1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Birlik: İslamın Tanrısı ve Muhammed KAREN ARMSTRONG ile bakış

Gönderilme zamanı: Prş Ara 08, 2016 10:03 pm
gönderen HUZEYFE
Muhammede ilk vahiy gerçekleştiği sırada verdiği tepkiler önemli gözüküyor. Sonuçta 'yaşasın ben peygamber oldum diyerek sevinç çığlıkları atmamış.

Muhammed korku içinde allak bullak olmuş bir biçimde kendine gelince,insanların develeri kaybolduğunda başvuracakları adı çıkmış bir 'Kahin' haline gelmek düşüncesiyle sarsılmıştır.*

Öyle umutsuzdur ki artık yaşam isteği kalmamıştır.

El ve ayakları üstünde sürünerek,korkunç titremeler içinde,muhammed kendisini karısının kucağına attı. "Beni örtün,Beni örtün" diye bağırıyor,kendisini bu ilahi varlıktan koruması için yalvarıyordu.

Tevrat Sina dağında Musaya bir defada aktarılmış olmasına karşılık, Kuran Muhammede parça parça,satır satır indirildi. Yirmi üç yıllık sürede tamamlandı.

Muhammedin ölümünden yirmi yıl kadar sonra vahiyler ilk kez resmi olarak bir araya getirilmiştir.

Kuranın ilk mesajlarının da hüküm dolu olmaması da dikkat çekici, daha çok umut dolu iyimser mesajlardı bunlar. Muhammed kureyşe Tanrının varlığını kanıtlamak zorunda değildi. Büyük çoğunluğu zaten Allaha inanıyordu.
Bir dikkat çekici yanı da, tanrı sözü yüksekten gelen keyfi emirler vermemekte,kureyşle diyolağa girmektedir.

Muhammed yeni inanca soktuklarına günde iki kez ibadet etme koşulunu getirmiştir. Bu dışsal hareket,müslümanlara içsel tutumlarını geliştirme ve yaşamlarını yeniden konuşlandırma olanağı verecektir.

Pratik anlamıyla islam, müslümanların yoksul ve yoksulların iyi davranış gördükleri adil,eşitlikçi bir toplum yaratması anlamına gelir. Kuranın ilk ahlaki mesajı basittir: zenginlik biriktirmek ve kişisel servet yığmak yanlıştır,insanın zenginliğinden belirli bir oranı fakirlere vererek toplumun refahını paylaşması iyidir

muhammed de tek tanrı ya tapınmanın sonucu olarak sosyalist diyebileceğimiz bir etik vaaz etmiştir.

Kuran sürekli olarak tanrının mesajlarının ve işaretlerinin anlaşılması için akıl gerektiğini vurgular.

Batılılar kuranı anlamakta zorluk çekerler,bu da genel olarak bir çeviri sonucudur. Çünkü kuran özellikle yoğun imalı,kısaltılmış bir anlatımla yazılmıştır.

Muhammedin ilk biyograficileri daima arapların kuranı ilk duyuşlarında yaşadıkları derin şaşkınlığı ve hayreti ifade ederler. Bir çoğu o anda din değiştirmiş,dilin bu olağan üstü kullanımının ancak tanrı dan gelebileceğine inanmıştır.

Örneğin Ömer gibi bir müslümanın bu yür bir duygu fırtınası yaşadıkları,bir uyanış ve onların geleneksel geçmişlerinden zorlu bir ayrılmayı olanaklı kılan güçlü bir duygu darbesi aldıkları anlaşılıyor..

Eski israillilerin ilk dinsel bağlantılarını terk etmelerinin ve tektanrıcılığı kabul etmelerinin yedi yüzyıl aldığını görmüştük. Oysa muhammedin araplara bu zorlu dönüşümü yaşatması yirmi üç kısa yıl içinde olmuştur.

Kuran daha önceki peygamberlerin mesaj ve görüşlerini ortadan kaldıran bir vahiy değildi, tersine insanlığın dinsel deneyiminin sürekliliği üstünde ısrarla duruyordu.
Kuran öteki dinsel gelenekleri yanlış veya eksik diye mahkum etmez fakat her yeni peygamberin kendinden öncekilerin görüşlerini doğruladığını ve sürdüğünü gösterir.

Batıda muhammed genellikle isteksiz bir dünyada zorla islamı kabul ettiren bir savaş önderi olarak tanıtılır. Aslında muhammed yaşamı için savaşıyordu ve kuranda birçok hristiyanın kabul edeceği bir adil savaş teolojisi gelişirken,hiçbir zaman kimseyi dinini değiştirmeye zorlamamıştır. Kuranda savaş karşı çıkılması gereken birşeydir. Tek adil savaş savunma savaşıdır.

Bugün batıda islamı kalıtımsal olarak kadın düşmanı bir din olarak tanımlamak yaygınlaşmıştır.
Örneğin çok eşlilik yaygındı ve karılar babalarının hanesinde kalıyordu. Hiçbir siyasal veya insanlık hakları yoktu ve kız bebek katli yaygındı. Kadınlar muhammedin dinini ilk seçenler arasındaydılar.
Ayrıca kadınlara miras ve boşanma konularında yasal haklar verildi: Çoğu batılı kadın on dokuzuncu yüzyıla kadar buna benzer haklara sahib olamadı.
Kuran erkekler kadar kadınlarada seslenen bir vahiy oldu ve bu vahiy cinslerin ahlaki ve ruhsal eşitliklerini vurguladı (kuran 33:35) Bundan sonra kuran sık sık açıkça kadınlara seslendi,bu yahudi veya hristiyan kitaplarında nadiren görülen bir durumdur.

Kuran btün kadınlar için peçe zorunluluğu gerektirmez,yalnızca toplumsal konumlarının işareti olarak muhammedin eşleri için bunu getirir.

Müslümanlar kendilerini tanrının isteği doğrultusunda adil bir toplum işleyişini sağlamakla yükümlü görürler.


İslamın Tanrısı konusunu kendimce önemli bulduğum noktaları sizlerle paylaşmak istedim.


Kaynak: Karen Armstrong
Okumanızı tavsiye ederim.
Kitaptaki konu başlıklarını sıralayacağım ilginizi çekip okumak istersiniz diye.
1 başlangıçta
2 tek tanrı
3 putperestlere bir ışık
4 teslis hristiyanların tanrısı
5 birlik: islamın tanrısı (yukarıdaki yazı bu bölüme aittir.)
6 filozofların tanrısı
7 mistiklerin tanrısı
8 reformculara göre bir tanrı
9 aydınlanma
10 tanrı öldü mü?
11 tanrının geleceği var mı ?

Re: Birlik: islamın Tanrısı ve Muhammed KAREN ARMSTRONG ile bakış

Gönderilme zamanı: Cum Ara 09, 2016 5:30 pm
gönderen AgnostikBey
Daha önce bu kitaptan, benzer bir içerik düzeni ile, sitemizde söz etmiştik.

viewtopic.php?f=8&t=4#p1368

Re: Birlik: İslamın Tanrısı ve Muhammed KAREN ARMSTRONG ile bakış

Gönderilme zamanı: Cmt Ara 10, 2016 1:26 am
gönderen HUZEYFE
Evet şimdi gördüm teşekkür ederim ama ayrıca özet bilgiler şeklinde yazmamız belki okumayı düşünen arkadaşlarımız olursa onlar için bir fikir oluşturması açısından yararlı olacağını ve bu satırlar üzerine fikirlerine katılıp katılmadıklarımızı değerlendirmek için iyi olduğu kanısındayım.