Kuran'ın Muğlaklığının Kaynağı

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Helen
Mesajlar: 38
Kayıt: Pzt Kas 28, 2016 8:50 pm
Görüş: Im Muslım Dont panıc
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 3 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Helen » Prş Ara 01, 2016 2:15 pm

AgnostikBey yazdı:Yalnız Sn. Helen, başlık içeriği ile ilgili olarak Kuran'ın kendisi zaten muğlak olduğunu belirtmektedir. Muhkem ve Müteşabih kavramlarını duymamış olamazsınız.


Muhkem ve müteşabih ayetlerin sınıflanması
Kuranın kendisini muğlak olarak tanıttığı ayeti alabilir miyim ?
Bir de arapça birden fazla alt şubesi olan bir dil
lafzen ve mana yönüyle aynı kelime farklı anlam taşıyabilir
türkçede benzer kelimeler var ya hani el,yüz gibi ya da bazı fiiller gibi...
muğlak ifadesi de arapça bir kavramı çağrıştırıyor
yani birden fazla manayı barındırıyor
siz hangi manada ele alıyorsunuz ki ...
De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır(Enâm 162)

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 316
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 234 kere
Alınan Teşekkür: 201 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen AgnostikBey » Prş Ara 01, 2016 5:06 pm

Ali İmran Suresi 7. ayet ile kitabınızdaki tüm ayetler Muhkem ve Müteşabih olarak bir kıyaslama hali içerisine sokulmuştur. Yani bir kısmı anlamsal olarak açık olanlar (kolay anlaşılabilir/sağlam olanlar) ve diğeri de anlamsal olarak kapalı olanlar (zor anlaşılır/muğlak olanlar ki zaten kitabınıza göre tam olarak tek bir varlık anlayabiliyor). Aslında bu durum da yanlış bir şey yok. Hatta kendi içinde tutarlı bile denebilir.

Yanlış ve de tutarlı olmayan şey ise düşünceme göre, kitabınızın kendisini bir çok surede "apaçık bir kitabım ben" diye tanımlamasıdır.
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
Helen
Mesajlar: 38
Kayıt: Pzt Kas 28, 2016 8:50 pm
Görüş: Im Muslım Dont panıc
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 3 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Helen » Prş Ara 01, 2016 8:20 pm

AgnostikBey yazdı:Ali İmran Suresi 7. ayet ile kitabınızdaki tüm ayetler Muhkem ve Müteşabih olarak bir kıyaslama hali içerisine sokulmuştur. Yani bir kısmı anlamsal olarak açık olanlar (kolay anlaşılabilir/sağlam olanlar) ve diğeri de anlamsal olarak kapalı olanlar (zor anlaşılır/muğlak olanlar ki zaten kitabınıza göre tam olarak tek bir varlık anlayabiliyor). Aslında bu durum da yanlış bir şey yok. Hatta kendi içinde tutarlı bile denebilir.

Yanlış ve de tutarlı olmayan şey ise düşünceme göre, kitabınızın kendisini bir çok surede "apaçık bir kitabım ben" diye tanımlamasıdır.

şimdi bilgilerim dahilinde cevap vermeye çalışayım inş
kitap kelimesinde ki yazılım önemlidir
el takısı olanlar belirlidir olmayanlar belirli değildir
yani el takısı olmayan kitap kainatı kast eder bir anlamda...
kainat sünnetullahtır yani değişmeyen kanunlardır..yağmurun yağması güneşin doğması gibi

müteşabih ayetler daha çok hükümler bakımından ele alınır
bu da aslında rahmettir çünki farklılıkları da içerisine alır ,bütünleyicilik sağlar
tek tiplikten arındırır bir nevi
sonuçta islam dini müntesipleri de kendi aralarında parçalanmışlık yaşamış
hala da yaşıyor ...
Aslolan kişinin inanması ve bu inanç doğrultusunda ikame etmesidir

Hayatın bir amacı olmalı öyle değil mi sn Admin :?:
De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır(Enâm 162)

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 316
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 234 kere
Alınan Teşekkür: 201 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen AgnostikBey » Prş Ara 01, 2016 10:04 pm

Bu konuda bazen mecazi düşünebilirsiniz elbette. Ama kitabınız çoğu ayetinde buna el vermiyor. Örneğin Zuhruf suresi 2. ve 3. ayetlere bakalım: "Apaçık kitaba andolsun ki biz onu (o 'el'kitabı yani) arapça bir okuma metni/kuran yaptık"

Yani arapça olmayan "kuran"larda var demektir bu ayet. Bu durumda mecazi okuma yapmak mümkün müdür? Kuran-ı Kerim ne demektir biliyor musunuz? En yakın anlamıyla "Yüce Metin" demektir.

Bir "fenomen"i ne kadar anlaşılmaz kılarsanız o kadar soru işareti doğurur/bilinmeyenler içinde kalır. Sonunda bir "tabu" halini alması ise kaçınılmazdır. İslam dünyasının sıkıntısı da tam olarak budur. Bilinmeyenler içerisinde boğulduğu için -belirttiğiniz gibi- farklı mezheplere bölünmüştür. Ayrıca o tür bir düşünce yapısı sürekli sömürülmeye ve acı çekmeye mahkumdur. Farklı din görevlilerince farklı zaman dilimlerinde latince olarak yazılmış farklı İnciller'e sahip Batı dünyası tarihte benzer bir durumu çok önceleri aşabildi. İşte bu yüzden bizimde ülke olarak yüzümüzü batıya/bilime/fenne dönmemiz önemli; ama sürekli bilinmezler içerisinde kalmak da birçok insanın işine geliyor açıkçası.

Sitemizin yapmaya çalıştığı şey genel hatlarıyla bu noktada devreye giriyor: Bilinmeyeni görünür kılabilmek.

Helen yazdı:Hayatın bir amacı olmalı öyle değil mi sn Admin :?:


Mutlu, uzun ve huzurlu bir hayat sürmek benim için yeterli.
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
Helen
Mesajlar: 38
Kayıt: Pzt Kas 28, 2016 8:50 pm
Görüş: Im Muslım Dont panıc
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 3 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Helen » Prş Ara 01, 2016 10:57 pm

AgnostikBey yazdı:Bu konuda bazen mecazi düşünebilirsiniz elbette. Ama kitabınız çoğu ayetinde buna el vermiyor. Örneğin Zuhruf suresi 2. ve 3. ayetlere bakalım: "Apaçık kitaba andolsun ki biz onu (o 'el'kitabı yani) arapça bir okuma metni/kuran yaptık"

Yani arapça olmayan "kuran"larda var demektir bu ayet. Bu durumda mecazi okuma yapmak mümkün müdür? Kuran-ı Kerim ne demektir biliyor musunuz? En yakın anlamıyla "Yüce Metin" demektir.

Bir "fenomen"i ne kadar anlaşılmaz kılarsanız o kadar soru işareti doğurur/bilinmeyenler içinde kalır. Sonunda bir "tabu" halini alması ise kaçınılmazdır. İslam dünyasının sıkıntısı da tam olarak budur. Bilinmeyenler içerisinde boğulduğu için -belirttiğiniz gibi- farklı mezheplere bölünmüştür. Ayrıca o tür bir düşünce yapısı sürekli sömürülmeye ve acı çekmeye mahkumdur. Farklı din görevlilerince farklı zaman dilimlerinde latince olarak yazılmış farklı İnciller'e sahip Batı dünyası tarihte benzer bir durumu çok önceleri aşabildi. İşte bu yüzden bizimde ülke olarak yüzümüzü batıya/bilime/fenne dönmemiz önemli; ama sürekli bilinmezler içerisinde kalmak da birçok insanın işine geliyor açıkçası.

Sitemizin yapmaya çalıştığı şey genel hatlarıyla bu noktada devreye giriyor: Bilinmeyeni görünür kılabilmek.

Helen yazdı:Hayatın bir amacı olmalı öyle değil mi sn Admin :?:


Mutlu, uzun ve huzurlu bir hayat sürmek benim için yeterli.

İnsan sorgulayan bir varlıktır
aklının zorladığı yerde de kendi iradesi ile bir tercihte bulunur
ya kabul eder yahut red eder ...

İnsan var olduğu ırkın özelliklerini taşımaya mahkumdur
dil bu özelliklerden biridir
eğer bütün peygamberler tek ırktan gelselerdi yani tek dile sahip olsalardı
belki haklı olabilirdiniz
son elçinin dili Arapça olduğu için Kuran arapça indi
bütün çeviriler yazanın, çevirenin algısı doğrultusunda şekillenebilir
bu hükme zarar vermez ki aksine kolaylık sağlar

bir ölçü bir sınır olmadan mutlu olabileceğimizi düşünemiyorum
güç kimde ise o gücün otoritesine uymak zorundayız
büyük balık küçük balığı yer hesabı ...

İslam bilimi reddetmez zaten
ama bilim hala mısır piramitlerinin nasıl yerleştirildiğine dair bir teori sunamadı
sunduysa ben henüz rastlamadım ...
yani bilimin ulaşamadığı şeyler de var tıpkı akıl gibi
De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır(Enâm 162)

Kullanıcı avatarı
Mems
Mesajlar: 138
Kayıt: Pzr Mar 06, 2016 11:21 pm
Görüş: Yıldız Tozu
Edilen Teşekkür: 68 kere
Alınan Teşekkür: 58 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Mems » Pzr Ara 04, 2016 4:10 pm

Helen yazdı:Ateistlerin Kuranı tartışması daha muğlak hehe ...
Bence bu vicdanın tezahürüdür.
İçlerinde ki -ya hakikatse ..fısıltısını susturmak istiyorlar...

Kuran inkar edenler için der ki : Onların kalbi mühürlüdür...
gayet net öyle değil mi ...


Dinsizler dindarlar gibi düşünmezler bu konuda ya varsa diye inanmak zaten samimiyetsizliktir. Özgür düşünen bir insana gerçekleri delilleri ile sunduğunuzda kabul edecektir. Bir dindarda ise bu işe yaramaz genelde. Dünyanın bilmem kaç günde yaratıldığına sorgulamadan inanan insanlardan bahsediyoruz örnek verecek olursak, zirkonun 4.5 milyar gibi yaşı olup dünyanın en az 4.5 milyar yıl yaşında olduğu onların umurumda bile değildir. Ve sürekli hakikatin peşinde olduklarından bahsederler hakikati arayan insan mantıksız kitaplardan iyi anlamlar çıkarmaya çalışmaz. Bu kalbi mühürlü insanlar her şeyde çok zekiler, bir şu üstün zeka gerektiren kuranı anlayamamışlar.
Çoğunluk her zaman bir şeylere inanmanızı ister,çok az insan gerçekler den bahseder, çünkü gerçekler zihni rahatsız eder, ama bu haz inanmaktan daha lezzetlidir ve cesaret ister, iki türlüde yaşarsınız biri hakikatle diğeri yalanlarla biter.

Kullanıcı avatarı
Helen
Mesajlar: 38
Kayıt: Pzt Kas 28, 2016 8:50 pm
Görüş: Im Muslım Dont panıc
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 3 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Helen » Sal Ara 06, 2016 10:18 am

Mems yazdı:
Helen yazdı:Ateistlerin Kuranı tartışması daha muğlak hehe ...
Bence bu vicdanın tezahürüdür.
İçlerinde ki -ya hakikatse ..fısıltısını susturmak istiyorlar...

Kuran inkar edenler için der ki : Onların kalbi mühürlüdür...
gayet net öyle değil mi ...


Dinsizler dindarlar gibi düşünmezler bu konuda ya varsa diye inanmak zaten samimiyetsizliktir. Özgür düşünen bir insana gerçekleri delilleri ile sunduğunuzda kabul edecektir. Bir dindarda ise bu işe yaramaz genelde. Dünyanın bilmem kaç günde yaratıldığına sorgulamadan inanan insanlardan bahsediyoruz örnek verecek olursak, zirkonun 4.5 milyar gibi yaşı olup dünyanın en az 4.5 milyar yıl yaşında olduğu onların umurumda bile değildir. Ve sürekli hakikatin peşinde olduklarından bahsederler hakikati arayan insan mantıksız kitaplardan iyi anlamlar çıkarmaya çalışmaz. Bu kalbi mühürlü insanlar her şeyde çok zekiler, bir şu üstün zeka gerektiren kuranı anlayamamışlar.

Gerçek akıl sahibi evrenin boşuna yaratılmadığının idrakine varır
Bunun en çarpıcı delili kendi varlığıdır...
ama bakışta inkara şartlanmışlık varsa istediğiniz kadar delil getirin
-bunlar eskilerin masallarıdır derler...

İlk önce Kuran gerekli midir gereksiz midir
Kişi bunun cevabını vermelidir
Cevabını veremediği soruları es geçerek,kitaplara asılsız muamelesi yapmak sağlıklı değildir

Bu uzun bir süreçtir yani ...
Bir şeyi anlamak için zekaya değil daha çok tahayyül ve idrake ihtiyaç vardır
yani her akleden aynı zamanda zekidir ama her zeki akıllı olmayabilir
De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır(Enâm 162)

Kullanıcı avatarı
Mems
Mesajlar: 138
Kayıt: Pzr Mar 06, 2016 11:21 pm
Görüş: Yıldız Tozu
Edilen Teşekkür: 68 kere
Alınan Teşekkür: 58 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Mems » Prş Ara 08, 2016 10:28 pm

Cevap verilemeyen sorulara örnek verirmisiniz, ben cevap verilemeyen birşey görmedim bügüne kadar es geçilen nedir.
Çoğunluk her zaman bir şeylere inanmanızı ister,çok az insan gerçekler den bahseder, çünkü gerçekler zihni rahatsız eder, ama bu haz inanmaktan daha lezzetlidir ve cesaret ister, iki türlüde yaşarsınız biri hakikatle diğeri yalanlarla biter.

Kullanıcı avatarı
Helen
Mesajlar: 38
Kayıt: Pzt Kas 28, 2016 8:50 pm
Görüş: Im Muslım Dont panıc
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 3 kere

Re: Kuran'ın muğlaklığının kaynağı

Mesajgönderen Helen » Cum Ara 09, 2016 11:36 pm

Mems yazdı:Cevap verilemeyen sorulara örnek verirmisiniz, ben cevap verilemeyen birşey görmedim bügüne kadar es geçilen nedir.

İlk varoluşu bilimsel olarak ispat edebilir misiniz ?
Okus pokusla olmadı evren öyle değil mi ?
De ki: «Şübhesiz benim namazım da, ibâdetlerim de, dirimim de, ölümüm de hiç bir ortağı olmayan, âlemlerin Rabbi Allahındır(Enâm 162)

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 316
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 234 kere
Alınan Teşekkür: 201 kere

Re: Kuran'ın Muğlaklığının Kaynağı

Mesajgönderen AgnostikBey » Cmt Ara 10, 2016 1:04 am

Helen yazdı:İlk varoluşu bilimsel olarak ispat edebilir misiniz ?
Okus pokusla olmadı evren öyle değil mi ?


Tutarlı teoriler geliştirmeye görece yeni yeni başlıyoruz hatta yakın zamanlarda (2014) bilim insanları farklı teorileri birleştirebilen yeni bir sentez teori oluşturmaya çalışıyorlar ki, zaman boyutunu göz ardı ederek, kuantum mekanikleri ile bir matematiksel ispat da elde edebildiler.

Diyeceğim şu ki günümüzde farklı dünya milletlerinin ortak bir payda da tek derdi bu olsun Helin Hanım :)

içerik ile ilgili olarak,

http://www.evrimagaci.org/fotograf/112/5923 (evrim ağacı sitesi)

https://arxiv.org/abs/1404.1207 (link dili ingilizce)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir