Muhammed İnançlı mıydı?

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: Muhammed İnançlı mıydı?

Mesajgönderen raskolnikov » Pzt May 16, 2016 7:11 pm

AgnostikBey yazdı:Ben Kavgam'ı bitir(e)medim. Ancak tam olarak söz konusu yer şöyle geçmekteymiş, "İsa, Yahudi milleti hakkında beslediği kanaatini hiçbir zaman gizlememiştir. Hatta gerektiği zaman insanlığın düşmanı olan bu Yahudileri Tanrı'nın mabedinden kırbaçla kovmuştur. Her zaman olduğu gibi Yahudi o zaman da 'dini' iş yapmak için bir vasıta kabul ediyordu, işte bu yüzdendir ki İsa çarmıha gerilmiştir."

Yani Hitler'e göre İsa mazlum değil, tanrının bekçisi görevinde gibi. Tam Hitler'e göre bir tutum açıkçası :)

...

Muhakkak öyle. Bir de insani dürtüler ve içgüdüler de ön planda inanç kavramında. Bu sebepten örneğin en sapıkça ve farklı fikirler birden çıkıveriyor ağızlarından; ekranlarda olsun, topluluk önünde olsun.


Okuduğum yeri yanlış hatırlamışım, haklısınız Hitler gibi birisine göre İsa mazlum olamaz :lol:

Evet sapıklığı meşrulaştırmak var. Kişi iki yönden de kendisini aklayabiliyor. Birincisi, kızı yaşında biriyle evlenip "dinen helal" diyerek bunu yapıyor. Çünkü erkek egemen yapıyı din bizzat meşrulaştırıyor ve bu uygulamada aykırı örneklere kadar varabiliyor. Diğer yandan "tamam günah işliyoruz ama inanıyoruz da" tutumu var. Buda bir nevi günah çıkartma ve en azından içinden tanrıyı takdir ederek kendini rahatlatma eylemi. Bir çok kez buna şahit oldum. Her gün içen, camiye yolu düşmeyen arkadaşım çıkıp bana karşı en hararetli din savunucusu olabiliyor. Birde tabi politik açıdan insanları meşrulaştıran yönü daha da tehlikeli. İnanan kişi yapılan işe, politikaya değil, adamın inancına bakıyor. Bizden diyor ve meşrulaştırıyor.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 328
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 236 kere
Alınan Teşekkür: 206 kere

Re: Muhammed İnançlı mıydı?

Mesajgönderen AgnostikBey » Sal May 17, 2016 1:44 am

Bir sosyolog olarak Asch Deneyi'ni biliyorsundur. Benim ise geçtiğimiz aylarda evrim ağacı sitesi sayesinde bilgim oldu. Ülkemizde ve inanç yüzdesi yüksek toplumlarda da prensip, bir uyum hali olması açısından, buna benzer işliyor olmalı. Yani etraftaki herkes bir "tanrı" var diyorsa o tanrı olmalıdır (!). Bu, firavun'un da birçok kereler yinelediği gibi "nasıl bir ailede hayata başlıyorsak ona göre inancımız şekilleniyor" fikrini de destekliyor. Aile içerisinde uyum kadar daha doğal bir şey olamaz sanırım. Bu sebeplerden dolayı farklı görüşlere sahip bireyler olup standartlara uymayarak büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Bunu bizlerden iyi kimse bilemez zaten.

https://www.youtube.com/watch?v=ZMqm8yAahYA

Genel olarak bu bağlamda Arapların her daim her şeye inanmaya meyilli bir topluluk olmasından da yola çıkarak, bir uyum hali olması gerekliliğinden, Muhammed Mustafa kalkıştığı işe mutlaka inanıyordu görüşü tutarlı bir yaklaşım olacaktır diye düşünüyorum.

raskolnikov yazdı:İnanan kişi yapılan işe, politikaya değil, adamın inancına bakıyor. Bizden diyor ve meşrulaştırıyor.

Yazdıklarınla ilgili olarak, videonun sonlarına doğru denek olan kişi cevap verirken artık düşünmüyor bile. O kadar rahat ki :)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
raskolnikov
Mesajlar: 128
Kayıt: Sal Mar 22, 2016 6:07 am
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 49 kere
Alınan Teşekkür: 54 kere

Re: Muhammed İnançlı mıydı?

Mesajgönderen raskolnikov » Sal May 17, 2016 8:01 pm

Evet AgnostikBey, bu deneyi biliyorum ve tıpkı çoğu sosyal psikoloji deneyleri gibi grubun birey üzerindeki etkisini açıkça kanıtlıyor.

Fransız sosyolog Bourdieu "habitus" kavramı geliştirdi. Yani aslında insanın toplum tarafından kabul görmesi için yaptığı eylemleri ifade eder. Böylece toplumsal yapılar her gün yeniden üretilir. Bu kavramda önemli olan vurgu kişinin yaptığı eylemi çokta hesaplamadan yapmasıdır. Çoğu zaman sadece yapılan iş değil, düşüncenin kendisi bir amaç olmaktan çıkar ve araçsallaştırılır. O kadar ki modern toplumda düşünceyi çok överiz ancak onda bile bence bir araçtır hala düşünce. Bilim, teknoloji, insandan çok devletlerin çıkar ilişkilerine, şirketlerin kar mantığına göre dizayn edilir. Bu makro ölçekli tespitler ile habitus gibi mikro düzeydeki tespitlerle gayet uyumlu. Burada sosyal yapının üzerine belirli çıkarımlar söyleyebiliriz. Aslında toplum için yaşamak düşünmekten daha önemlidir. Bu evrimsel psikolojiyle gayet uyumlu bir açıklama olur. Düşünmenin çıkış nedenleri filozoflar yetiştirmekten ziyade toplumsal pratikleri sağlamak içindi. sanırım bu kalıtımsal bir etkiyle halen çok güçlü bir biçimde devam etmektedir. Yani rasyonel toplumdan ziyade, irrasyonel ve düşünceyi araçsallaştıran toplumun varlığını düşünmek, sadece modern kapitalist toplumun eleştirisi için değil; bizzat toplumun var olmasından bu güne geçerlidir diye düşünüyorum.

Sizinde dediğiniz gibi bizim gibi sorgulayan ve aykırı bireylerin sıkıntısı ortada. Farkında olmanın bedelini yaşıyoruz sanırım :) Dinci mantığın nefretini çekmek için bundan büyük neden olamaz. Sonuçta otoriteye ve egemen ahlaka karşı bir çıkış onların en korktuğu şey..

Muhammedin var olma sebeplerinden birisi mevcut toplumunda isteğiydi sonuçta. Toplum, özellikle o çağın Arap toplumu (günümüzde de pek bir şey değişmedi) inanmak için yaşıyor gibi adeta. İnanç bu denli önemli ve gerekli. Bu koşullar altında peygamberlik kurumunun var olması zihinlerde zaten mevcut. Bu psikolojik atmosfer içinde bir insanın rüyasında kendisine vahiy geldiğine inanması gayet olası görünüyor.
Büyük idealler uğruna önce küçük bir azınlık savaşım vermiştir. (Einstein)


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir