''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Ateist düşünceye dair her şey.
Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen raskolnikov » Pzt May 16, 2016 12:06 am

Yahu bu tartışma neden bu kadar kısır döngü içine girdi?

Dünyaya suyun dünya dışındaki gök cisimlerinden geldiğine ilişkin hipotez var.. Bazı organik maddelerin bu şekilde gelebileceği fikri zaten mevcut. Çünkü gök taşlarında var bu bileşenler. Bu durumda hayatın başlamasına sebep olan şeyin sadece dünyadan değil, uzayın zaten yapısında olan şeylerden kaynaklandığını gösteriyor. uzayda yaşam imkansızdır diyen kişi hala kendisini uzayın dışında zannediyor ve bu varsayım asla bilimsel değil. Bu söylemin zerre ciddiye alınacak tarafı yok. Bunu söyleyen kişi hayal aleminde yaşıyordur. Dünya uzayda ama kalkmış uzayda yaşam olamaz demek traji-komik bir durum arkadaşlar..

Bu arada biz uzayda bir düşünen canlı vs. insan benzeri birşeyden değil, her hangi bir canlıdan bahsediyoruz. Canlının var olması için gereken bileşimler zaten uzayda mevcut. Bunu tartışılacak neyi var? Bir bakarsın başka bir formda canlı bulursun. Bunu artık bence çok fazla uzatmayalım arkadaşlar bilimsel düşüncelerle meşgul olalım. Bir kişi dünya uzayda değil diyorsa bunun ciddiye alınacak bir tarafı var mıdır?

NASA boşuna mı araştırıyor uzayı. Yaşam hakkında daha kapsamlı fikirler edinmek için değil mi bu? Belki yaşamın tohumları uzayda atılmıştır. Bu ciddi bir varsayımdır ve tamamen bilimsel bir hipotezdir. NASA aptal mıdır arkadaşlar? Çoğumuz okuyup izlemedik mi bilimsel şeyleri. Bunları bir kişi bilmiyorsa bu bizim suçumuz mudur? Herkes bilgiye ulaşıyor. Uzayda yaşam olamazmış. Bu düşüncenin bilimle yakından uzaktan alakası yok.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 173
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 79 kere
Alınan Teşekkür: 118 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen Firavun » Pzt May 16, 2016 12:48 am

Bence de bu dünya dışı yaşam konusunu artık geride bırakmak lazım. Bu konuda birçok hipotez var ve bilim adamları, özellikle Astrobiyoloji bilimi bunu araştırırken, "yok böyle bir şey" diyeni kendi fikriyle baş başa bırakmak gerekir.

Biz hiçlik kavramına dönelim en iyisi


NOLAN yazdı:
Firavun yazdı:Onlar için "bilmiyorum, olabilir" diyemem, çünkü elimdeki bilimsel verilere aykırıdır.

Sn.Firavun,kafamızın içine bir çivi gibi çakılan TANRI kavramından kopmak gerçekten çok zor..Hele benim gibi bir geçmişi olanlar için çok daha zor..

Sizin ''onlar'' dediğiniz şey,mitolojideki tüm tanrılardır..Yaklaşık 10.000 tanrı..!

Kendi çıkarımlarınız ile bu tanrıları kafanızdan siliyorsunuz..Peki..
Bu tanrılar haricinde,tanrı veya tanrıya benzer birşey olabilir mi?
Anladığım kadarıyla bu konuda ''bilmiyoruz'' diyorsunuz..''Bilinçliliğin varlığı'' gibi şeyler söyleyerek,mitolojideki tanrılar haricinde,birşeyin Evren öncesinde olabilme ihtimalini es geçmiyorsunuz..
Tamam da,sizin kafanızdaki bu tanrı veya bilinç veya varlık benzeri şeyin oluşmasına vesile olan nedir?Bu yok saydığınız mitolojiler değil mi?Siz bu yok saydığınız mitolojik figürleri başka bir şekle sokarak,bunun varlığını ya da yokluğunu ''bilemeyiz'' demiyor musunuz?

Daha öncede ''tanımlanmış'' tanrılar demiştiniz galiba..Ben bunları okuyunca,''demek ki bu adamın kafasında tanımlanmamış tanrı veya benzeri şey var'' diyorum ve bunu da DOĞAL karşılıyorum..Size ve diğer agnostikleri saldırmıyorum/kızmıyorum..Bizi de yanlış anlamayın burada..
Benim gibi ateistlerin ÇOK NET olması,sizi kızdırıyor..Bizi saldırganlıkla filan itham ediyorsunuz..Bu nu da gayet DOĞAL karşılıyorum..
Bize kızmayın..Biz sadece kendi gerçeğimizi söylüyoruz burada..



Sayın Nolan,

Tanrı, insanların tanımladığı bir kavramdır. Hepsi, özellikle semavi dinler, sundukları açıklamalar ve kanıtlar çürütülerek yanlışlanabilir.

Ben yalnızca evrenin salt madde/enerji yapısına sahip olduğunun (nasıl bu yapıya ulaştığı bilinemediği için) bilinemeyeceğini söylüyorum.
Buna gerekçe olarak da ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz bilinç/farkındalık ve bu bilinçlilik halinin maddeyle etkileşimini öne sürüyorum.

Diyorum ki,
1. canlılardaki bilincin evrenle/enerjiyle etkisi bilinemiyorken, (belki siz aynı uzaylılar örneği gibi bunu da bildiğinizi iddia edebilirsiniz)
2. maddenin/enerjinin bing-bang'e giden süreçteki ve onun dışında ne olduğu bilinemiyorken

varlığın temelinde bir bilincin olup olmadığı ya da ne olduğu bilinemez. Aklımıza farklı farklı düşünceler gelebilir. Belki de hiç aklımıza gelemeyecek bambaşka bir sistem vardır, kim bilir.

Şunu tekrar etmem gerekiyor: Ben böyle bir şeyin olduğunu iddia etmiyorum. Yalnızca bunun bilinemeyeceğini söylüyorum.

Ama eminim ki, uzayda başka canlıların olması kadar yaygın olarak kabul görmüş, araştırılan bir konuyu bile "Yok öyle bir şey" diye kestirip attıktan sonra, bu söylediklerimi yine sanki böyle bir şey olmasını istiyorum ya da olduğuna inanıyorum gibi algılayıp ona göre kısır döngü açıklamalara girişeceksiniz, ama yanlış olacak.

Hiçbir tanrıya veya bilinçli tasarıma inanmıyorum ve böyle bir inanca ihtiyaç duymuyorum. Tek söylediğim: Maddenin rastlantısal doğası dışında buna yön veren bir şeyler olup olmadığı sorusuna Var demek de Yok demek de aynı şekilde anlamsız iddialardır. Bilmiyoruz demek en doğrusudur.


Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen raskolnikov » Pzt May 16, 2016 1:40 am

Firavun yazdı:


Ben yalnızca evrenin salt madde/enerji yapısına sahip olduğunun (nasıl bu yapıya ulaştığı bilinemediği için) bilinemeyeceğini söylüyorum.
Buna gerekçe olarak da ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz bilinç/farkındalık ve bu bilinçlilik halinin maddeyle etkileşimini öne sürüyorum.


Hiçbir tanrıya veya bilinçli tasarıma inanmıyorum ve böyle bir inanca ihtiyaç duymuyorum. Tek söylediğim: Maddenin rastlantısal doğası dışında buna yön veren bir şeyler olup olmadığı sorusuna Var demek de Yok demek de aynı şekilde anlamsız iddialardır. Bilmiyoruz demek en doğrusudur.



Sayın Fİravun

Söyledikleriniz bana Hegel'i çağrıştırdı. Yani onun Mutlak Zihin, Geist dediği sürecin evreni yönlendirmesi konusu. Varlık ve nesneler, belirli bir akış içinde gerçekleşir ve bu akış Mutlak Zihnin kendisini gerçekleştirmesidir. Madde ve zihin, aynıdır; zihin maddeyi biliyor ve onun evrimini, hareketini keşfedebiliyorsa maddeninde işleyiş kategorilerinin zihnin kategorileriyle çakışmasındandır. Kısaca böyle. Tabi sizin düşünceniz sanırım bu noktada Hegel'in Mutlak Akıl dediği şeyin olup olmadığının bilinemeyeceği fikri. Yani maddede içkin bir bilinç var mı yok mu bilinemez diyorsunuz. Tabi yanlış anlamadıysam.

Maddenin işlediği fizik yasalarını neden aklımız alıyor? Eisntein'ın bir sözünü hatırlamakta fayda var "Evrenin en anlaşılma tarafı onun anlaşılabilir olmasıdır". Neden evren tamamen kaotik değil. Yada madde de içkin bir bilinçlilik varsa bu maddenin dışında mıdır içinde midir? Maddenin ve evrenin yasaları bilinç tarafından anlaşılıyor ise, onun "bilinçsizlik hali" olduğunu söyleyebilir miyiz. Bazı sorular formüle etmeye çalıştım ama becerebildim mi bilmiyorum doğrusu. Sanırım buradan sadece agnostik ve ateist çıkarımların yanı sıra penteizm ve idealizme de göndermeler yapılabilir. Belki de fikir ayrılıklarının başladığı noktalar düşüncenin bu alanlarında dolaşmakla başlıyor.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 173
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 79 kere
Alınan Teşekkür: 118 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen Firavun » Pzt May 16, 2016 6:26 am

raskolnikov yazdı:
Sayın Fİravun

Söyledikleriniz bana Hegel'i çağrıştırdı. Yani onun Mutlak Zihin, Geist dediği sürecin evreni yönlendirmesi konusu. Varlık ve nesneler, belirli bir akış içinde gerçekleşir ve bu akış Mutlak Zihnin kendisini gerçekleştirmesidir. Madde ve zihin, aynıdır; zihin maddeyi biliyor ve onun evrimini, hareketini keşfedebiliyorsa maddeninde işleyiş kategorilerinin zihnin kategorileriyle çakışmasındandır. Kısaca böyle. Tabi sizin düşünceniz sanırım bu noktada Hegel'in Mutlak Akıl dediği şeyin olup olmadığının bilinemeyeceği fikri. Yani maddede içkin bir bilinç var mı yok mu bilinemez diyorsunuz. Tabi yanlış anlamadıysam.

Maddenin işlediği fizik yasalarını neden aklımız alıyor? Eisntein'ın bir sözünü hatırlamakta fayda var "Evrenin en anlaşılma tarafı onun anlaşılabilir olmasıdır". Neden evren tamamen kaotik değil. Yada madde de içkin bir bilinçlilik varsa bu maddenin dışında mıdır içinde midir? Maddenin ve evrenin yasaları bilinç tarafından anlaşılıyor ise, onun "bilinçsizlik hali" olduğunu söyleyebilir miyiz. Bazı sorular formüle etmeye çalıştım ama becerebildim mi bilmiyorum doğrusu. Sanırım buradan sadece agnostik ve ateist çıkarımların yanı sıra penteizm ve idealizme de göndermeler yapılabilir. Belki de fikir ayrılıklarının başladığı noktalar düşüncenin bu alanlarında dolaşmakla başlıyor.


Varlıkla, bilinçle ilgili pek çok açıklama getirilebilir. Benim verdiğim örnekler çoğunlukla salt gerçeğin yalnızca madde olmayabileceğini açıklamak içindi.

Yine de benim bilinemezciliğim daha karamsar. Ben gerçek anlamda bilinemeyeceğini, bunun sonra da bilimsel yollarla keşfedilemeyeceğini düşünüyorum. Bilimin kullandığı tüm araçlar mevcut uzay-zaman paradigmasında varolan araçlar. Bu araçlarla bu paradigmanın dışında bir gözlem yapılması mümkün olamaz.

Eskiden zaman uzaydan bağımsız bir kavramdı. Hiç kimse zamanın göreceli olabileceğini düşünemezdi bile. Ta ki ışık hızının her koşulda sabit olduğu keşfedilene kadar. Bu anlamsız gelen olayı açıklamak Einstein'a düştü ve önce özel görelilik ve sonra da genel görelilik ile uzay-zaman yapısını tanımladı

O zamanlar Newton'cu bilim adamlarına göre zamanın göreli olması düşünülmez bir kavramdı, bilim dışıydı. Belki ileride uzay-zaman-bilinç gibi bir üçlemeye dönüşür ve sonrasında bilim kurgu filmlerinde bile olmayan pratikler oluşabilir.
(en uç noktada bile olsa paradigmadan çıkılamayacağını ifade etmek için bu örneği verdim. Yoksa olabilir diye düşündüğüm için değil.)

Ama tüm bunlar mevcut evrenin paradigmasının içinde kalacaktır. Ne yaparsak yapalım bunun dışına çıkılamayacağını ve maddenin bing-bang öncesi durumunun bilinemeyeceğini düşünüyorum. O yüzden boş zamanlarımızda gökyüzüne bakıp varoluş hikayeleri uydurmanın pek faydalı olacağı görüşünde değilim.

Fanatik agnostik diye bir tabir var mı acaba?

Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen raskolnikov » Pzt May 16, 2016 7:26 pm

Firavun yazdı:

Yine de benim bilinemezciliğim daha karamsar. Ben gerçek anlamda bilinemeyeceğini, bunun sonra da bilimsel yollarla keşfedilemeyeceğini düşünüyorum. Bilimin kullandığı tüm araçlar mevcut uzay-zaman paradigmasında varolan araçlar. Bu araçlarla bu paradigmanın dışında bir gözlem yapılması mümkün olamaz.

...Fanatik agnostik diye bir tabir var mı acaba?


Uzay zaman dışını kapsayan akıl yürütmelerin hiç bir sonuç alamayacağına bende katılıyorum.

Dediğiniz gibi sürekli bilginin kendisi de değişiyor. Bilgi sosyolojisi buna işaret ediyor. Kant, bildiklerimizin akılla kavrandığını söylerken Dilthey bunun mevcut algı ve kültürle de ilişkisi olduğunu, bugünün bilgisinin tamda bugünün bilgisi olduğunu söylüyordu. Aslında Nietzsche'de öyle mutlak bilgiye ulaşılamayacağını söylemişti. Bu tür kestirimler tamda sizin söylediklerinize işaret ediyor.

Bilim ilerledikçe kavranması cidden çok güçleşiyor. Sonuçta bizler bu dünyanın ve evrenin ürünleriyiz. Kuantum dünyasına göre evrimleşmedik ve onu kavramamız oldukça zor görünüyor. Bilkiklerimizin, alışmış olduğumuz neden sonuç ilişkilerinin dışında şeyler oluyor orada, maddenin davranışları zihnimizin evrimleştiği makro evrene göre daha farklı. Neler olup bittiğini bence de hiç bir zaman tam anlamıyla kavrayamayacağız çünkü zihnimizin her şeyi kavramasının (kavrama yeteneğine sahip olmasının) hiç bir nedeni yok.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)

Pulsar
Mesajlar: 26
Kayıt: Pzt Nis 11, 2016 1:35 am
Görüş: Ateist
Edilen Teşekkür: 14 kere
Alınan Teşekkür: 16 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen Pulsar » Çrş May 18, 2016 7:43 pm

Bırakın evrenin tamamını, hatta gözlemlenebilir evreni, hatta samanyolu galaksisini; kendi güneş sistemimize dahil olan Jupiter'in etrafındaki uyduları bile halen keşfetme sürecindeyiz.
Hani bunu "belki o uydulardan birisinde yaşam vardır" şeklinde algılamayın. Olay cosmos hakkında elimizdeki bilgilerin ne kadar az olduğunu anlayabilmemiz için söyledim.
İkinci nokta, bazı yazılarda bizim egomuz nedeniyle kendimizi özel hissettiğimiz gibi bir ifade gördüm. Sanırım bizim varlığımızın, uzayda başka canlı yaşamı için olasılık arttırdığı iddiası karşılığında yazılmış.
Burada bizim varlığımız konusunu açmam gerekiyor sanırım. Bizim varlığımızdan kastımı açıklamak istiyorum. Bu "insan" değil, herhangi bir şekilde canlının varlığı. Yani bir bakteri bile buna dahil. Daha kompleks olması sadece evrimsel süreç ile alakalı. Uzayda başka bir yerde olasılığını öne sürdüğüm canlı da, aynen bu şekilde. Bize benzeyen bir canlının olma ihtimali de var tabi ki, fakat bu çok daha düşük. Fakat 3 temel özelliğe sahip bir canlının olması, evrenin ne kadar büyük olduğunu düşünürsek, çok olası gibi görünüyor.
Ayrıca Carl Sagan'ın Cosmos kitabında kullandığı denklem de aşağıdaki gibidir.
Drake denklemi (Green Bank Denklemi ya da yanlışlıkla Sagan denklemi olarak da bilinir), dünya dışı yaşam arayışında önemli bir denklemdir.
Resim
Bu denklemde:
N iletişim kurmayı umabileceğimiz uygarlıkların sayısı
ve
R* Galaksimizdeki yıllık yıldız oluşma miktarı
fp Bu yıldızlardan kaç tanesinin gezegene sahip olduğu
ne Gezegene sahip yıldız başına düşen toplam yaşama elverişli gezegenlerin ortalama sayısı
fl Bu gezegenlerin arasında herhangi bir şekilde yaşama uygun bir ortamın oluştuğu gezegen sayısı
fi Bu yaşama elverişli gezegenlerden kaçında akıllı hayata geçildiği
fc Bu tür uygarlıklardan uzayda varlıklarına dair tespit edilebilir sinyal bırakabilecek kesim
L Bu tür bir uygarlık tarafından uzayda yayınlanan tespit edilebilir sinyalin süresi

Bu denklem insan gibi komplike ve iletişim kurabilen bir uygarlığı arama ile ilgili bir denklem.
Bunun dışında bir güneş sisteminin merkezindeki güneşin büyüklük, parlaklık ve enerjisi ile onun etrafındaki gezegenlerin ona uzaklığına göre kurulan bir denklem ile canlı olasılığı olma ihtimali hesaplanabiliyor.
Bu son bahsettiğim canlının komplike bir canlı olmasına gerek yok. Belki kendisinin bile farkında olmayan, sadece 3 temel özelliği olan (kendisini etrafından ayıran bir vücut, enerji dönüşümünü sağlayacak bir metabolizma ve kalıtım mekanizması) bir canlı olabilir.

NullaDualit
Mesajlar: 24
Kayıt: Cmt Eyl 08, 2018 10:58 pm
Görüş: deus solus
Edilen Teşekkür: 5 kere
Alınan Teşekkür: 2 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen NullaDualit » Sal Eyl 18, 2018 11:40 pm

NOLAN yazdı:Heisenberg'in belirsizliğine filan değinmeden(Zaten anlamam..Nette bu konuda yazılara bakabilirsiniz),bu konuyu kendimce açıklamak istiyorum..

Evren'in şu anda %4,6'sı maddeden oluşuyor..Kalan kısmı ise karanlık enerji ve karanlık madde ile dolu..Bunların ne olduğu da bilinmiyor..

Şöyle diyebiliriz;Evren'in %95'i yokluk ile %5'i ise varlık ile doludur.
.......
''Evren'de birşeyler var'' demek için,%5 çok çok küçük bir rakam..Haliyle inananların bu argümanı tamamen zırvadır..


Sevgili Nolan,

bu yazın "delinin biri taş atmış 40 akıllı çıkaramamış" atasözü anlatıyor :) kusuruma bakma lütfen.

Çünkü yokluk yoktur bu evrende.

Evrenin yaklaşık %5i varlık, %95'i BOŞLUK'tur. Yokluk değil.

Bu boşluk ör : protonlar etrafında elektronlar döner ama proton ile elektron arasında hangi atomaltı parçacık vardır desem? cevap, yoktur. Yani orada bunlar arasındaki elektromanyetik kuvvetler vardır, bir parçacık yoktur. Boşluk değil!

mesela dünya ile ay arasında yada dünya ile güneş arasındaki boşluk gibi ama yokluk değil. çünkü arada fotonlar dolanır durur ama yine de fotonların arasında bir boşluk vardır.

----

Heisenberg'in Belirsizlik İlkesi, Kuantum fiziğinde çok çok önemli bir buluştur, kavramdır. Aslında ateist felsefeyi yıkan da yine kuantum mekaniğidir, ilerde fırsat olursa uzun uzun anlatabilirim. Biraz fizik ve matematik bilmek yeterli olacaktır.

Bu belirsizlik ilkesi özetle şu:

atom çekirdeği etrafında bilirsin elektronlar döner durur. Elektronun hızını bulursan, yerini de tespit edebilirsin mantığı ile yoka çıktılar. Çünkü newton fiziğine göre bu klasik evrende, bir otomobilin hızını bilirsen, yerini de bilirsin. örn. saatte ortalam 100 km hızla giden bir araba, 2 saat sonra kaç km uzakta olur desem, dersin ki, 1 saat 100 km giderse, 2 saatte 200 km gider.

ama kuantum dünyasında işler böyle sonuçlanmadı. Yani;

Bir elektronun hızını ölçtüğünde, yerini tespit edemiyorsun (momentumunu), tersi de doğru, yerini tespit ettiğinde, hızını ölçemezsin.

Bu bilinen fizik formüllerine ters geldi başta, sonra anlaşıldı ki, yine matematiksel formüllerle çözümlendi ki, atom altı parçacıların işleyişi, bilinen fizik kuralları dışında, farklı fiziksel kurallar barındırıyor.

Yada diyeyim ki, bir aracın hız-zaman formülleri bir foton için yada elektron için geçerli değil, onun formülleri başka, tersi de doğru, fotonun formülasyonları, bir futbol topu için çözüm değil.

Bunun felsefi sonuçlar var : şöyle : bu evrenin kimi yasaları, bizim duyularımızın ötesinde yada, bizim duyularımız bu evrenin yasalarını duymaya, hissetmeye yeterli değil. Ama matematiksel olarak ispatlanabiliyor. Özetle, zekamız algılıyor fakat gözünle göreceksin, elinde hissedeceksin yada fotosunu çekeceksin, videoya alacaksın vs. vs. bunlar asla ve asla mümkün değil ve olmayacak belki de.

Kimse hareket halindeki bir elektronu gözü ile göremeyecek. ancak etkileşim sonucu oluşabilecek foton demetlerini görebilir ama bu da elektronun kendisi değildir.

-------

Şimdi bunun neresi ateizm diyeceksin: Modern epistomolojide (paul davis, karl popper bunların öncüleri arasındadır), tüm bu fiziksel yasaların altında bizim duyu organlarımızın ötesinde şeyler gerçekleşmektedir ve bunu insanlık asla tam olarak anlayamayabilir. His yolu ile bazı olaylar anlamaya daha uygundur. Fiziksek olarak, göz-duyu-ses vs asla hissedemiyorsun ama his olarak anlayabiliyorsun çünkü böyle bir şey var, etkileşimleri ispatlıyor. O halde, his dünyası da kimi gerçekleri barındırıyor olabilir. Çünkü az önce hisslerinde anlayabildin.
benimkisi basit bir çıkarım.

tavsiyem Paul Davies'in- Tanrı ve Yeni Fizik adlı kitabına bir göz gezdirmen, ben taa 1998-99 da alıp okumuştum. Bi oku lütfen. bu evrenin nasıl bir şey olduğu hakkında ipuçları verebilir.

Kullanıcı avatarı
NOLAN
Mesajlar: 284
Kayıt: Pzt Eki 05, 2015 7:23 pm
Görüş: Ateist
Edilen Teşekkür: 97 kere
Alınan Teşekkür: 77 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen NOLAN » Çrş Eyl 19, 2018 11:51 am

NullaDualit yazdı:Sevgili Nolan,

bu yazın "delinin biri taş atmış 40 akıllı çıkaramamış" atasözü anlatıyor :) kusuruma bakma lütfen
.....

Egonuzu bir kenara atın..Ateist felsefeyi yıkma gibi bir şey yok..Birşey yıkıldıysa,o da 20.yüzyılda tüm dinlerdir..Senin gibi herşeyi çözdüğünü iddia edenler,bu yüzyılda sadece çırpınıyorlar/çırpınacaklar..Bitti bu din/iman meseleleri,bitti..
Şu anda Türkiye'deki imam hatip öğrencilerinin bile,deizme kaydığına dair araştırmalar ortaya çıkmaya başladı.. :lol:

Bildiğimiz/anladığımız anlamda,evrenin %5'ini bilebiliyoruz/anlayabiliyoruz..Diğer kesmi bilmiyoruz..Birşey var ama ne olduğunu bilmiyoruz..Haliyle evrenin çok büyük bir kısmı varlıktan/maddeden oluşmuyor,bildiğimiz anlamda yokluktan oluşuyor diyebiliriz..

Belirsizlik ilkesi veya başka bir konu..Ne anlıyorsunuz bunlardan?Buradan şunu anlamalısınız..Tam bir kaosun içindeyiz..Tam bir bilinmezlik içindeyiz..Bulunduğumuz nokta bu kadar netken,''hislerimize güvenip bize lanse edilen tanrıyı karanlığın içinde görmeliyiz'' diyorsunuz..Aynı şeyi bir Amerika'lı da yapıyor,bir Japon'da..Hepiniz hislerinizle hareket etmeyi,karanlık içinde bir aydınlık görmeyi umut ederek hayatlarınızı heba ediyorsunuz..
Ondan sonra ''delinin biri'' filan.. :lol:
Youtube'da pilot kalemle ateizmi çökertenlere ne kadar benziyorsun,bilmem farkında mısın :lol:
Doğada ahlak yoktur..

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 173
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 79 kere
Alınan Teşekkür: 118 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen Firavun » Prş Eyl 20, 2018 9:42 am

NullaDualit yazdı:Aslında ateist felsefeyi yıkan da yine kuantum mekaniğidir


Bu cümlenizden şunu anlıyorum: Kuantum mekaniği tanrının varlığını ispatladı. Zira ateist felsefenin (sizin bilimsel deyiminizle) "yıkılabilmesi" için tek gerekli şart tanrının varlığının ispatlanmasıdır.

Ateizm yalnızca, teistlerin iddia ettiği tanrıların uydurma olduğunu söyler. Evrenin oluşumunda bir yaratıcıya ihtiyaç olmadığını savunur. Bunun dışında başka bir önermesi yoktur. Ateistler, eldeki bilimsel bilgileri değerlendirerek Tanrının neden var olamayacağına yönelik çıkarımlar yapabilirler ve bu bilgiler değiştiğinde, eskileri terk edip yeni çıkarımlarda bulunabilirler. Bu değişim, ateist felsefeye hiçbir şekilde zarar vermez.

Bu söylemi yalanlamak için tanrınızın varlığını bilimsel olarak ispat etmeniz lazım. Kuantum fiziğinde hisler önemliymiş gibi açıklamalarla ateist felsefenin yıkıldığını iddia etmeniz, maalesef sizinle girdiğim ve zevkli olabileceğini düşündüğüm tartışmalara gölge düşürüyor. Bu tür açıklamalar biraz yeni yetme, ergen ifadesi. @NOLAN'ın en başta size sorduğu "yaşınız kaç" sorusunu ben de yadırgamıştım, ama şimdi bu soruda bir haklılık payı olduğunu düşünmeye başlıyorum.

Lütfen, lafınızı biraz tartarak söyleyin. "Kuantum mekaniği ateist felsefeyi yıktı" diyebilmek için hislerden fazlasına ihtiyacınız var.

NullaDualit
Mesajlar: 24
Kayıt: Cmt Eyl 08, 2018 10:58 pm
Görüş: deus solus
Edilen Teşekkür: 5 kere
Alınan Teşekkür: 2 kere

Re: ''Neden hiçlik yerine birşeyler var?'' söylemi hakkında

Mesajgönderen NullaDualit » Pzr Eyl 23, 2018 8:17 pm

Firavun yazdı:
NullaDualit yazdı:Aslında ateist felsefeyi yıkan da yine kuantum mekaniğidir


Bu cümlenizden şunu anlıyorum: Kuantum mekaniği tanrının varlığını ispatladı. Zira ateist felsefenin (sizin bilimsel deyiminizle) "yıkılabilmesi" için tek gerekli şart tanrının varlığının ispatlanmasıdır.
.....

Lütfen, lafınızı biraz tartarak söyleyin. "Kuantum mekaniği ateist felsefeyi yıktı" diyebilmek için hislerden fazlasına ihtiyacınız var.


"leb" demeden "leblebiyi" anlamaya çalışmanızı saygıyla karşılıyorum ama yanılıyorsunuz!

Öyle bir şey demedim ama siz diyorsunuz:) burası da ilginç :ugeek:

ateizm bir tercihtir = bir inançtır ve dogma'dır.

ateist felsefe, bundan ayrı birşey = nasıl diğer sayfada biri demiş ya, herşey tesadüfen oldu vs.

Kuantum mekaniğinin felsefi sonuçlarına göre böyle değil işler. Atom altı parçacıklarında öyle ateist felsefenin dediği gibi tesadüflere yer yok, dahası fiziksel olayları anlayabilmek için insan algısının da yetersizliği ispatlanmıştır (Heisenberg Belirsizlik İlkesi).
Madem insan algısının da sınırı var, öyle kesin ifadelerle tanrı yok sözleri ancak o insanın kendi sınırlı algısı içindedir. Mutlak bir gerçek olmadığı açıktır.

Varolan fiziksel evrenin eninde sonunda yok olacağını da Termodinamik Yasaları bize fiziksel olarak anlatır.

daha fazla bilgi için Paul Davis'in Tanrı ve Yeni Fizik kitabına bir bakın lütfen... Yeni Fizik üzerine epey bir kitap da var.

Hani ateist felsefeye göre evren ve madde ezelidiiirr- ebedidiiiir-sonsuzduuuur-- tesadüftüüüür-- hikayeleri var ya, işte bunlar şimdiki modern fiziğe göre yok.

Zaten bu felsefeyi, türkiyedeki yeni yetme komünistler benimsemiştir..

Not: Korkmayın inancınız değişmez eğer bir dogma'ya sahip değilsen. Kuantum Mekaniğinin Felsefi sonuçlarını üniversite düzeyinde araştırın lütfen. Stephan Hawking son açıklamalarında "evrenin oluşumu bilimsel bir gerçekliğe dayanır ve bu Tanrı'nın olmadığı anlamına gelmez" dedi.

Anlatmak istediğimiz konu kuantum felsefesi olunca anlayabileceğiniz düzeye inmeye çalışsam da yapamadım haliyle. Ondan yaşınız kaç vs. diye dalga geçmek istiyorsunuz. Halbuki kendi bilgi seviyenizle alay ediyorsunuz. Buna üzüldüm doğrusu. Ne diyeyim artık. Madem bu raddeye geldi diyalektik konuşmalarımız. Ölüme kadar yaşayın ne diyeyim artık.


“Ateizm” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir