Okudugum bir kitap vardi. 'Cennet kesinlikle var' gibi birseydi ismi. Orada tipki insanlar gibi "hayvanlarin" da dirilecegi anlatiliyordu. Eminim bu inanis evde kedi kopek besleyen sahibelerini de cok tatmim etmistir. Bunlari cogaltabiliriz gerci, benim suanda evim var diyelim, cennette de aynisina sahip olacagim. Bana ait olan seyler de benimle birlikte diger dunyaya gelecek gibisinden. Eski turklerin kendileriyle birlikte kurgan adini verdikleri mezar anitlara esyalarini ve atlarini da gommeleri belki bu yuzdendir.

Romalilarda oncelikle komutanlara ve din adamlarina tahsis edilen cennet zamanla demokratiklesmis, alt sinif olarak adlandirilan tabakalara da acilmistir. Demekki bu cennet cehennem olayi da evrilmektedir.

thalese
Mesajlar: 36
Kayıt: Sal Mar 29, 2016 12:58 pm
Edilen Teşekkür: 4 kere
Alınan Teşekkür: 1 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen thalese » Pzt Ağu 08, 2016 5:41 pm

NOLAN yazdı:........Bu ne demek?Bir karınca öldükten sonra dirilebilir mi?Böyle bir olasılık var mı?


Neden olmasın??

İnsan olarak, sana benzeyen milyonlarca canlı bu dünyaya başka anne-baba'lardan geliyor ve gelecekler, tabi sen olmayacaklar. Dünyadaki sinekleri bir araya koysan hepsi birbirinin aynısı gibi ve davranışları da aynı, arılar desen, milyon sene önceki arı ile şimdiki arı da aynı işlerde çalışıyor.
Genel olarak bireysel farklılıkları şimdi görmezden geldim.

Matematiksel olarak,

Sen bir kere dünyaya gelmişsin, bu dünya canlılar için bir yaşam alanı olmuş madem, yine farklı bir zaman diliminde tekrar bir yaşam alanı olabilme ihtimali, ve senin tekrar hayat bulma ihtimalin, yok olup gitmekten daha olasıdır.

Gerçekleşen bir olayın, tekrar yinelenmesi, hiç yinelenmemesinden olasılık ihtimali olaraktan daha fazladır elbette.
" Lütfen, kutsal kitaplara inanmayanlar bana ayet, hadis delili göstermesin. Ortak bir paydada buluşalım, ortak inandıklarımız ile ortak akıl ile konuşalım"

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen Arayis » Pzr Nis 08, 2018 12:20 pm

hector yazdı:Ya USC varsa ?


Olabilir!

Fakat UCB'yi senin zihnin uretti. Ya gerceklik suan senin zihninin de otesinde birseyse?
Tanimlayamadigin, suan icin hakkinda bilgi sahibi olmadigin bir seyse?
Sonucta zihin dedigimiz, beynin bir islevi.

Bak ne guzel soru isareti kullaniyorum. Halbu ki o kadar alismisiz ki unlem koymaya..

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 231
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 209 kere
Alınan Teşekkür: 179 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen hector » Sal Ağu 07, 2018 9:46 pm

Lehi yazdı:
hector yazdı:Ya USC varsa ?


Olabilir!

Fakat UCB'yi senin zihnin uretti. Ya gerceklik suan senin zihninin de otesinde birseyse?
Tanimlayamadigin, suan icin hakkinda bilgi sahibi olmadigin bir seyse?
Sonucta zihin dedigimiz, beynin bir islevi.

Bak ne guzel soru isareti kullaniyorum. Halbu ki o kadar alismisiz ki unlem koymaya..

USC dışında ki bütün tanrılarda insanların zihinleri üretti.Siz öyle olmadığını düşünebilirsiniz tabi. Fakat bunun için bizi ikna edemiyorsunuz.
Bene USC için aynı şekilde düşünüyorum belki ve bunu size ispatlamak zorunda kalıyorum her nedense .Arada ki farkı anlatabilmişimdir umarım.
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer

NullaDualit
Mesajlar: 24
Kayıt: Cmt Eyl 08, 2018 10:58 pm
Görüş: deus solus
Edilen Teşekkür: 5 kere
Alınan Teşekkür: 2 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen NullaDualit » Prş Eyl 13, 2018 11:52 pm

hibmariy yazdı:Ali'nin ve Pascal'ın "Ya tanrı varsa?" düşüncelerine pek çok müslümanın önem verdiklerini fark ettim. Aşina olanlar bu konuyu biliyorlardır, bu yüzden ne olduğunu anlatmayacağım. Ama bu iddialarında anlamadığım nokta şu; öldükten sonra bir tanrı olsa bile (olabilir), onun sizin kitabınızdaki 'cezacı ve acımasız' tanrı olduğunu nerden biliyorsunuz? Belki de o, kendisine inanmayanları cezalandırmayacak kadar 'Yüce' bir tanrıdır. Yani en azından bu "inanç" konusunu önemsemeyecek kadar yüce? :)


hayır bu düşüncenin en ufak bir önemi yok!

ya yoksa diyene verilebilecek en iyi cevaptır bu. ama ihtimal üzerine yaşam ve inanç kurulamaz. bu insanın birey olma fıtratına ters bir durum.

sen şimdi, tanrı ya yoksa diye mi yaşıyorsun hayır.

Bence, tanrının olma ihtimali üzerinde düşünüyorsun ama kendini ikna edemediğinden böyle bir inanç üzerindesin. İnanç diyorum, çünkü senin keşfettiğin bir yapı değil bu, senden önce de vardı.

Fakat ben tanrının varlığını akıl yolu ile ispatlanabildiğini biliyorum, bakın inanıyorum demiyorum biliyorum.
Bunun için en iyi kaynak, benim varlığım ve çevremdeki doğa. Doğa'daki yasaların varlığı, fizik ve matematik gerçekten kuralları anlatırken, aynı zamanda bir kural koyucunun da olacağını bana akıl yolu ile veriyor.

En azından, sen bir işe koyulmadan önce bir plan yapıyorsun yapmasan bile yapılmış bir plan üzerinde gidiyorsun.
Eğer bir plan varsa, kanun varsa mutlaka kanun koyucu, planlayıcı da olmak zorunda. Hiç bir düzenli sistem, kendi kendine kendini var edemez, çünkü bu kendi varlığına ters.

Benim kullandığım mac mini, yazılımsal olarak biri sistem barındırıyor, arkasında binlerce bilgisayar mühendisi olduğunu herkes gibi ben de biliyorum. fakat bu sistemin kendi kendine olabileceğini, seni ikna edemem :))
öyle bir şey de yok zaten.

ama tanrı'yı red edenler, bu konuda kendilerini ikna edebiliyorlar. aslında büyük bir iş başarıyorlar, akıl dışı mantık dışı bu işi nasıl da ikna oluyorlar. Nedenini başka yerlerde arıyorum ben.

Tanrı'ya başkaldırı bu!! başka bir şey değil.

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 197
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 86 kere
Alınan Teşekkür: 127 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen Firavun » Sal Eyl 25, 2018 4:52 pm

NullaDualit yazdı:ihtimal üzerine yaşam ve inanç kurulamaz. bu insanın birey olma fıtratına ters bir durum.


İnanç zaten tanımı gereği ihtimal üzerine kurulur. Parayı havaya attığınızda yere düşmeden önce yazı geleceğine inanabilirsiniz. Para yere düştükten sonra bu olasılık gerçeğe dönüşür ve artık inanç ortadan kalkıp yerini gerçek bilgiye bırakır. Yere düşen paraya bakıp hâlâ yazı geleceğine inanıyorum diyemeyeceğiniz gibi, havadaki paraya bakıp yazı geleceğini biliyorum da diyemezsiniz.

Sizin varoluşla ilgili "biliyorum" diye anlattığınız her şeyin başka bilimsel açıklamaları da var. Bu nedenle söyledikleriniz olasılıktan ve (bu olasılığı doğru kabul ediyorsanız) inançtan öteye gitmiyor. Bilimsel bilgiler sunmuyorsunuz. Yalnızca inancınızı beyan ediyorsunuz.

nötralist
Mesajlar: 1
Kayıt: Cum Oca 04, 2019 3:14 am
Görüş: nötralist

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen nötralist » Sal Oca 08, 2019 3:57 pm

Ya varsa düşüncesi; Aklı başında her insanın bir düşünce karşısında, bir konu hakkındaki yorumlamalarda ve farklı bakış açılarında her daim hata yapılmış olabileceği, bir şeylerin eksik kalmış olabileceği, çok mantıklı gelmesine rağmen fark edilemeyen bir hata içerisinde olunabileceği yada kesinlikle hatalı olarak bilinen bilgilerin doğru olabileceği, bildikleri ve varsaydıklarının tamamen farklı doğrularla açıklanabileceği, aslolan gerçeğin bilinenden, kabul edilenden yada reddedilenden tamamen farklı olabileceği ihtimallerine binaen ortaya atılmış bir öngörüdür.

tarih tamamen düşüncelerin dinamizmine şahit olmuş, sahip olunan, bilinen, kabul edilen doğruların ve yanlışların değişimiyle süregelmiştir. aksi iddia edilemez dediğimiz çoğu kabulümüzün zamanla kendi içimizde dahi nasıl değişime uğradığını, nasıl aldandığımızı farkettiğimiz bir çok konuyla karşılaşmaktayız.

Ben tanrının varlığı konusunda o kadar uzun süredir araştırma yapıyorum ki defalarca görüş değiştirmiş birisiyim. O kadar çok çarpıtıldım ve çarpıtılmış fikirlere şahit oldum ki artık gerçek bilgiye ulaşmanın oldukça zor olduğuna, dolayısıyla bir konu için elde bulundurduğum en üst doğru bilginin ve en üst yanlış bilginin her an içeriğinde bulunan yanlış yada eksik bir bakış açısının varlığı, elde edilemeyen ve henüz olmadığı dahi farkedilemeyen verilerin varlığı, verilerin yorumlanmasındaki aksaklıklar vs sayısız açıdan hatalar olabileceği için her an değişime hazır beklemekteyim ve asla şuanki düşüncelerime tam olarak bağlanmamam, şartlanmamam ve sürekli arayış içerisinde bulunarak dahada bu fikirleri geliştirmem gerektiğinin farkındayım. Bu nedenle çok mantıklı gelse bile başka bir ihtimal olamaz algısı dahi yaratsa hiç bir düşüncenin ve o düşünceye yapılan bakış açılarının güvenilir olmadığı, sınırlı bilgi ve akıl seviyemiz nedeniyle muhtemeldir.

Haliyle benim gibi bir algıya sahip kişi için Ya Varsa düşüncesi zamanında çok önemli bir yer tutmuş, hala da eskisi kadar olmasada tutmaya devam etmektedir. Neden peki? dediğim gibi her fikrin yanlışlanabilir olduğunu anladığım için. zaman ve tecrübe çok farklı alanlarda yapılan yüzlerce çalışmalar her beynin noksan kaldığı bir yerin olduğunu doalyısıyla her beynin aslında cahil olduğunu bana gösterdi. Zamanında Agnostisizm düşüncesini savunmamda da asıl etken budur.

Evet bu kadar açıklama yapmamın asıl nedeni bu olayın özüne inmektir. Olayın özüde hiç bir bilginin güvenilir olmamasıdır. Ancak şöyle ilginç bir ayrıntıda var bilgilerin güvenilmez olduğu bilgiside güvenilmezdir. bu ne demektir. bu ikinci fikir aslında güvenilmezlik katsayısını artıran bir unsur olsada ''kesinliğin'' de kabul edilebileceği ihtimalini doğurur. bu herşeyi değiştirir. Ya tanrı varsa(yoksa) ve ben hata yapmışsam algısı bilgilerin güvenilmezliği, başka bir değişle bilgilerin(kesinliğin) bilinemezliği nedeninden kaynaklanmakta ve elde edilen bilgilerin güvenilmez olmasından ötürü de risk analizine göre kesinliğe kendini en yakın hissettiğin konu için(din için) önlem alma çabasını doğurur.

Kesinliğe en yakın konunun(dinin) hangisi olduğunu belirlemek ayrı bir konudur ve genelde kişisel hislerle, tecrübelerle ilgilidir(ya varsa ama hangi tanrı?). eğerki bilinmezliğinde bilinemez olduğunu öngöremezsek bilinemezlik çemberinin yarattığı şüphe ve kararsızlık bölgesinde kalırız. Bu bölge dinamizmin tavan yaptığı ama statik gerçeğin sıfıra indiği noktadır ve dengesiz bir ortam yaratır. bir kesinliğin olabileceği ve kabul edilebileceği gerçeği, kesinliğin tam ortasında olabileceğimiz gerçeği ancak bunun farkında olmadığımız gerçeği bu gerçeklerin kabul edilmemesininde ayrı bir hata ve yanlış oluşturacağı için tercih edilebilirliğinin normal karşılanmasına sebebiyet verecektir. yani bir konunun ve bilginin bilinemezliğinin her ne kadar tercih edilmesi çok mantıklı, en risksiz ve vazgeçilemezmiş gibi görünsede bununda aslında kendi içinde bilinemez olduğu gerçeği kesinliği seçmemenin de ayrı bir risk olduğu gerçeğini ortaya çıkarır.

Yani; ya varsa düşüncesi aslında kendi içinde farklı risklere gebe ayrı bir konu olmakla beraber, kesinliklerden(kesin kabul edilenlerden)(din-ateizm-deizm vs) birinin tercih edilmesinin mantıklı olduğu gerçeğini ortaya çıkarır. sonuç olarak dinler, ateizm, deizm, panteizm vb. şekilde kesin kabul gerektiren görüşler ortaya çıkar. Ya varsa denkleminde kesinliği tercih eden kimseler bilinemezliğin hala geçerli olduğunu ancak bu bilinemezlik denkleminde bir kesinlik varsa ki var ve bu benim görüşümdür algısını yaşamaktadır. Bu görüş Agnostik teizm, agnostik ateizm gibi ifadelerle de anılmıştır. Ancak bu tarz kavramlar şartlanmanın ürünüdür. yani ben agnosik ateistsem; ateistim ama bilinemezliğinde var olabileceği gerçeği doğrudur mu demektir yoksa ben bilinemezliğin var olduğunu kabul ediyorum ama bu bilinemezliğinde bilinemezliğinden ortaya çıkan kesinlik bana göre ateizmi doğurur mu demektir. İkisi arasındaki fark başlangıç kabul noktasının farkı nedeniyle olmaktadır. kesinlikten bilinemezliğe giden taraf şartlanmanın ürünüyken bilinmezlikten kesinliğe giden taraf risksizliğin ürünüdür.
gördüğünüz gibi ya varsa düşüncesi aslında felsefi açıdan bakıldığında bilinemezliğin çemberinde olan bir konudur ve zaten bu hayatın bir gerçeğidir. ya varsa düşüncesinin kendisi bilinemezlikten geldiği için kesinlikten ya varsa düşüncesine gidenler kendi kesinlik adleden düşüncelerine kılıf uydurur, ya varsa düşüncesinde takılıp kalanlarsa kararsızlık sendromuna yakalanırlar, ya varsa üzerinden kesinliğini tercih edenler ise aldığı riskin oluşturacağı düşünce dinamizminin etkisinde şüphe içinde yaşarlar. Sonuç olarak bu konunun kendisi felsefi bir konu olmakla beraber sizin aradığınız asıl cevap ya varsa düşüncesinden sonraki 'ana havuz' olan 'kesin olan nedir' sorusuna yönelmektir. Ya varsa düşüncesi zaten kendi içerisinde normal olan bir görüştür bu görüşü ilginç kılan hangi kesinliğe açılacağıdır?

sizin sorduğunuz soru 'ya varsa düşüncesi mantıklı mıdır' ise cevabı yukarıda kendi fikirlerime göre açıkladım
yok benim sorum 'ya varsa ama hangisi' ise yıllarca yapmanız gereken çalışmalar sizi beklemektedir

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen Arayis » Prş Şub 28, 2019 2:41 am

hector yazdı:
Lehi yazdı:
hector yazdı:Ya USC varsa ?


Olabilir!

Fakat UCB'yi senin zihnin uretti. Ya gerceklik suan senin zihninin de otesinde birseyse?
Tanimlayamadigin, suan icin hakkinda bilgi sahibi olmadigin bir seyse?
Sonucta zihin dedigimiz, beynin bir islevi.

Bak ne guzel soru isareti kullaniyorum. Halbu ki o kadar alismisiz ki unlem koymaya..

USC dışında ki bütün tanrılarda insanların zihinleri üretti.Siz öyle olmadığını düşünebilirsiniz tabi. Fakat bunun için bizi ikna edemiyorsunuz.
Bene USC için aynı şekilde düşünüyorum belki ve bunu size ispatlamak zorunda kalıyorum her nedense .Arada ki farkı anlatabilmişimdir umarım.


Yanitiniz icin tesekkur ederim. Sizi ikna etme gibi bir amac tasimadigim icin bu yonde bir gayretim de olmadi. Dolayisiyla "ikna edememis" olmam son derece dogal. Zaten insanlarin birbirini ikna etme cabasi bana biraz garip geliyor. Ortada bir "hakikat" var diyelim, baskalari a bunu kabul etsin diye niye ugrasiriz ki? Ki hakikat diye ortaya koydugumuz neredeyse hersey subjective tonelar. Objective ve subjective tonelari birbirine karistirip, ideoloji yarisina giriyoruz cogu zaman. Belki de boyle oldugu icin ortaya koyulan bilginin tatmin duygusu yaratip yaratmadigini sorguluyoruz.

Sizin de hos yaklasacaginiz uzere bizler fikirleri tartismaliyiz. Sonuca varma garantisi dahi olmayabilir bu activitenin..

Mesela, DNA diye bir yapi var ve akil almaz bir bilgi iceriyor. Mutasyon ve dogal seleksion bilgi uretir dersen, ben de bilginin kaynagi nedir diye sormaliyim. Sorgulama hoc bir eylemdir degil mi? Orta kulagin, sinir hucrelerinin, kemik hucrelerinin, beyin hucrelerinin, alyuvar ve yapisinin yada hemoglobinin yapi ve islev bilgisi- calisma sekli'nin bilgisi- deneme ve yanilmayla sayisiz mutasyon ve dogal seleksiyon ile olustu derseniz, o da tartisilabilir. Mesela olmayan bir ic kulak yapisinin bilgisi mutasyon ile yazilabilir mi? Ayni seyi kalp hucreleri icin de soyleyebiliriz. Kalp su sekilde calisiyor mesela. Her zaman bu boyledir cunku dna daki bilgiye gore oluyor hersey. Bunlar yok diyelim. Mutasyon ve diger dogal mekanizlamar ile nasil bilgi yazilabilir? Yazilabilir dersek, bu somut olarak gosterilebilir mi? Bakiniz bu sekilde olmayan bir seyin bilgisi mustasyon ile yaziliyor. Dna bir fizik kitabindan daha fazla bilgiye sahiptir. Belki de evende bildigimiz kadariyla en fazla bilgi iceren biyoloji kitabidir, kim bilir! Dusunuyorum da, bize 100 yazar ismi verilmis tarihte. 99 yazarin yazmadigi sonucuna variyorum. O halde 99 farkli kisi yazmadiysa kitabin yazari yoktur diyebilir miyim?

Umarim siz iyi "anlatabilmissinizdir" de ben de anlayabilmisimdir. Cunku sizi anlamak, imkanimiz oldugunca konusmak isterim.

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen Arayis » Prş Şub 28, 2019 3:06 am

Firavun yazdı:
NullaDualit yazdı:ihtimal üzerine yaşam ve inanç kurulamaz. bu insanın birey olma fıtratına ters bir durum.


İnanç zaten tanımı gereği ihtimal üzerine kurulur. Parayı havaya attığınızda yere düşmeden önce yazı geleceğine inanabilirsiniz. Para yere düştükten sonra bu olasılık gerçeğe dönüşür ve artık inanç ortadan kalkıp yerini gerçek bilgiye bırakır. Yere düşen paraya bakıp hâlâ yazı geleceğine inanıyorum diyemeyeceğiniz gibi, havadaki paraya bakıp yazı geleceğini biliyorum da diyemezsiniz.

Sizin varoluşla ilgili "biliyorum" diye anlattığınız her şeyin başka bilimsel açıklamaları da var. Bu nedenle söyledikleriniz olasılıktan ve (bu olasılığı doğru kabul ediyorsanız) inançtan öteye gitmiyor. Bilimsel bilgiler sunmuyorsunuz. Yalnızca inancınızı beyan ediyorsunuz.


Yukarida anlattiklariniza katilmakla birlikte eklemek istedigim bir sey var. Seyler bilinebilir inanci uzerine bilim yapilir. Oyle olmasaydi zaten bilim yapmanin da bir anlami kalmazdi, cunku zaten gercegi bilemeyiz, biz en iyisi mi bir cafe'ye gidip cay icelim derlerdi. Degil mi? :)

O halde sayin firavun, Inanci nasil temellendirmeliyiz? Bildiginiz gibi, bilimde meli, mali yoktur. Su-dur, bu-dur vardir. Felsefi anlamda nasil ele almaliyiz dersiniz?

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 197
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 86 kere
Alınan Teşekkür: 127 kere

Re: Ya Varsa? düşüncesi

Mesajgönderen Firavun » Pzr Mar 17, 2019 1:36 am

Lehi yazdı:Seyler bilinebilir inanci uzerine bilim yapilir. Oyle olmasaydi zaten bilim yapmanin da bir anlami kalmazdi, cunku zaten gercegi bilemeyiz, biz en iyisi mi bir cafe'ye gidip cay icelim derlerdi. Degil mi? :)

O halde sayin firavun, Inanci nasil temellendirmeliyiz? Bildiginiz gibi, bilimde meli, mali yoktur. Su-dur, bu-dur vardir. Felsefi anlamda nasil ele almaliyiz dersiniz?


Bilim, bilinmeyeni bilinir kılmak için yapılan çalışmadır. Bilinmeyene açıklama getirir. Dinler de aynı şeyi yaparlar aslında. Onlar da bilinmeyene açıklama getirirler. Her ikisinin açıklamasını hipotez olarak kabul edersek, bilimsel çalışmalarda hipotezi destekleyecek analizler yer alırken, dinsel açıklamalar yalnızca dogmalardan oluşur. Dinde analiz yoktur ve sizden körü körüne inanmanız istenir. Bilim ise açıklamalarını ampirik ve teorik bilgilerle desteklemek zorundadır.

Bilimde inanç yerine yüzdeler vardır. Para havaya atıldığında bilimsel bilgi yazı gelme olasılığının %50 olduğunu söyler. Analize dayanmayan hipotezler yok sayılır.

Örneğin, canlıların varlığı ve türlerin çeşitliliği açıklanmaya muhtaç bir olgudur. Bilimsel yaklaşımla çeşitli canlılar ve fosiller üzerinden toplanan bilgilerin analizi sonucu ortaya evrim teorisi çıkmıştır. Evrim teorisi evrimin olup olmadığını tartışmaz. Evrimin varlığı kesindir, ancak evrim teorisi bunun nasıl oluştuğuna açıklama getirmeye çalışır.

Yaratılış açıklaması ise hiçbir analize dayanmayan mitolojik hikayelerin derlemesidir ve hiçbir şekilde bilimin konusu olamaz. Bunun doğruluğunu kabul etmek salt inançtır, bilimle alakası yoktur. Binlerce hikaye uydurulabilir, uydurulmuştur da. Biraz düşünen birinin, en azından, benimsediği dine neden inandığını sorması gerekir.

İsteyen herkes, yanlışlığı ispatlanamayacak bir yaratılış ve varlığın amacı hikayesi uydurabilir. Hatta öncekilerden daha mantıklı bile olabilir. Sonra da ona kendimiz inanabiliriz.

Bir fıkra vardır. Adamın biri uzun bir ekmek kuyruğunda bekliyormuş. Bakmış sıra kendisine gelene kadar ekmek kalmayacak, tüm gücüyle seslenmiş: "Ey ahali, aşağıdaki mahallede bedava yağ dağıtıyorlar. Koşun kaçırmayın!". Bunu duyan herkes sırayı bırakıp aşağı mahalleye koşmuş, sırada kimse kalmamış. Bizimki de rahatça ekmek almak için fırının kapsından içeri girerken, birden "ya doğruysa" diye düşünerek ekmek almadan o da aşağı mahallenin yolunu tutmuş.

Yani, birileri kendi çıkarı için hikayeler uyduruyor, diğerleri de hiç sorgulamadan ya doğruysa diye kendisine öğretilen hikayeye inanmayı seçiyor ve bunu fayda sağlamak için yapıyor. Her inancın temelinde çıkar beklentisi vardır. Sonunda cennete gideceğine, ödül kazanacağına ya da seçilmiş bir insan olduğunda inanmak ister insanoğlu.


“Varlık, Tanrı, İnanç” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir