"Her kim (haksız yere) bir insanı öldürürse..." Kuran 5:32

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Tasvir-i Efkâr
Mesajlar: 22
Kayıt: Pzt Eki 05, 2015 11:23 pm
Konum: Balıkesir
Alınan Teşekkür: 8 kere
İletişim:

"Her kim (haksız yere) bir insanı öldürürse..." Kuran 5:32

Mesajgönderen Tasvir-i Efkâr » Çrş Kas 23, 2016 12:04 pm

Müslümanların uygar, zeki ve Batılı insanlara İslam'ı hümaniter, insancıl bir din gibi göstermek için kullandıkları "Bir insanı öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir" ayeti aslında bağlamından koparılmış, cımbızlanmış, çarpıtılmış bir ifadedir. Ateistleri en çok suçladıkları şeyi kendileri İslam propagandası ve din tebliği adına işlerler. Ne de olsa küffara galebe çalmak için takiyye, riya ve kitman caizdir.

Aslında Kuran'da böyle bir ayet yoktur. Ayetin orijinali şöyledir: "Bu itibarla Biz İsrailoğullarına şu hükmü yazdık: kim bir kişiyi cinayete misilleme veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur ve kim bir canı kurtarırsa, bütün insanlığın hayatını kurtarmış gibi olur."

Görüldüğü gibi bu ayet geçmiş zaman kipiyle yazılmıştır ve açıkça Müslümanlar için değil, İsrailoğulları, yani Yahudiler için geçerlidir. Bu ayetin Müslümanlara uygulanması konusunda ise İbni Kesir'in son derece itibarlı Kuran tefsirine göre (Muhammed döneminde yaşayan ve Ayşe'nin ahbabı olan) Seyid İbn Cubeyir, şöyle demiştir: "Kendisine bir Müslümanın kanını dökmeyi helal kılan kişi, bütün insanların kanını dökmeyi helal kılmış gibidir. Bir Müslümanın kanını dökmeyi haram kılan kişi, bütün insanların kanını dökmeyi haram kılmış gibidir."

Hadislerde Müslümanın Müslümanı öldürmesinin haram olduğuna vurgu yapılıyor. Peki ya inançsız birisini öldürmek? Sahih hadislere göre Muhammed, gayr-i Müslimlerin hayatının aziz ve saygın olmadığını söylemiştir. Allah'tan başka tanrılara tapan, namazda yüzünü kıbleye dönmeyen, Müslümanlar gibi namaz kılmayan kişilerin Müslümanlarla aynı haklara sahip olmadığını ifade etmiştir. Dahası Muhammed, Müslüman birine bir gayr-i Müslimi öldürmesinden dolayı kısas uygulanamayacağı fetvasını da vermiştir. İslam ulemasının çoğu da bu görüştedir. Ancak az bir kısım İslam uleması, İslam topluluğunun "koruması" altındaki bir gayr-i Müslim zımmîyi öldüren bir Müslümanın idam edilebileceğine inanmaktadır.

İkinci bir dikkate değer nokta da ayette geçen "fitne, bozgunculuk" konusudur. Kuran, hangi eylemlerin idam, çarmıha germe, elleri ve ayakları çaprazlama kesme, ülkeden sürgün etmeyi hak ettiği konusunda belirsiz ve muğlaktır. İbni Kesir, İbni Abbas, Celaleyn, Şeyh Yusuf El-Kardavî gibi Kuran müfessirlerinin tefsirlerine baktığınızda "fitne, fesat, bozgunculuk" gibi kavramların "Allah'a itaatsizlik, inançsızlık yoluyla haddi aşmak, putperestlik, irtidad (din değiştirmek)" olarak açıklandığını görürsünüz. Kuran'da yer alan Araf Suresi, 103. ayet de bu çıkarımı doğrular niteliktedir: "Sonra onların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve ileri gelenlerine gönderdik, fakat onlar haksız yere onları reddettiler. Bak fesatçıların sonu nasıl oldu?" (Kuran, 7:103)

Böylece Kuran'da bulunan ahlaki öğretilerin en yükseği diye sunulan şeyin aslında tahammülsüz bir şiddet çağrısı olduğu ortaya çıkar.

Mr. Tanakh
Mesajlar: 75
Kayıt: Çrş May 04, 2016 11:56 pm
Görüş: Pozitif Ateist
Edilen Teşekkür: 1 kere
Alınan Teşekkür: 14 kere

Re: "Her kim (haksız yere) bir insanı öldürürse..." Kuran 5:32

Mesajgönderen Mr. Tanakh » Çrş Kas 23, 2016 6:20 pm

Maide 32: Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir

Bu alıntıladığım Diyanet Eşleri mealidir diğer mealleri de kıyasladım ve aralarında çok da uçuk derecede fark bulamadım,neredeyse hepsi ayeti aynı şekilde tercüme etmiş.

Sadece parantezdeki, ''Kitap'ta '' veya diğer meallerdeki ''Tevrat'ta'' ifadeleri sonradan eklenmiş. Orjinal bire bir tercümede parantez içindeki kelime tabii ki de yok. Orjinal bire bir tercüme şu şekildedir:

1. min ecli zâlike : bundan dolayı
2. ketebnâ : yazdık
3. alâ benî isrâîle : İsrailoğulları'na
4. ennehu men : kim ... olduğu
5. katele nefsen : bir kişiyi öldürdü
6. bi gayri nefsin : bir kişi karşılığı olmaksızın
7. ev fesâdin fi el ardı : veya yeryüzünde fesad
8. fe ke ennemâ : artık ... gibidir
9. katele en nâse : insanları öldürdü
10. cemîan : topluca, bütün hepsini
11. ve men ahyâ-hâ : ve kim onu yaşatırsa
12. fe ke ennemâ : artık ... gibidir
13. ahyâ en nâse : insanları yaşattı
14. cemîan : topluca, bütün hepsini
15. ve lekad câet-hum : ve andolsun ki onlara geldi
16. rusulu-nâ : resullerimiz
17. bi el beyyinâti : açık, apaçık deliller ile
18. summe : sonra
19. inne kesîran : hiç şüphesiz çoğu
20. min-hum : onlardan, onların
21. ba'de zâlike : bundan sonra
22. fî el ardı : yeryüzünde
23. le : gerçekten
24. musrifûne : müsrifler
Hala işin ciddiyetini anlamamış olabilirsiniz sabırlı olunuz.
Burda ''İsrailoğulları'na yazdık'' ifadesiyle kastedilen yazılan metnin Tanakh(Yahudi Kutsal Kitabı) olduğunu kabul edelim. Zaten bu ifade Kabil ile Habil'in ölümle biten o hikayelerinin hemen ardından gelmektedir. İşin ciddiyeti ağırdır ve vahimdir. Biz Tevrat ana metnine baktığımızda bu ifadeyi(Maide 32) bulamıyoruz dahası hiçbir yerde bulamıyoruz. Müslümanlar bu durumda ''tahrif olmuş'' şeklindeki savunmalarıyla kurtulabileceklerini sanabilirler fakat bu kadar kolay değil çünkü Tevrat'ta bulamadığımız bu ifadeyi Tevrat'tın kitap haline getirişinden uzun yıllar sonra yazılmış 3 eserde görebiliyoruz.
O eserleri söyleyeceğim ama önce şunu açıklamak istiyorum. Bu 3 eser Tevrat ana metninin kitap haline getirilmesinden sonra kaleme alınmıştır yani Tevrat'ta olup da çıkarılmış(Müslümanlar'ın iddiası) , sonra bu yazılan 3 metin aracılığıyla, tekrar orjinal haline dönmüş bir Tevrat metni sözkonusu değildir. Bu metinler daha çok Yahudi tefsiri,efsaneleri,kanunları ve hukuk kuralları üzerinedir. Tevrat'ın ana metninden çıkarılamayan konuları anlatırlar.
Eserlerin şu linkin ''Quotes'' bölümündeki ilk cümlede de göreceğiniz gibi ortak bir şekilde yazdığı şudur :
( link: https://en.wikiquote.org/wiki/Talmud )

''Whoever destroys a soul, it is considered as if he destroyed an entire world. And whoever saves a life, it is considered as if he saved an entire world.''
-Mishnah Sanhedrin 4:5; Yerushalmi Talmud 4:9, Babylonian Talmud Sanhedrin 37a.-
İfadenin Türkçesi şudur:
'' Kim bir ruha(can kastediliyor) zarar verirse tüm dünyaya zarar vermiş gibi olur kim de bir hayatı kurtarırsa tüm dünyayı kurtarmış gibi olur. ''
..................................................................................................................................................................................................................
Bu 3 metin yani Mişna Sanhedrin,Yeruşalim Talmud'u ve Babil Talmud'u, Kuran'dan çok önce kaleme alınmış Tevrat'ı değil daha çok onun ayetleri üzerine yorumları içermektedirler
Yani Maide Suresi'nin iddiasının aksine burda Tevrat'ta İsrailoğulları'na yazılmış bir emir bulunmamakta, bu emir bizzat İslamcılar'ın çoğunun lanetlediği Yahudi geleneği ve din bilginlerinden gelmektedir.
Mişna Yahudi geleneğinde kutsaldır,Sözlü Tevrat kapsamına girer ve Musa'ya Tevrat'la birlikte bildirilmiştir fakat kitap haline getirilişi ilk kez Yahudi din bilgini Rabbi Yahuda HaNasi tarafından 2. Yüzyıl'da olmuştur.
Bu ifadenin neredeyse kelimesi kelimesine tıpkı bu 3 metindeki gibi Kabil ve Habil olayıyla ilgisi söylenmesi , Kuran'da da hemen bu iki kardeşin hikayesinin ardından gelmesi çok vahimdir. Eğer merak edecek olan olursa Mişna Sanhedrin kitabında ifadenin tıpkı Kuran'daki gibi Kabil ve Habil olayından hemen sonra söylendiği görülebilir.
Merak edenlere: Mişna Sanhedrin 4:5 Link (İngilizce'dir) : http://www.sefaria.org/Mishnah_Sanhedri ... arLang=all
Ayrıca bu linke bakanlar görecektir ki Kabil ile Habil olayına ek olarak Maide 32'deki ifade Adem'in tek başına yaratılmasının gayesini de açıklamaktadır.
Buna göre Adem'in tek yaratılıp günah işledikten sonra tüm insanların onun yüzünden cennetten kovulması, işlenen suçun cezasının bir sonraki nesiller tarafından da çekileceğine işaret olarak verilmiştir.(kan bağı)
Kabil ile Habil'in hikayesine değinen, Tevrat / Yaratılış 4 :10'un, editlenmiş çevirisinin aksine İbranice orjinal versiyonunda ''Habil'in kanı topraktan bana sesleniyor'' ifadesi yerine ''Habil'in kanları(blood değil bloods yani) topraktan bana sesleniyor'' ifadesinin yer alması da Mişna kitabı tarafından bu olaya bağlanmış, Kabil'in kardeşini öldürmekle,Habil'in tüm soyunu öldürmüş gibi olduğu belirtilmiştir.
Çünkü Kabil sadece Habil'in değil aynı zamanda Habil'in doğacak potansiyel çocuklarının da katili olmuştur.
Sonuç olarak bağlamak istediğim nokta kısaca, Kuran'da Maide 32'de bahsedilen ifade Tevrat'ın ana metninde yer almamakta fakat bizzat Yahudi ikincil kaynakları olan Mişna ve Talmudlar'da yer almaktadır. Kuran burda acaba bu ifadeyi alıntılayarak bu ikincil Yahudi kaynakları-Yahudiler'e göre ikincil de olsa aynı değerde kutsaldır- kabul mu etmektedir?
Eğer öyleyse Kuran'ın ikincil kaynakları kabul etmediğini söyleyen reformist Müslümanlar nereye kaçacaktır? Eğer paranteze Tevrat'ı yerleştiren mealler doğruysa ve Kuran yazarları Tevrat'ı veya Tankh'ın tamamını kastederek bu ifadeyi alıntılamışsa ana metinde bu ifade yer almadığından, Kuran yazarları Tevrat metnini bilmemekte midir?
Daha çok tefsirleri mi duymuş veya okumuşlardır?
Bu sorular çok çetin sorulardır çünkü mantıklı bir şekilde düşünülerek verilecek her yanıt bizi çok farklı noktalara götürecektir.Kuran acaba baştan beri Maide 32'de ''Biz İsrailoğulları'na yazdık'' derken ordaki ''biz''den kastı gerçekten de Mişna ve Talmud'un yazarları olan Yahudiler miydi? Değilse Kuran metinsel hata mı yaptı?
İşte bir ayet bile bizi bu noktalara kadar getirebilmektedir.
Sevgiler
-Tanah-


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir