Farabi & Gazali

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Mems
Mesajlar: 138
Kayıt: Pzr Mar 06, 2016 11:21 pm
Görüş: Yıldız Tozu
Edilen Teşekkür: 68 kere
Alınan Teşekkür: 58 kere

Farabi & Gazali

Mesajgönderen Mems » Pzr Haz 05, 2016 9:52 pm

Merhaba arkadaşlar bir çok forumda gazali ve farabinin arasındaki aklı ve iman konusunda fikir ayrılıkları olduğunu okudum. Sanırım gazali aklın bilimin imandan üstün olamayacağı görüşünde farabide bunun tersi zaten sonrasında ıbni sina ile devam eden bir çekişme devam etmiş. Tarihte muslumanlarim sürekli övündüğü ıbni sina gibi bilim le ilgilenen insanlar dine rağmen bilim yaptığı gorusundeyim sizler ne düşünüyorsunuz?
Çoğunluk her zaman bir şeylere inanmanızı ister,çok az insan gerçekler den bahseder, çünkü gerçekler zihni rahatsız eder, ama bu haz inanmaktan daha lezzetlidir ve cesaret ister, iki türlüde yaşarsınız biri hakikatle diğeri yalanlarla biter.

Kullanıcı avatarı
NOLAN
Mesajlar: 284
Kayıt: Pzt Eki 05, 2015 7:23 pm
Görüş: Ateist
Edilen Teşekkür: 97 kere
Alınan Teşekkür: 77 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen NOLAN » Pzr Haz 05, 2016 10:47 pm

Bilimle ilgilenen,kafasını dogmalardan kaldıran inançlı müslümanların gnostik/gizemci olduklarını düşünüyorum..Çünkü bu görüşte olan inançlı insanlar,otomatikman bilime kapı açmış olurlar..Özünde KENDİNİ TANI söylemi baz alınan bu inanca göre,bilim yapmak gayet doğaldır..
Doğada ahlak yoktur..

rumil
Mesajlar: 20
Kayıt: Sal Ara 08, 2015 9:54 pm
Görüş: Değişken
Edilen Teşekkür: 10 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen rumil » Pzr Haz 05, 2016 11:11 pm

Farabinin el medinetül fazıla adlı kitabında tanrıyı bulma yönteminin ancak felsefe ile gerçekleşebileceğini,o dönemin islam anlayışının sadece taklidi bir imandan ibaret olduğunu belirtmişdi.(insanların felsefe ile ilgilenmediğinden dert yanardı garibim,bana kalırsa da farabi deistti)
Gazali ise çok daha zeki biri olmakla beraber(yani kitaplarını okuduktan sonra kişisel görüşümdür) ortaya attığı bir nedensellik görüşü vardır bu görüş islam coğrafyasında hatta dünya da çok fazlaca tartışılmış hatta şu anda bile tam olarak çözülebilmiş değildir.
Ama şunu söylemeden geçmeyelim bu günkü teoloji gibi bir ''ilim'' var ise gazali sayesindedir.
Velhasıl 2'side çok zeki adamlardır kitapları mutlaka okunmalıdır.

Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen raskolnikov » Sal Haz 07, 2016 1:53 am

Şimdi Farabi olsun Gazali olsun, bunlar mantık, felsefeyi İskenderiye'ye bağlı okullardan, geleneklerden alıyorlar. Aslında mantık ve felsefeyi de Hristiyan Süryanilerden öğreniyor Müslümanlar. Oraları fethediyorlar çünkü. Gazali mantık ilminin gelişmesine çok katkı sağlamıştır ancak felsefe için aynı şeyi söylemez. Felsefecilerin güvenilmezliğini söyler, bunu felsefi görüşlerin çokluğuna ve temel ilkelerinin olmamasına bağlıyor. Ama mantığı doğru akıl yürütme biçiminin koşulu olarak görür.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)

Kullanıcı avatarı
Shutur Nahundi
Mesajlar: 27
Kayıt: Pzt Ağu 15, 2016 2:06 am
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 6 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen Shutur Nahundi » Pzr Kas 06, 2016 3:29 pm

Gazali haricindeki islam filozofları müslüman değildir. Özellikle İbni Sina... İbni Sina Risalet-ül Adhaviye adlı kendi yazdığı kitabında, cismani dirilişie inanmaz ve olabilirliğini de reddeder. Ona göre ölümden sonra insanların bedenlerinin dirilmesi, Peygamberlerin zihninde doğan hayali bir mit'tir, sanrıdır ve Peygamberlerin bu mit ile halkları kontrol altında tutmaya çalıştıklarını açıkça ifade eder. İbni Sina'ya göre akla uygun yaşamak cennettir, hayal aleminde yaşamak ise cehennemdir. Cennet ve cehennem, insan zihninde birer imgedir yani. Dolayısıyla yaşadığımız bu dünya hayatından başka bir hayatın olmayacağını söyler İbni Sina. Böyle biri nasıl müslüman sayılabilir?

Kullanıcı avatarı
Engse Hohol
Mesajlar: 182
Kayıt: Prş May 05, 2016 9:34 pm
Edilen Teşekkür: 17 kere
Alınan Teşekkür: 53 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen Engse Hohol » Pzr Kas 06, 2016 3:35 pm

Muhammet zamanında yaşamış hiç bir doktor, şair, ressam, kimyager veya filozofa rastlayamazsınız. İlgi ve itaat delisi narsisist kült liderleri, kendilerinin ikinci plana atılmasına neden olacak kişilere tahammül edemezler. Kimbilir belki de kaç alim kişi, Muhammed zamanında öldürülmemek için susmuştu. İslamda Altın çağ diye tanımlanan devir Muhammed zamanında değil, tam aksineMuhammed'in ölümünden sonra gerçekleşmiştir. Saklanan bilginler ve akademik kişiler Muhammed'in ölümü ile sığındıkları yerlerden tekrar ortaya çıkarak yıldızları parlamıştır. Günümüzde İslami ülkeler dünyada en geri kalmış, en çağdışı ülkelerdir. Hatta petrol zenginliği olmasa dünyanın en yoksul ülkeleride diyebilecektik. Müslümanlar tarihte islam ülkeleri içinde doğmuş aydın kişiler ve bilim adamlarından övünerek bahsederler. Zekeriya Er Razi, Ebu Ali Sina, İbn Rüşt gibi aydın kişileri örnek göstererek islam yanlış bir din olsa idi,bu gibi alim kişiler neden bunun farkında olmadı ya da "Bunca alım kişinin müslüman olması İslam'in gerçek hak dinolduğunu kanıtlamaz mı" diye avunurlar. Oysaki işin doğrusu bu kişiler İslami ülkelerde doğmuş olmalarına rağmen müslüman değildiler.

Muhammed İbn Zekeriyye Er Razi : Er Razi, İslam dünyasının yetiştirdiği ender filozof ve bilimcilerden biri olarak tanınmaktadır. Bir çok dalda 200'ü aşkın eserleri bulunmaktadır. El Havi diye bilinen tıbbi ansiklopedinin yazarıdır. Kızamık ve Çiçek hastalığının tedavisini yazan ilk bilim adamlarından biridir. Er Razi zamanında zındıklıkla suçlanmış ve felsefi eserlerinin bir çoğu yine müslümanlar tarafından yok edilmiştir. Özellikle savunduğu İslam karşıtı dini görüşleri kınanmış ve kafir olarak tanınmıştır.

Bakınız İbn Nedim, Er Razi'yi nasıl tanımlamaktadır; "Allahın varlığını tanımak, iyi ve kötüyü ayırdetmek için dinlere ve peygamberlere ihtiyaç yoktur, bu konularda akıl yeterlidir, der. Dinler ve peygamberler birbirlerini yalanlamışlardır. Onların tek ortak noktası Allahtan bahsetmiş olmalarıdır''. Din ve peygamberlik hakkındaki menfi/olumsuz görüşlerini Hiyelul Mütenebbin, Meharikul Enbiya ve Nakzul Edyan adlı eserlerinde ifade etmişti. Şu cümleleri onun bu konudaki görüşlerini özetler mahiyettedir: ''Bütün insanlar yaratılıştaneşittir. Peygamberlerin hiç bir akIi ve ruhi üstünlükleri yoktur. Mucizeler birer vakıa değil, efsanedir; tek olan ezeli hakikate aykırıdır. Savaşların çıkmasına ve insanlığın mahvolmasına dinler sebep olmaktadır. Din adamları felsefi düşüncenin ve ilmi araştırmaların en büyük düşmanı ve engelidirler. Filozofların eserleri, insanlık için mukaddes kitaplardan daha çok faydalıdır. Dine bağlı olmanın sebepleri, taklit, alışkanlık, ananecilik, tembellik, baskı ve hadiselerin meydana getirdiği korkudur." (İbn Nedim: Fihrist s.429; Ülken İslamda Felsefe Tarihi, İstanbul. 1957.C.II, s.9; Kraus(P.) A.g.e, s.295)

Razi'nın eserlerinde geçen bir diğer tümce şöyledir; ''Bütün insanlar yaradılıştan eşittir. Peygamberlerin hiçbir akli ve ruhi üstünlükleri yoktur. Mucizeler birer vakia değil efsanedir, tek olan ezeli hakikate aykırıdır. Filozofların eserleri insanlık için mukaddes kitaplardan çok daha faydalıdır''. (İslam Düşüncesinin Yapısı, Süleyman Uludağ, sy. 240.)

Razi'nin bilinen başlıca eserleri şunlardır ;
1) Hiyelul Mütenebbin : Peygamber hileleri.
2) Meharikul Enbiya : Peygamberlerin kurnazlıkları, oyunları.
3) Nakzul Edyan : Dinleri çürütmek.

İbni Sina : İslam dünyasında adından sürekli övgüyle bahsedilen bir diğer sözde islam alimi ise İbni Sina'dir. Müslümanlar İbni Sina'dan söz ederken pekte hoşnutturlar. İbni Sina tek Tanrı'ya inanan ve Muhammed'ın elçiliğini kabul eden bir bilim adamıydı. Zaten bunun aksini apaçık iddia etmesi, kendi ölüm fermanını imzalaması demekti. İslam dinini çok iyi bilen bir kişi olarak kafirliğini ilan ettiği takdirde başına gelecekleri haliyle çok iyi biliyordu. Oysa İbni Sina islamın saçmalıklarını görerek otobiyografisinde ölümden sonraki yaşam hakkında görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir; Ölümden sonraki yaşam, dinlerden öğrenilen bir kavramdır. Ölümden sonraki yaşamın gerçekliliğini kanıtlamak için dini dogmalara inanmak ve peygamber sözlerini kabul etmek mümkün değildir. (ibni sina ve teoloji by arthur arberry). İbni Sina'nın allahın huzurunda ölümden sonra dirilip hesap vermeye inanmadığını diğer felsefe tarihçileride yazmaktadır. Ona göre Muhammed, Arapları medenileştirmek isterken, bu amaçına ulaşabilmek için cesedlerin ölümden sonra yeniden dirileceğine inanma esasını ortaya atmıştır ve imanın 6 şartından 5nc'isini Ahirete inanmak olarak belirlemiştir. (islamda felsefe tarihi, T. S. Boer, sy. 102). İbni Sina bu sözleri ve düşünceleri yüzünden diğer bir islam alimi olan El Gazali tarafından kafir ilan edilmiştir.

Cabir Bin Hayyan : Müslümanların ballandıra ballandıra anlattıkları bir diğer bilim adamı. Kendisine İslam alimi denilmesindeki tek neden İslam topraklarında doğup büyümesindendir. Cabir bin Hayyan bir kimyagerdir, İslam alimi değil. Bugüne kadar Kimya dışında Eczacılık, Metalürji, Astroloji, Felsefe, Fizik ve Müzik gibi geniş alanda 400'u aşkın esere imzasını atmıştır. Bu eserlerden hiç biri İslam ve din ile ilgili değildir. Cabir Bin Hayyan'a islam alimi demek, Edison'a Hristiyan alimi ya da İshak ibn Sid'e Musevi alimi demeye benzer. Müslümanlar bilim adamlarına dini sıfat koyarak kendilerini avutan nacizhane kişilerdir. Bilimde kafirlere olan ezikliklerini bu şekilde avutmaya çalışırlar.

Müslüman topraklarda doğup büyümüş bilim adamlarına islam alimi demek, traji komik bir durumdur. İslam alimleri, İbn Sad, Tırmızı, Buhari, Müslim, İbn Hişam ve niceleri gibi tüm hayatlarını İslam dinine adamış, İslam dini hakkında eserler yazmış, hadis toplamış kişilere denir.

Harezmli Ahmed El Biruni : Britannica'nın Biruni yörebinde biografisinden alıntı'da şöyle deniliyor;
"in religion he was a shia muslim but with agnostic tendencies."
"dinde şia bir müslümandı ançıp agnostik eğilimleri ile baraber."
"agnostik eğilimleri olan şia bir müslümandı."

Biruni, elle tutarak ve gözlemleyerek veri toplamanın insana, veriyi kitaptan okumaktan çok daha fazla yarar sağladığına inanmış ve bunu uygulamıştır. Sanskrit dilinden Arapça'ya çevirdiği Potancali adlı betiğinin önsözünde "insanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik bu farklılığa dayanır" şeklinde yazmıştır.

Er Razi, İbni Sina, Cabir Bin Hayyan ve de El Biruni gibi aydın ama islam ile özdeşik olmayan düşünç edimleri savlamış kişiler, bugün halen müslümanlar arasında islam alimleri olarak bilinmektedirler. Müslümanlar yüzyıllarca bu gibi göz boyamalara, aldatmacalara kanarak dinlerini tasdik etmektedirler. islam dini, üstteki anlattığım bilgin kişilerin dinden uzaklaşarak bilime doğru yönelmesi ile altın çağını yaşamıştır. Cabir bin Hayyan bile Sokrates'den söz ederken Filozofi'nin anası ve babasıdır demiştir. Günümüzün müslümanları gibi Kuran'da keramet aramamıştır. Müslümanlar islam alimi ve müslüman topraklarda yaşamış bilim adamlari arasindaki farki bilmezler. Onlara gore hepsi birer Islam alimidir. Bugün hıristolar hiç bir zaman Thomas Edison, Graham Bell, Clerk Maxwell gibi bilim insanlarını kalkıpta Hristiyanlığa yamamazlar. Çünkü böyle bir işe kalkıştıklarında ne kadar komik duruma düşeceklerini bilirler. Siz hiç Hristiyan alimi, ya da Budist bilgini diye adlandırılan bir bilim adamı işittiniz mi? Oysaki müminler kendi topraklarında yetişen, kendi ülkelerinde büyüyen tüm bilgin kişileri islam ile adlandırmışlardır. Bu kişilerin yaptıkları başarılı icraatleri islama dayatırlar, kur'an'a dayandırırlar ve bundan islam adına kredi kazandıklarını sanırlar. Bu da islam dininin mümin beyinlerini ne kadar körelttiğini açıkca gözler önüne sermektedir.

İslam dünyasından ünlü kişiler çıkmıştır elbette ama bu çıkışların ve ünlenmelerin temelinde zerre kadar islamiyet yoktur. Üstelik bunların içinde safkan bir arapa da rastlayamazsınız. Biruni, Farabi, İbni Sina Türk'tür. Razi araplaştırılmış bir berberidir. Ayrıca tüm bu kişiler islam dışı veya tamamen dinsiz idiler, öyleki kafir addedilmişlerdir. Müminler bir yandan bunlar ile övünürler bir yandan da bunları kafir ilan eden Gazzali ile övünürler. Bunların ne yeyip içtikleri belli değil. Üstelik bilim dünyasında bu adı geçen ünlüleri bugün kimsenin çüküne takmadığı da cabasıdır. Çünkü bunların çoğu Aristo ve öteki Yunan düşünürlerinin yapıtlarını çevirerek en fazla ikincil bir konuma gelebilmişlerdir. Örneğin Farabi'nin nick adı Üstadı Sani dir. Yani iknci Aristo. Gerçekte müslümanların enbüyük alimleri Gazali'dir ve onun da enbüyük kuramı götlerin nasıl silineceği'dir. 3 tane yassı taş kullanarak ve duvar kenarında çömelmiş halde öksürerek olayıdır.

Kullanıcı avatarı
Tumagü İskicap
Mesajlar: 81
Kayıt: Cum May 06, 2016 3:01 pm
Görüş: Panenteist
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 31 kere

Re: Farabi & Gazali

Mesajgönderen Tumagü İskicap » Cum Ara 02, 2016 7:46 pm

Farabi ve İbni Sina'nın Tanrı'ya inanmama görüntüleri yoktu ama inandıkları Tanrı'nın Gazali'nin Tanrısı ile aynı Tanrı olmadığını herkes anlayabilmektedir. İbni sina, ebeveyn soyağacından doğum sayesinde inanılan kültürel Tanrı inancını gerçek bulmadığını kitaplarında yazmıştır. Kadıköy metro'dan indikten sonra, ptt'nin arkasındaki kitapçılar hanında İbni sina kitaplarını bulabilirsiniz.

Normal şartlar altında ergen bir çocuk, ailesinin dini dışında kendi iradesiyle başka bir din seçmez, seçmesi olanaksızdır neredeyse. Eğer dünyada tek doğru din varsa, bu ergen çocuk, ailesinden aldığı kültürel din sayesinde talihli bir kul olmuş olacaktır. Fakat diğer ergen çocuklar cezalandırılmış olacaktır. Dini talih kuşuna rastlamak için ebevenylerin dini önemli oluyor bu talih kuşu mantığında, ki dünyadaki ilahi dinlerin üçü de bu mantıkla ilahiyat düzeni oluşturmuşlardır. Fakat anlaşılıyor ki bu durumda Tanrı'nın takdiri - Tengerin Boşig olmuyor, tamamen kültürel şans etkin oluyor.


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir