Kuran'a göre Tanrı nerede?

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 91 kere

Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen Lexion » Pzt Kas 16, 2015 3:12 pm

Mülk suresinin 16. Ve 17. ayetlerinin, Diyanet'in resmi çevirisindeki anlamı şöyle:

"Gökte olan'ın, sizi yerin dibine geçirmesinden güvende mi siniz ? O zaman, yer sarsıldıkça sarsılır. Gökte olan'ın, başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz ? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz."

Ayetlerin başında, "men fi'Sokak-Sema" yer alıyor. Gökte olan anlamında. Bu gökte olan kim ?

Kuşkusuz, anlatılmak istenen, "Tanrı".

Demek ki bu ayetlerde, "Tanrı"nın gökte olduğu, çok açık biçimde anlatılmakta. "Tanrı" için "gökte olan" denmesi, bir çok konuda olduğu gibi şaşkınlığa ve bocalamalara yol açmış Müslüman yorumcular arasında. Bir kesimi, buna da dayanarak şöyle demişlerdir:

-Tanrının yeri yurdu vardır. (Bkz. F. Razi, e't -Tefsiru'l-Kebir, 30/69)

Ne var ki buna karşılık şu sorular sorulmuş:

-Tanrı gökte olsa, tanrının gökten daha küçük olması gerekir. Böyle bir şey nasıl düşünebilir?

-Tanrının gökte olduğu düşünülürse, varlığının ve varlığını sürdürebilmesinin, bir başka şeye bağlı olduğunu da düşünmek gerekir. Bu nasıl olabilir ? (Bkz. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, 7/5233)

Kuran yorumcularından, "gökte olma" yı , "yerinin yurdunun olması"nı, "Tanrı" ya, "Tanrı" kavramına yakıştırmayanlar pek çok. Ne var ki Kur'an'ın kendisinin, bunu "Tanrı"ya yakıştırdığı ve öyle anlattığı da bir gerçek. Yorumcular, zorlamalı yorumlara sapsalar da bu gerçeği değiştirememekte. İlkel insanlar da, "Tanrı"yı gökte görmezler miydi ve "çağdaş ilkeller"de öyle görmüyorlar mı? Ebu Müslim de, ayetlerde Tanrı için "gökte olan" denmesini, Arapların, Tanrı'yı gökte görmelerine bağlıyor. (Bkz. F. Razi, 30/70)

Bakara Suresinin 210. ayetinde de şöyle denir:

"Onlar, Tanrı'nın ve meleklerin, gölgeli bulutlar (ya da buluttan gölgeler) içinde gelmesini beklerler yalnızca. Ve işin bitirilivermesini...İşler, Tanrı'ya döner."


Diyanet çevirisinde "Allah'ın azbının ve meleklerin tepelerine binip..."biçiminde bir anlam veriliyor. Ayetin sözleri, böyle bir anlama elverişli değil. Ayette, "Allah'ın azabının gelmesinden değil ; kendisinin bulutlar içinde gelmesinden söz ediliyor. Ayette açıkça yer aldığı halde, tanrının bulutlar içinde gelmesi Tanrı'ya yakıştırılmadığı için, çeviriye yorum katılıyor ve "Allah'ın azabının..." deniliyor. Bu yorum, kimi Kuran yorumlarında da var. ( Örneğin bkz. Tefsiru'n -Nesefi, 1/105; Tefsiru'l-Celaleyn, 1/31;Taberi, Camiu'l-Beyan,2/191-192; F.Razi, 5/215 )

"Tanrı"nın bulutlar içinde gelmesi Tevrat'ta da var. Kaynakda zaten orası. Şunları okuyoruz Tevrat'ta:

"Ey Efendi Tanrım, çok büyüksün ! (...) Sensin bulutları kendine araba edinen..." (Tevrat, Mezmurlar, 104:1-2 ) "İşte Efendi Tanrı, hızlı bir buluta binmiş olarak Mısır'a gidiyor. Onun bulunmasından Mısır'ın putları titreyecek..." ( Tevrat, İşaya, 19:1 )

Bununla birlikte Kuran'ın Tanrı'sının da, Tevrat'ın Tanrı'sının da asıl yeri, "tahtı-sarayı" demek olan "arş"ı, "göklerin üstünde"dir. Kuran'da, yeri ve gökleri yarattıktan sonra "arşa dayandığı" bildirilir. Hadislerde de "Arş"ın, göklerin üstünde bulunduğu bildirilir. Arş'a ve Tanrı'nın üzerinde bulunduğu bildirilen "sekiz dağ keçisi" ne ilişkin ayet ve hadisler sunulduğunda ayrıntılar görülecektir. Ayrıca unutmamak gerekir ki, Muhammed'in de, "Tanrı'yla görüşüp konuşmak için göklerin ötesine, O'nun "arş"ına gittiği bildirilir (Mirac olayı). Tevrat'ta da şu tür anlatımlar göze çarpar: "Göklerin göğü üstüne binmiş olana ezgiler söyleyin!" (Tevrat, Mezmurlar, 68:33) "Efendi Tanrı, kutsal tapınağındadır. O'nun tahtı göklerdedir." (Mezmurlar, 11:4) "Efendi Tanrı, tahtını göklerde kurdu."

İlk çağların ilkellerinin de, çağdaş ilkellerin de "tanrı"larının yeri göklerdir.

Tanrı'nın asıl yerinin göklerde olduğu bildiriliyor. Ama bu, Tanrı'nın o yerden, zaman zaman inmesine engel değil. Kuran'da Tanrı'nın "kıyamet günü, meleklerle birlikte geleceği" (Fecr:22), "Tahtı'nı taşıyan 8 melekle geleceği"(el Hakke: 17) bildirilir. Hadisçilerce tartışmasız sağlamlıktaki bir hadiste de Muhammed, şöyle der:

"Efendi Tanrımız, her gece, gecenin son üçte biri kaldığında, dünya göğüne iner..."(Bkz. Buhari, e's -Sahih, Kitabu'tanrı-Tehacüd/14;Tecrid, hadis no:590)

Tanrı'nın dünya göğüne inmesini Tanrı'ya yakıştıramayan Müslüman yorumcular, "te'vil" yoluna sapıp yorumlarla durumu kurtarmaya çabalarlar. Ama İbn Teymiyye gibi bu yola karşı çıkanlar, sözlerden ne anlaşılıyorsa öyle anlamak gerektiğini savunurlar. (Bkz. İbn Teymiyye, Der'u Tearuzi'l-Akli ve'n -Nakl Arapça,1971, 1/15)

Kaynak: Turan Dursun, Din Bu.
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen AgnostikBey » Pzt Kas 16, 2015 6:24 pm

Gökte olduğunu göstermek için Mülk suresinin 16. ve 17. ayetleri yeterliydi aslında. Söz konusu 210. ayetin doğru yorumu için Bakara suresindeki 209-210-211. ayetler bütününe bakılırsa, Muhammed'in ironi yaptığı görülecektir. İstese "...ejderhaları ile inmesini beklerler. Sor İsrailoğulları'na, onlara nice açık ayetler/deliller verdik..." de diyebilirdi :)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
Bayrak
Mesajlar: 60
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 11:57 pm
Görüş: Agnostik Ateizim
Edilen Teşekkür: 88 kere
Alınan Teşekkür: 37 kere
İletişim:

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen Bayrak » Çrş Şub 03, 2016 12:11 am

Kuran tanrısı tanrı allah kurana göre 7 kat gök yüzün üstünde arşına kurulmuş oturuyor ve arşını yani tahtını 8 tane melek taşıyor..

size saçma mı geldi?

Maalesef kuranda aynen böyle tarif ediliyor ve kuran tanrısı tanrı allah yunan tanrısı Tanrı Zeusdan farksızdır

Kullanıcı avatarı
Bayrak
Mesajlar: 60
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 11:57 pm
Görüş: Agnostik Ateizim
Edilen Teşekkür: 88 kere
Alınan Teşekkür: 37 kere
İletişim:

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen Bayrak » Çrş Şub 03, 2016 12:14 am

TANRI ALLAH’IN MEKANI VE ZAMANI

Sık sık duyarız. “Allah, zamandan ve mekandan münezzehtir” denir. Amaç, “Madem Allah sonsuzdan beri var, evreni yaratana kadar ne yaptı, neden bekledi?” sorusuna yanıt verebilmek ve Allah’ın gökteki tahtında oturan bir hükümdar saçmalığını kamufle edebilmektir. Halbuki Kur’an’da Allah’ın mekanı da belirtilmiştir, zamanı da… Kur’an’a göre Allah’ın mekanı Arş’tır. İlgili ayetlerden bazıları:

ALLAH’IN ARŞI ÖNCE SU ÜZERİNDEYDİ
Hud 7. O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler. 

ALLAH’IN ARŞA İSTİVA ETMESİ
Ra’d 2. Allah O’dur ki görüyorsunuz gökleri direksiz yükseltti, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurdu, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi; herbiri belirli bir vakte kadar akıp gidiyor; herşeyi yönetiyor ve ayetleri açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınıza kesin olarak inanasınız.

ALLAH’IN KATI VE ARŞ
Tekvir 19-20.   O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail’in) getirdiği sözdür.
Arşın taht demek olduğunu yine Kur’an’dan görelim:

SEBE MELİKESİ’NİN ARŞI
Neml 23. Çünkü ben, orada onlara hükümdarlık eden, kendisine herşey verilmiş, yüce bir arşı (tahtı) olan bir kadın buldum.

YUSUF’UN ARŞI
Yusuf 100. Ana ve babasını arş (taht) üzerine çıkardı, hepsi Yusuf için secdeye kapandılar.  ALLAH’IN ARŞI (TAHTI)

GÖKTEDİR
Mülk 16. Göktekinin sizi yere geçirivermeyeceğinden emin mi oldunuz? (O zaman) bir de bakarsınız yeryüzü şiddetle çalkalanıyor.

KIYAMET GÜNÜ ALLAH’IN ARŞINI 8 MELEK TAŞIR
Hakka 17. Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir. Demek ki Gökte Allah’ın katı varmış ve bu kattaki tahtından hükmedermiş.
Şimdi de Allah katında zaman olup olmadığını görelim:

ALLAH KATINDA ZAMAN
Hac 47. Bir de senden acele azab istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir.
Bu kadar açık ayetler varken “Allah arştadır ama her yeri kuşatmıştır” diyerek Allah’ın mekanının “Allah’ın katında zaman vardır ama Allah’ı kuşatmamıştır” diyerek Allah’ın zamanının olmadığını ileri sürmek hiç de ikna edici değil…

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen cernomirdin » Cum Mar 11, 2016 2:25 pm

Dünyada su üzerindeydi bütün gökler.Sonra Allah onları direksiz yükseltti ve en yüksek gök'e kendisi yerleşti.Melekler ve Ruh 50.000 yılda bu en yüksek gök'e ulaşıyorlar.Kuran'ın evren senaryosu budur.Yani Kuran'a göre dünya evrenin en alt zemini,gökte evrenin yukarı kısmıdır.Cebrail ve melekler en alttan,yani dünyadan en üstteki gök'e gidip gelmektedirler.En yüksek gök Allahın yerleşim yeridir.ala el arşi(عَلَى الْعَرْشِ)=en yüksekteki gök.
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için,kendi gök'ü su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır.(Hud 7 KURAN)
Allah gökleri direksiz olarak yükseltti ve en yüksekteki gök'e(ala el arşi-عَلَى الْعَرْشِ) yerleşti(Rad 2-KURAN)
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra en yüksekteki gök'e yerleşen(ala el arşi-عَلَى الْعَرْشِ) Rahman'dır. Bunu bir bilene sor.(Furkan 59-KURAN)
Yüksekte olan Allaha(Meariç 3 KURAN)
Melekler ve Ruh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.(Mearic 4 KURAN)
Gökte olanın sizi yere batırmayacağından eminmisiniz?(Mülk 16-KURAN)

Ya da gökte olanın sizin üzerinize bir fırtına göndermeyeceğinden eminmisiniz?(Mülk 17-KURAN)
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

faith-fatih
Mesajlar: 65
Kayıt: Cum Mar 04, 2016 4:55 pm
Görüş: musluman
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 5 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen faith-fatih » Cum Mar 11, 2016 9:07 pm

öncelikle gök'ü tanımlarken gök'ün birbiri içine geçmiş küreler şeklinde idrak edecek ve 7 kat bu gök'ün en dışta Allahu tealanın zatının bulunduğu evrensel kümeye Allahın katı diye tanımlayarak yapacağımız açıklamaları bu çerçevede değerlendirelim.
yada Allahu teala katı olan bu son evrensel kümeyi bizde gök olarak düşünülenim;böylece,açıklamalar ve anlatılmak istenen daha da sadeleşir ve anlaşılır olur.
Allahu tealanın zatının olduğu bu gök zaman ve mekan olmayan gök olduğunu anlatacağım.her ne kadar size bilim kurgu gibi gelsede.
eğer bu gök'e bir insan girse o kişi de zaman ve mekandan kopacak ve o kişi içinde mazi ,hal ve istikbal iç içe olacaktır.her üç ayrı zamanı aynı anda yaşamak.peygamberimizin miraç'a çıkışı bu olayları irdelemeye birbir.

cebrail a.s. peygamberimize miraç boyunca eşlik etmiş lakin bu enson zamanın ve mekanın olmdağı gök'e gelidiğinde.

Sidretü’l-Müntehâ’da Cebrâîl -aleyhisselâm-:

“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Buradan öteye yalnız gideceksin!” dedi.

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Niçin ey Cibrîl?” diye sordu.

O da cevâben:

“–Cenâb-ı Hak bana buraya kadar çıkma izni vermiştir. Eğer buradan ileriye bir adım atarsam, yanar kül olurum!..” dedi. (Râzî, XXVIII, 251)

burada peygamberimiz binek değiştirdikten sonra ;
Nitekim bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyururlar:

“(O gece) göğe yükseltildim. Öyle bir makâma çıktım ki, orada kalemlerin gıcırtılarını duyuyordum.” (Buhârî, Salât, 1)


bu gıcırtıların Allahu teala tarfından meleklere yazdırılan kader sayfalarının gıcırtıları olduğunu bizzat başka bir hadisinde beyan eder.Yani kaderi kayda alan melekler bu gökte bulunur.Zamanın ve mekanın olmadığı geçmişin,anın ve geleceğin aynı anda yaşandağı bir gök.daha ilerlemeye devam edince cızırtıların kaybolup artık büyük bir boşluğun yani yokluğun sürdüğünü bu boşluğun o kadar büyük ki geldiğim geçtiği bütün göklerin toplamından çok çok daha büyük öyle ki çöle atılmış bir misket kadar kalır diyerek anlatmıştır.

Nitekim Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, mâzî, hâl ve istikbâl boyutlarından müstağnî olduğu Mîrâc Gecesi’nde istikbâle âit birtakım ibretli vak’alar seyretmiş ve bunları mâzî sîgasıyla, yâni olmuş bir sûrette aktarmışlardır. Bununla alâkalı bir misâl de Aşere-i Mübeşşere’den olan Abdurrahmân bin Avf Hazretleri hakkındadır.

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“O gece (Mîrâc Gecesi’nde) Abdurrahmân bin Avf’ı gördüm. Cennete, oturduğu yerde emekleyerek giriyordu. Ona dedim ki:

«–Niçin bu kadar ağır geliyorsun?»

Dedi ki:

«–Yâ Rasûlallâh! Malımın hesâbı dolayısıyla, çocukları bile ihtiyarlatacak kadar ağır sıkıntılar geçirdim. Öyle ki, bir daha sizi göremeyeceğimi zannettim…»” (Muhammed Pârsâ, Faslu’l-Hıtâb, s. 403)
halbuki Abdurrahman bin avf hala hayatta idi.hala mahşerde kurulmuş değil. burada peygamberimiz bir zaman yolculuğu yapmıştır.ve o zamandaki abdurrahman bin avf ın yanına gelerek onunla konuşmuştur.
burada Allahın katına ulaşmak ilahlaştırmak değildir.çünkü, burada kaderi kayda alan meleklerinde bulunduğunu beyan ediyor peygamberimiz.peki peygamber herşeyi neden bilemiyor örneğin kıyametin ne zaman koptuğunu.kuran bu husuta;

“(Muhammed Mustafâ’nın) gözü, oradan ne kaydı, ne de sınırı aştı. And olsun O, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını (da) gördü.” (en-Necm, 17-18)

ayrıca burada peygamber sadece tek bir yere tekbir zamana bakabilirken ki insan olmanın getirdiği bir olgudur.Allahu teala aynı anda tüm zamanlara ve mekanlara ayna anda görebilmektedir.

“Sâhibiniz (Muhammed Mustafâ) sapmadı ve bâtıla inanmadı. O, arzûsuna göre de konuşmamaktadır. O’nun konuşması vahiyden başka bir şey değildir. Çünkü (bildirdiklerini) O’na güçlü, kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (olan Cebrâîl, Rabbinin emri üzere) öğretti. Sonra en yüksek ufukta (Sidretü’l-Müntehâ’da) iken asıl şekliyle istivâ etti (doğruldu).” (en-Necm, 2-7)

Âyette geçen “istivâ” ifâdesi, kaplama, kuşatma ve doğrulma mânâlarına gelir. yani Allahu teala gök'ü yarattı ve onu istiva etti.içiçe geçen bu küreler için yukarısıda yada aşağısı gibi yö belirtemeyiz.yani en üst gök ten kasdedilen en dıştaki çevreleyen kuşatan olandır.

şimdi gelelim arşı konusuna.biraz mola alacağım müsadenizle.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen AgnostikBey » Cmt Mar 12, 2016 12:12 am

faith-fatih yazdı:öncelikle gök'ü tanımlarken gök'ün birbiri içine geçmiş küreler şeklinde idrak edecek ve 7 kat bu gök'ün en dışta Allahu tealanın zatının bulunduğu evrensel kümeye Allahın katı diye tanımlayarak yapacağımız açıklamaları bu çerçevede değerlendirelim.
ya da Allahu teala katı olan bu son evrensel kümeyi bizde gök olarak düşünelim.


Öncelikle kitabınıza göre böyle düşünmekte haklısın,

"Kul men rabbu's semâvâtis seb’ı ve rabbu'l arşil azim"
"De ki: 'Yedi kat göklerin ve o büyük tahtın efendisi kimdir?'" Muminun 86. ayet.

Fakat ilk ve orta çağ kozmolojisini yansıtan bu anlayış artık bitmiştir ve rica ederim öyle kalsın(!)

faith-fatih yazdı:...Ayette geçen “istiva” ifadesi, kaplama, kuşatma ve doğrulma mânâlarına gelir. Yani Allahu Teala gök'ü yarattı ve onu istiva etti. İç içe geçen bu küreler için yukarısı ya da aşağısı gibi yön belirtemeyiz. Yani en üst gökten kastedilen en dıştakini çevreleyen kuşatmış olandır.

Şimdi gelelim arşı konusuna.


"İstiva" kelimesi gerçekten birden çok baskın anlama sahip. Ancak söz konusu kelime için burada bahsedilmesi gereken, sürekli arş olarak dillendirilen ancak gerçekte bildiğimiz taht anlamına gelen "عرش" kelimesi ile girdiği "bir düze kurulmak" anlamına bürünmesi.

Bunu göstermek için Araf suresinin 54. ayetini örnek seçtim. Ayette geçen "isteva ala'l arşı" ifadesi türkçe meallerin büyük bir kısmında (40 meal içerisinde 30'un üzerinde) 'arşa istiva etmek' veya benzeri bir çeviriyle anlaşılmaz olarak bırakılmış durumda. Sadece iki mealde (Süleyman Ateş ve Kadri Çelik hocalarınkiler) 'tahta kurulmak' olarak doğru çevrilmiş. Yani ilgili ayet için detaylı belirtecek olursam: "önce gökleri (semaları) ve yeri (arzı) yaratan efendiniz Allah sonra tahtına (arşına) kurulmuştur."

Arş tam olarak taht demektir; tekrar taht demektir, gene taht demektir. Hatta ünlü seri "Taht Oyunları" dizisinin arapçası "Sirae Al'euruş*" ifadesidir (Tahtların Çatışması demek) ve de kitabınızdaki tüm bu anlamlar özünde "efendi-köle" temasına dayanan İslam dini için olması gereken kullanımlardır. Zaten "teslim olmak" ifadesi ile yakın ilişkili "İslam" kelimesi için aksi düşünülemezdi. Arapça için de, herkese sesleniyorum, ne nedir bilmeden ahkam kesmeyelim lütfen.

çoğul formu ile arş*

https://ar.wikipedia.org/wiki/صراع_العروش (taht oyunları için)

http://www.kuranmeali.org/7/araf_suresi ... lleri.aspx (araf suresi ayet kıyaslama için)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen cernomirdin » Cmt Mar 12, 2016 2:13 pm

AgnostikBey yazdı:Arş tam olarak taht demektir; tekrar taht demektir, gene taht demektir.

Arş kelimesinin direk karşılığı tahttır.Bu doğru.Ama Allah'ın yüce arşı dendiğinde,yani Allah'ın yüce tahtı dendiğinde bu aynı zamanda yedinci gök anlamına gelir.Çünkü tahtını yerden yükselttiği göğün en yüksek katına kurmuştur.Yedinci gök aynı zamanda arşı ala'dır.En yüksek tahtın yeridir.
Arş (Arapça: الدقة), Arapçada taht ve koltuk anlamlarına gelen bir kelimedir,Tanrı'nın tahtı veya daha ayrıntılı anlatımlarda taht odası; İbrahimî dinlerde gök katlarının üzerinde, tek Tanrı'nın dünyayı idare ettiği yerdir. Yahudilikte Araboth, İslamda Arş olarak isimlendirilir. "Arş-ı Âlâ" Allah'ın tahtı anlamında özel isim olarak kullanılmaktadır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Ar%C5%9F

Tahtı en yüksek gökte olduğu için en yüksek gök taht göğüdür(alayı arş=en yüksekteki taht,en yüksekteki gök)
Gökte olanın sizi yere batırmayacağından eminmisiniz?(Mülk 16-KURAN)
Ya da gökte olanın sizin üzerinize bir fırtına göndermeyeceğinden eminmisiniz?(Mülk 17-KURAN)
Yüksekte olan Allaha(Meariç 3 KURAN)
Melekler ve Ruh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.(Mearic 4 KURAN)

Ve zaten dikkat edilirse gökleri yükselttikten sonra en üst göğe kurulmuştur bu taht.Daha önce,gökler yükseltilmeden önce su üzerindeydi.
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için,kendi arşı(gök'ü) su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır.(Hud 7 KURAN)
Allah gökleri direksiz olarak yükseltti ve en yüksekteki gök'e(ala el arşi-عَلَى الْعَرْشِ) yerleşti(Rad 2-KURAN)
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan, sonra en yüksekteki arşa(gök'e) yerleşen(ala el arşi-عَلَى الْعَرْشِ) Rahman'dır. Bunu bir bilene sor.(Furkan 59-KURAN)
Yani yüksekte olma durumu söz konusudur.Göklerle beraber yükselme söz konusudur.
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir. (Hadid 4-KURAN)
Derecelerle yükseltilmiş olan arşın sahibi odur...(Mümin 15-KURAN)
Ala demek yüksekte olan demektir.En yüksekteki arş(arşı ala) demek,en yüksekte olan yedinci göğü,taht haline getirilmiş göğü anlatır.Allahın katı,göğün yedinci katı,tahtın katı aynı yeri ve aynı şeyi anlatırlar.
Bir güç sahibidir, arşın sahibi Katında şereflidir. (Tekvir 20-KURAN)
De ki: “Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah’la beraber (başka) ilâhlar olsaydı, o zaman o ilâhlar da Arş’ın sahibine ulaşmak için elbette bir yol ararlardı.(İsra 42 KURAN)

Ve en yüksek göğre yükselip taht kurma olayı İncil ve Tevratta da geçmektedir:
O anda Ruh'un beni yönetimine almasıyla gökte bir taht ve tahtın üzerinde oturan birini gördüm.(Esinleme 4:2-İncil)
http://www.kutsal-kitap.net/bible/tr/in ... 97&id=1815
RAB kutsal tapınağındadır,O'nun tahtı göklerdedir...(mezmur 11:4-TEVRAT)
http://www.kutsal-kitap.net/bible/tr/in ... c=1&sc=500
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

faith-fatih
Mesajlar: 65
Kayıt: Cum Mar 04, 2016 4:55 pm
Görüş: musluman
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 5 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen faith-fatih » Cmt Mar 12, 2016 3:04 pm

Kısacası buradan anlamız gereken taht Allahın zaman ve makan kavramının olmadığı gök ün ta kendisi tahttır.yoksa masa yada sanyalye aramayın.bu gök bütün zamanlarda ve mekanlardan münezzeh olan Allahın katı olduğu için hem her yer ve zamanda hükümranlık belirtir.hemde gük ün kendisi diğer tüm varlılardan ayrı olarak varlık belirtir.

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'a göre Tanrı nerede?

Mesajgönderen cernomirdin » Cmt Mar 12, 2016 4:01 pm

faith-fatih yazdı:Kısacası buradan anlamız gereken taht Allahın zaman ve makan kavramının olmadığı gök ün ta kendisi tahttır.yoksa masa yada sanyalye aramayın.

Allah'ın tahtı gök ile beraber yükseltilmiş olsada,en yüksek göğe arşını kurduğu için en yüksek gök onun tahtı(arşı ala) olarak geçse bile;ortada kendi varlığı olan nesnel bir taht vardır.En yüksek göğe taht kurması,bu sebeple en yüksek göğün onun tahtı olarak geçmesi;tahtın ayrıca var olduğu gerçeğini değiştirmez.Bu taht 8 tane meleğin taşıdığı bir nesnedir.Bir yerden bir yere nakledilen bir nesne.
Gök yarılıp çatlar ve aşağı sarkar(Hakka 16-KURAN)
http://www.kuranmeali.org/69/hakka_suresi/16.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ve işte o zaman onun yüksek tahtını 8 tane melek taşır,yanlarına dizilmiş olarak(Hakka 17-KURAN)
http://www.kuranmeali.org/69/hakka_suresi/17.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Görüldüğü gibi bir yerden bir yere nakledilen,taşınan bir nesnel taht söz konusudur burada.Bu nesnel yer değişiminin daha öncede olduğğunu söyler Kuran.Gökler yükseltilmeden önce bu tahtın yerde,su üzerinde olduğunu söyler.Daha sonra göklerin yükseltilmesiyle birlikte en üst göğe nakledilmiştir.
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için,kendi gök'ü su üzerinde iken, gökleri ve yeri altı günde yaratandır.(Hud 7 KURAN)
Allah gökleri direksiz olarak yükseltti ve en yüksekteki gök'e(ala el arşi-عَلَى الْعَرْشِ) yerleşti(Rad 2-KURAN)
Arş nesnel bir tahttır Kuran da.Bu çok açık.
Yusuf anne ve babasını yüksekteki tahtın üzerine(ala el arşi) çıkarttı...(Yusuf 100-KURAN)
http://www.kuranmeali.org/12/yusuf_suresi/100.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Ve (Süleyman) dedi;ey ileri gelenler!Hanginiz bana onun tahtını(bi arşi) getirebilir?(Neml 38-KURAN)
http://www.kuranmeali.org/27/neml_suresi/38.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir