Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen cernomirdin » Pzr Nis 03, 2016 8:25 pm

Semaları ve gökleri yaratması gibi,sizin renklerinizin ve dillerinizin farklı olmasıda Allahın ayetlerindendir(RUM 22 KURAN)
Kuran hem geçmiş peygamberleri hemde Muhammedi sadece tek kavmin peygamberi olarak sunar.Yani Musa sadece İsrail kavminin,Hud sadece AD kavminin Muhammed de sadece Arap kavminin peygamberidir.
Kuran peygamberlik olayını dil kavim ayrışmasına bağımlı görmektedir ve Muhammed bunun istisnası değildir.
İbrahim suresi 4 nolu ayette,HER PEYGAMBERİN SADECE KENDİ DİLİNİ ANLAYABİLEN KENDİ KAVMİNE YOLLANDIĞI şeklinde bir anlam vardır.
http://www.kuranmeali.org/14/ibrahim_suresi/4.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Yani hiç bir peygamber kendi dilini bilmeyenlere gönderilmiyor.Böylece her peygamber sadece kendi dilini anlayan kendi kavminin peygamberi olabiliyor.Yani peygamberin diliyle sorumlu tutulacak kavmin dili aynı olmalıdır.Farklı olmamalıdır.
Bu sebeple Rad suresi 7 nolu bütün kavimlerin her birinin ayrı bir peygamberi olmalıdır diyor.
Ona bir mucize indirilseydiya derler.Sen sadece uyarıcılardan birisin ve bütün kavimlerin her biri için ayrı bir peygamber vardır(RAD 7 KURAN)
...deki ben sadece bir uyarıcıyım,bir kavim için,inansınlar(ARAF 188 KURAN)
Bunun örneklerine bakarsak konu daha iyi anlaşılır;
Ve andolsun ki; Nuh'u kendi kavmine(kavmihi-قَوْمِهِ) gönderdik.Muhakkak ki ben, sizin için ifadesi açık ve kesin bir uyarıcıyım dedi(HUD 25 KURAN)
Ad kavmi inkar etti.Hud un kavmi Ad uzak kaldı rabbinden(HUD 60 KURAN)
Ve Ad kavmine kardeşleri Hud dediki,ey kavmim(ya kavmi-يَا قَوْمِ)-HUD 50 KURAN
ve Salih Semud kavmine dediki ey kavmim(HUD 61 KURAN)
Medyene gönderdiğimiz,Şuayb dediki ey kavmim(ya kavmi-يَا قَوْمِ)-ARAF 85 KURAN
Onlara şu haberini oku:hani Nuh kendi Kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim!(ya kavmi-يَا قَوْمِ )-YUNUS 71 KURAN
Sonra onun ardından peygamberler gönderdik,her birini kendi kavmine(ilâ kavmi him-إِلَىٰ قَوْمِهِمْ)...(YUNUS 74 KURAN)
Muhammed de bunun istisnası değildir.
Muhammed'de sadece tek kavme ve tek dile özeldir.
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Ve biz onlara senden önce bir uyarıcı/peygamber yollamadık,kitaplarda vermedik(SEBE 44 KURAN)
"Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz diye;(enam 156-157)
Ve peygamber şöyle diyecek;ey rabbim kavmim bu Kuranı terk etti(FURKAN 30 KURAN)
Diğer kavimlere hiç değinmiyor,görüldüğü gibi.Diğer kavimler tamamen peygamberin kapsam alanı dışında.
O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN)
Görüldüğü gibi;bütün kavimler ondan sorumludur demiyor.
Kitabı sana yollayışımızın bütünü,kendi içinde bölünmüş olan bir kavmin sorunlarını çözmenden ibarettir(NAHL 64 KURAN)
Bu ayette Kuran kendisinin bütün amacının;tek kavmin sorunlarını çözmekten ibaret olduğunu söylüyor açıkça.
Kuran,bir kavim için arapça düzenlendik ki,bilsinler(FUSSİLET 3 KURAN)
http://www.kuranmeali.org/41/fussilet_suresi/3.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Bütün kavimler içindir demiyor ayet.Ve Türkçe tercümelerde bu ayetteki Lİ KAVMİN(li kavmin-لِقَوْمٍ) ifadesi görmezden gelinir.Tercümanların bu kelimeyi özenle atlamaları,Kuranın tek kavme özel oluşunu anladıklarını ve örtbas etmeye çalıştıklarını gösteriyor.Oysa bu bile başlı başına haksızlıktır.Çünkü her Arap bu ayeti okurken TEK KAVİM İÇİNDİR(li kavmin-لِقَوْمٍ) sözünüde açıkça okumuş oluyor.Ama tek kavim içindir sözünü bizlerden tercüme hileleriyle saklayabiliyorlar.Ve Araplarda tek versiyon Kuran olduğu halde,bizde birbirine uymayan ve tercüme hileleriyle dolu 40 taneden fazla Kuran meali var.Bu Arap olmayanlara yapılmış bir haksızlıktır.
Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Şimdi bu ayeti Japonlara uygulayın;ey japonlar,Kuranı anlayabilesiniz diye Arapça indirdik.
Ve andolsun; onlara bir kitap getirdik,bir kavmin inanması için(ARAF 52 KURAN)
(li kavmin yu'minûne-لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ)
...ayetleri ayrı ayrı açıklıyoruz bir kavmin bilmesi için(ARAF 32 KURAN)
(li kavmin ya'Alemûne-لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ)
Sen ders aldın demesinler diye,onu beyan ediyoruz,bir kavim için,bilsinler(ENAM 105 KURAN)
..âyetleri birer birer, detayları ile açıkladık,bir kavim için(li kavmin-لِقَوْمٍ) bilsinler(ENAM 97 KURAN)
...Allahın hükümleri,bir kavmin kesin inanması için(MAİDE 50 KURAN)
(li kavmin yûkınûne-لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ)
..Allah hdudutlarını açıklıyor,bir kavim(Li kavmin-لِقَوْمٍ) için,bilsinler(BAKARA 230 KURAN)
...biz ayetleri açıkladık,bir kavim için(li kavmin-لِقَوْمٍ) yakin olsunlar diye(BAKARA 118-KURAN)
**************
EĞER KAVMİN PEYGAMBERİ O KAVMİN KENDİ DİLİNDEN VE KENDİ İÇİNDEN DEĞİLSE BU DURUM PROBLEMLİ BİR DURUMDUR-KURAN BU DURUMUN ARIZALI OLACAĞINI SÖYLÜYOR:
Eğer onu Arapça kılmasaydık,neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
http://www.kuranmeali.org/41/fussilet_suresi/44.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Peki ya Türkler deseki neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe inmeyen kitap olumu hiç deseler?Ayet Türklere bu itiraz hakkını tanıyor.
Kuranın Arap olmayanlara değilde Araplara indiği çok açıktır;
Biz onu Arap olmayanlara indirseydik(Şuara 198 KURAN)
Gelip onlara okunsaydı ona inanmayacaklardı(Şuara 199 KURAN)
Yani bir kavmin sorumlu olacağı kitabı o kavmin kendi dilinde indirmemek,o kavimden olmayan birine indirmek sakınca yaratırdı.
Andolsun ki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. İma ettikleri o kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.(NAHL 103 KURAN)
Arapça dışı bir dilin Araplarla muhatab edilmesine tahammül olmadığını gösteren bir ayettir Nahl 103 nolu ayeti.Yani Arap yabancı dildeki dini mesajla muhatab edilmemeli kısmına iyi değiniyor.
Korunsunlar diye pürüzsüz Arapçadır,başka değil(ZUMER 28 KURAN)
Allah her bir kavme başka değil,sadece o kavmin kendi dilinde seslenir.O kavimden olan bir peygamberle bunu yapar(İBRAHİM 4 KURAN)
http://www.kuranmeali.org/14/ibrahim_suresi/4.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Böyle bir Tanrı Türk kavminede Türkçe inen bir kitapla ve Türk bir peygamberle seslenmek isteyecektir.Türk olmayan bir peygamberle yada Türkçe inmeyen bir kitapla değil.Kuran’ın anlattığı Tanrı böyle bir Tanrıdır.
İbrahim suresi 4.ayetin esas tercümesi yukardaki gibidir.Ama dinciler bu haliyle çevirmeyip ikincil anlamıyla çeviriyorlar ayeti.Ve aşağıdaki gibi veriyorlar:
Biz peygamberleri başka değil,sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin(İbrahim 4-Kuran)
Onların tercümesinde bile peygamberin kendi dilini anlamayan yabancı kavimlere değil sadece kendi dilini anlayan kendi kavmine gönderildiği çok açıktır.Yani peygamberin diliyle sorumlu tutulacak kavmin dilinin aynı olması gerektiği onların tercümelerinde bile açıkça görülüyor.
Kuran peygamberliği kavimsellikle sınırlıyor.Eğer o tek kavme özel olmasaydı yukardaki ayetlerin Kuranda olması tamamen anlamsız ve boşuna olurdu.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 87 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen Lexion » Pzt Nis 11, 2016 1:18 am

Merhaba,

Öncelikle çalışmalarınız ve ayırdığınız vakit için teşekkür ediyorum. Kendimce bulduğum yanlışlarınızı sizlerle paylaşmak istiyorum, size göre yanlış ya da doğru olduklarını, rasyonel bir biçimde belirtirseniz sevinirim.

İlk dikkatimi çeken Araf 188 oldu. Ayet tam olarak şöyle:

De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'

Burada sizin anlamını çıkartmak istedeiğiniz bir tek kavime gönderdik çıkmıyor maalesef. Farklı bir anlamı var.

Sonrasında Ra'd 7:

İnkarcılar, 'Ona bir mucize inmeli değil miydi,' diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her toplum için bir Yol Gösterici vardır.

Siz kimin çevirisini kullanıyorsunuz bilmiyorum ama hatanız var burada da keza. Olay "ve bütün kavimlerin her biri için ayrı bir peygamber" değil, yazıldığı gibi "her toplum için bir yol gösterici vardır". Bir atasözü gibi neredeyse.

Tamamını okuyamadım böyle yanlışlıklar olunca mazur görün. Yavaş yavaş diğerlerini de eğer bir yanlışınız varsa kendimce açıklamaya çalışacağım.

Sevgiler.
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen cernomirdin » Sal Nis 12, 2016 3:18 pm

Lexion yazdı:Merhaba,

Öncelikle çalışmalarınız ve ayırdığınız vakit için teşekkür ediyorum. Kendimce bulduğum yanlışlarınızı sizlerle paylaşmak istiyorum, size göre yanlış ya da doğru olduklarını, rasyonel bir biçimde belirtirseniz sevinirim.

İlk dikkatimi çeken Araf 188 oldu. Ayet tam olarak şöyle:

De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'


Burada sizin anlamını çıkartmak istedeiğiniz bir tek kavime gönderdik çıkmıyor maalesef. Farklı bir anlamı var.

Araf Suresi 188.ayette TEK KAVİM İÇİNDİR(li kavmin-لِقَوْمٍ) sözü geçiyor.Li KAVMİN(لِقَوْمٍ) açıkça tek kavim içindir anlamına gelmektedir.Bu durumda nasıl oluyorda TEK KAVİM İÇİNDİR anlamı çıkmıyor?
http://www.kuranmeali.org/7/araf_suresi/188.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Lİ=İÇİN anlamına gelir,KAVMİN=tek kavim anlamına gelir.Kelimenin ayetteki orjinalide şöyledir=(لِقَوْمٍ)
Tek kavim içindir derken;tek kavim için değildir mi demek istiyor sence? :roll:
Ve bunu İbrahim Suresi 4.ayetle karşılaştırın lütfen;
İbrahim suresi 4 nolu ayette,HER PEYGAMBERİN SADECE KENDİ DİLİNİ ANLAYABİLEN KENDİ KAVMİNE YOLLANDIĞI şeklinde bir anlam vardır.
http://www.kuranmeali.org/14/ibrahim_suresi/4.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Yani bir peygamber zaten kendi dilini anlayan kendi kavmi için yollanıyor.Kendi dilini anlamayan ve kendi kavmi olmayan için değil.Ve buna diğer ayetleride ekle:
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Görüldüğü gibi sadece tek kavim deyip bırakmıyor,o tek kavmin özelliklerinide sayıyor.
Lexion yazdı:Sonrasında Ra'd 7:

İnkarcılar, 'Ona bir mucize inmeli değil miydi,' diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her toplum için bir Yol Gösterici vardır.


Siz kimin çevirisini kullanıyorsunuz bilmiyorum ama hatanız var burada da keza. Olay "ve bütün kavimlerin her biri için ayrı bir peygamber" değil, yazıldığı gibi "her toplum için bir yol gösterici vardır". Bir atasözü gibi neredeyse.

Ayetin Arapça metnini kullanırım.Kendim çeviririm.Diğer çevirileride gözden geçiririm.
Rad 7.ayette ve Lİ KULLİ KAVMİN(وَلِكُلِّ قَوْمٍ) kelimesi geçer.Yani bütün kavimlerin her biri için anlamına gelen bu kelimeler ayette açıkça bulunuyor.
http://www.kuranmeali.org/13/rad_suresi/7.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Bütün kavimlerin her biri için ayrı bir uyarıcı vardır(Rad 7-Kuran) ve Her kavmin uyarıcı peygamberi o kavmin kendi içinden ve kendi dilinden olmalıdır(İbrahim 4-Kuran).Bu ikisini kafanda birleştirirsen fazla bir problem kalmaz.Olayı daha iyi anlarsın.
Ve Muhammed de tıpkı öncekiler gibi kendi kavmi için gönderilmiştir:
Sonra onun ardından peygamberler gönderdik,her birini kendi kavmine(ilâ kavmi him-إِلَىٰ قَوْمِهِمْ)...(YUNUS 74 KURAN)
Onlara şu haberini oku:hani Nuh kendi Kavmine şöyle demişti: “Ey kavmim!(ya kavmi-يَا قَوْمِ )-YUNUS 71 KURAN
Muhammed de bunun istisnası değildir.
Muhammed'de sadece tek kavme ve tek dile özeldir.
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Ve Muhammed diğer kavmilere hiç değinmeyecek mahşer günü;
Ve peygamber şöyle diyecek;ey rabbim kavmim bu Kuranı terk etti(FURKAN 30 KURAN)
Diğer kavimlere hiç değinmiyor,görüldüğü gibi.Diğer kavimler tamamen peygamberin kapsam alanı dışında.
O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN)
Görüldüğü gibi;bütün kavimler ondan sorumludur demiyor.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 87 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen Lexion » Sal Nis 12, 2016 3:46 pm

Li Kavmin kısmı için: Bakın burada şunu atlıyorsunuz. Bu bir cümle. Sıfatları bilmem nesi olan bir cümle. Meali şöyle ki;

De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'

Siz burada sadece 'bir topluma' kısmını alıyorsunuz. Ancak başında sonunda (artık Arapça'da nasıl bir tamlama var bilemiyorum ama Türkçe'de biliyorum, sizlerde biliyorsunuzdur) bir belirleyeni oluyor. Yani aslında bir toplum evet ama şöyle bir toplum;

De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'

Bu kısmı umarım anlatabilmişimdir.

İbrahim 4 kısmı için: İbrahim 4'ü doğru anlıyor, yanlış yorumluyorsunuz. Meali şu şekilde;

Biz her elçiyi ancak halkının diliyle göndeririz ki onlara bildirebilsin. ALLAH dileyeni/dilediğini saptırır, dileyeni/dilediğini de doğruya ulaştırır. O, Güçlüdür, Bilgedir.

Siz İngilizce bilmeseniz ve İngiliz bir peygamber size kendi dinini anlatabilir mi? Arapça bilmeyen bir kavim, Muhammed'in konuşmalarını anlayabilir mi? Bence anlayamaz. Bu yüzden onlara göre bir kavime, topluma, peygamber gönderildiği zaman o toplumun dilini bilen ve toplumu anlayan kişi seçiliyordu.

Sonrasında yazdığınız 'tek kavim' örnekleri ile bir bağ göremiyorum bahsettiğimiz argümanla alakalı, yorum yapmıyorum o yüzden. Ve ek olarak Rad kısımlarında neler bahsettiğiniz konusunu anlayamadım biraz daha az renkli ve daha düzenli yazarsanız rahat okuyabilirim, böyle göz yoruyor ve okuyası gelmiyor insanın. Mesela Yusuf 2'de yine bir kavim olayında hataya düşmüşsünüz. Meali 'Bilen bir topluluk için, Arapça bir Kuran olarak ayetleri açıklanmış bir kitaptır.' olan ayette yine tüm anlamlar açık sanırım. Arapça bilen bir topluluk için, Arapça bir Kuran indirilmiştir.

Sevgiler
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen cernomirdin » Sal Nis 12, 2016 7:06 pm

Kuran bir kavim içindir deyip bırakmıyor.O bir kavmin özelliklerinide sayıyor.Ve burada önemli olan bir kavim içindir demesidir.Bütün kavimler içindir demiyor.Ve o bir kavmin özelliklerine bakalım.(Tabii Türkçe tercümelerde Lİ KAVMİN sözü yani bir kavim içindir sözü özenle saklanmaktadır.Oysa her Arap o ayetleri TEK KAVİM İÇİNDİR şeklinde okur ve ayetlerdeki Lİ KAVMİN sözünü açıkça görür.Hatta eski Araplar ve günümüzdeki bazı Araplar onlara AYETÜL KAVM derler.Yani kavim ayetleri.)
İşte o tek kavim;
1-Arapça indirilmeseydi neden dilimizde indirilmedi diyecek olan bir kavim:
Eğer onu Arapça bir Kuran yapmasaydık neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan bir Kuran olurmu hiç derlerdi(Fussilet 44-Kuran)
Peki ya Türkler deseki neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe inmeyen kitap olumu hiç deseler?Ayet Türklere bu itiraz hakkını tanıyor.
2-Muhammed'den önce ataları uyarılmamış bir kavim;
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
(Ahhh,bütün kavileri uyarman için demeyi unutmuş olmalı) :lol:
Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
3-Arapça olanı anlayan Arapça olmayanı anlamayan bir kavim:
Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Şimdi bu ayeti Japonlara uygulayın;ey japonlar,Kuranı anlayabilesiniz diye Arapça indirdik.Görüldüğü gibi Araplardan başkasının anlayıp anlamaması hiç umursanmıyor.Kuranın Arap olmayanlara değilde Araplara indiği çok açıktır.
Korunsunlar diye pürüzsüz Arapçadır,başka değil(ZUMER 28 KURAN)
O halde Türklerin korunması içinde pürüssüz Türkçe bir kitap inmelidir.Japonların korunması içinde pürüssüz Japonca bir kitap inmelidir.
Tek kavim dedikten sonra;o tek kavmin Arapça konuşan Arap Kavmi olduğunu,öteki kavimler olmadığını ayetler böyle apaçık ortaya koyuyorlar.
...ayetleri ayrı ayrı açıklıyoruz bir kavmin bilmesi için(ARAF 32 KURAN)
(li kavmin ya'Alemûne-لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ)
Ve İbrahim 4 ayetinin gerçek tercümesi aşağıdaki gibidir aslında:
Allah her bir kavme başka değil,sadece o kavmin kendi dilinde seslenir.O kavimden olan bir peygamberle bunu yapar(İBRAHİM 4 KURAN)
http://www.kuranmeali.org/14/ibrahim_suresi/4.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
(Böyle bir Tanrı Türklere de Türkçe inmeyen bir kitapla seslenmek istemeyecektir.Türklere Türk kavminden olmayan bir peygamberle seslenmek istemeyecektir.)
Ama dinciler bu haliyle çevirmeyip ikincil anlamıyla çeviriyorlar ayeti.Ve aşağıdaki gibi veriyorlar:
Biz peygamberleri başka değil,sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin(İbrahim 4-Kuran)
Onların tercümesinde bile peygamberin kendi dilini anlamayan yabancı kavimlere değil sadece kendi dilini anlayan kendi kavmine gönderildiği çok açıktır.Yani peygamberin diliyle sorumlu tutulacak kavmin dilinin aynı olması gerektiği onların tercümelerinde bile açıkça görülüyor.
En son cernomirdin tarafından Cum Nis 15, 2016 1:26 am tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 305
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 230 kere
Alınan Teşekkür: 199 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen AgnostikBey » Çrş Nis 13, 2016 3:26 am

cernomirdin yazdı:Li KAVMİN (لِقَوْمٍ) açıkça tek kavim içindir anlamına gelmektedir.Bu durumda nasıl oluyor da TEK KAVİM İÇİNDİR anlamı çıkmıyor?

Lexion yazdı:De ki: 'ALLAH'ın dilediğinden başka ben kendime ne bir yarar ne de bir zarar veremem. Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluma bir müjdeci ve uyarıcıyım.'


Mantıklı bir akıl yürütme Lexion ve doğrusu da düşündüğün gibi. Arapça'da isimler nekre ve marife olarak iki çeşide ayrılmakta. Burada geçen li kavmin (لِّقَوْمٍ) ifadesindeki kavim ismi nekredir. Yani belirsizdir, cins ismidir. Belirli tek bir kavme seslenilmesi amaçlansaydı isim harf-i tarif denilen elif-lam(ال) takısı (bir nevi"the" olarak düşünülebilir) ile marife yani belirli hale getirilmeli ve sonundaki tenvin (مٍ) tek harekeye (مِ) düşmeliydi. Ayrıca ayette geçen kelimede bırakın tek anlamını, bir bile yok gerçekte. Meallerde Türkçe'nin dil yapısına uygun olsun, rahatça anlaşılsın diye eklenmiştir o ifadeler. Sen irdelemesen ben de dikkat etmeyecektim açıkçası. Üyemizin iddiaları geçersizdir; bundan sonra daha dikkatli olmalıyım anlaşılan.

(*) Ayrıca konuyla ilgili olarak Sebe suresi 28. ayeti nettir,

"Biz seni ancak tüm insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Velâkin insanların çoğu bilmezler."

(**) Veda Hutbesi'nden,

"Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır."
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen cernomirdin » Prş Nis 14, 2016 8:18 pm

AgnostikBey yazdı:Mantıklı bir akıl yürütme Lexion ve doğrusu da düşündüğün gibi. Arapça'da isimler nekre ve marife olarak iki çeşide ayrılmakta. Burada geçen li kavmin (لِّقَوْمٍ) ifadesindeki kavim ismi nekredir. Yani belirsizdir, cins ismidir. Belirli tek bir kavme seslenilmesi amaçlansaydı isim harf-i tarif denilen elif-lam(ال) takısı (bir nevi"the" olarak düşünülebilir) ile marife yani belirli hale getirilmeli ve sonundaki tenvin (مٍ) tek harekeye (مِ) düşmeliydi. Ayrıca ayette geçen kelimede bırakın tek anlamını, bir bile yok gerçekte. Meallerde Türkçe'nin dil yapısına uygun olsun, rahatça anlaşılsın diye eklenmiştir o ifadeler. Sen irdelemesen ben de dikkat etmeyecektim açıkçası. Üyemizin iddiaları geçersizdir; bundan sonra daha dikkatli olmalıyım anlaşılan.

İyide kavmin kelimesi tekildir.kavm değil kavmin diyor.Kavm değilde kavmiN dediğinde;kelimenin sonundaki NUN harfi direk tekillik anlamı veriyor.NUN harfinin sonda olmasının tekillik kattığını bilmiyormusunuz?Ve Lİ hem kuranda hemde günümüz Arapçasında İÇİN anlamına gelir.Lİ EBUK(babam için),Li KAVMİN(bir kavim için),Lİ TUNZİRE(uyarman için).Onun içindirki bütün tercümanlar Lİ geçen her yerde İÇİN kelimesini kullanmışlardır.Lİ MAZA ne için anlamına gelir.Lİ=İÇİN,MAZA=NE&Lİ-MAZA=NE İÇİN.Yani eğer Lİ vurgusu İÇİNdir anlamına gelmezse;ortada ne Kuran kalır nede Arapça kalır.Yüzlerce ayette Lİ vardır ve hepsinde İÇİN anlamına gelir.Lİ vurgusunu çıkardığınızda ayetler anlamsızlaşır ve İÇİN anlamına gelen hiç bir kelime kalmaz.İmam Hatip 1.sınıf öğrencisine bile sorsanız;o bile 5 kuruşluk zayıf Arapçasıyla Lİ demek İÇİN demektir cevabını verir size.Günlük dildede Lİ vurgusu en çok kullanılan vurgulardandır.Lİ vurgusuna İÇİN anlamı vermezseniz;Arapçadan NE İÇİN/NİÇİN(Lİ-MAZA) sorusunu kaldırmış olursunuz.Dil kullanılamaz ve anlaşılamaz hale gelir.Arap dilini hiç ama hiç bilmiyorsunuz malesef.Ve Bu Kuran bir kavim için Arapçadır...(Fussilet 3-Kuran) denilerek kavim kelimesi Arapça kelimesiyle birleştirilmiştir.Bir kavim için Arapçadır dediğinde hangi kavmi anlıyorsunuz?Alman kavmi için Arapçadır şeklindemi anlıyorsunuz?
Ve kavmin ne olduğunu söylüyor Kuran;
Her kavme başka değil,sadece o kavmin kendi diliyle sesleniriz.O kavimden olan bir peygamberle sesleniriz.Böylece onlara anlatabilir(İbrahim 4-Kuran)
Biz peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin(İbrahim 4-Kuran)
Bu ayetten kavmin ne olduğunu anlayamıyormusunuz?Dil ayrımına ve etnik ayrıma dayalı bir kavram olduğunu anlamıyormusunuz?Bu ayetten her peygamberin sadece kendi dilini anlayan kendi kavmi için peygamber olabildiğini,yabancı kavimler için peygamber olamayacağını anlayamıyormusunuz?
Artı bir kavim diyerek bırakmamışki Kuran.O kavmin özelliklerinide saymış;
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
(Ahhh,bütün kavimleri uyarman için demeyi unutmuş olmalı)
Ve Yusuf suresi 2.ayeti sizce hangi kavme sesleniyor?Japon kavminemi?Alman kavminemi?
Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Şimdi bu ayeti Japonlara uygulayın;ey japonlar,Kuranı anlayabilesiniz diye Arapça indirdik.Görüldüğü gibi Araplardan başkasının anlayıp anlamaması hiç umursanmıyor.Kuranın Arap olmayanlara değilde Araplara indiği çok açıktır.
Korunsunlar diye pürüzsüz Arapçadır,başka değil(ZUMER 28 KURAN)
Şimdi bunu diğer kavimlere uygulayın.Siz Alman kavminin korunabilmesi için pürüzsüz Arapçadır.Pürüzsüz Arapça olmasaydı Alman kavmi korunamayacaktı.Ayetleri böylemi anlıyorsunuz?
Ve o tek kavim derken tek kavmin Arap diliyle olan bağlantısınıda veriyor.
Kuranı senin lisanınla kolaylaştırdıkki onunla bir kavmi uyarabilesin.Çok inatçı olan(Meryem 97-Kuran)
Buradan açıkça o kavmin Arap lisanından başka lisanı anlamayan bir kavim olduğunu anlayamıyormusunuz? :roll:
Hangi kavmi kastettiğini görebilmek için Fussilet 44.ayete hiçmi bakmazsınız?Orada açıkça görülüyorki;bahsedilen ve muhatab alınan kavim,Arapça indirilmeseydi neden dilimizde indirilmedi diyecek olan bir kavimdir.Bu kadarını bile anlayamıyormusunuz? :ugeek:
Eğer onu Arapça bir Kuran yapmasaydık neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan bir Kuran olurmu hiç derlerdi(Fussilet 44-Kuran)
Şimdi bunu diğer kavimlere uygulayın:Türk kavmi neden dilimizde inmedi demesin diye Arapça indirdik.Siz bu ayeti böylemi anlıyorsunuz?Dikkat edin Fussilet 44.ayet yabancı dilde inen mesaja itiraz hakkı veriyor.Yani bu ayete göre;Japonların da neden dilimizde inmedi,Japon olana Japonca inmeyen Kuran olurmmu hiç deme hakları vardır.
AgnostikBey yazdı:(*) Ayrıca konuyla ilgili olarak Sebe suresi 28. ayeti nettir,

"Biz seni ancak tüm insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Velâkin insanların çoğu bilmezler."

Sebe 28.ayeti zerre kadar anlamamışsınız.Onların hileli tercümesinin kurbanı olmuşsunuz.Sebe 28 derki:Seni bütün gönderiş sebebimiz insanlara uyarıcı olmandan ibarettir.Kendi dilinde olan kendi kavminin insanlarına.(Sebe 28.ayet için özel başlık açmıştım.Anlaşılan kimse zahmet edip okumamış) :)
SEBE 28.AYETİN GERÇEK ANLAMI
KURANDA İNSANLARIN KAVİMSEL SINIFLANDIRILIŞI
Aslında Kuran BÜTÜN İNSANLAR derken bile BİR KAVMİN BÜTÜN İNSANLARInı kasteder.
...Musa asayla taşa vurunca sular fışkırdı ve bütün insanlar(kulli en nasi) o sudan içtiler(BAKARA 60 KURAN) Şimdi bütün insanların o suyu içmesi ne anlama geliyor?Çinden Brezilyaya kadar bütün insanlar mı?Yoksa sadece Musa nın kavminden olan bütün insanlar mı? Açıkça bütün insanlar diyerek tek kavmin bütün insanları kastediliyor.Musa kavminden olan bütün insanlar.Aynı şey muhammed içinde geçerlidir.Kuran insanlara gönderdik derken Muhammedin kavminden olan insanları kastediyor.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 305
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 230 kere
Alınan Teşekkür: 199 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen AgnostikBey » Cum Nis 15, 2016 1:43 pm

cernomirdin yazdı:İyide kavmin kelimesi tekildir.kavm değil kavmin diyor.Kavm değilde kavmiN dediğinde;kelimenin sonundaki NUN harfi direk tekillik anlamı veriyor.NUN harfinin sonda olmasının tekillik kattığını bilmiyormusunuz?


Zannettiğin gibi özelleştirme hali yok bu kullanımda; sınırlandırma hali söz konusu ve cımbızlama yapmayıp kalıplar halinde düşünmen lazım. Birebir çevirirsen saçma bir kurgusu olacaktır ayetlerin, Türkçe kullanıma yaklaştırman da lazım. Bir nevi İngilizcedeki "that" kalıbı gibi düşünülebilir,

"Bilenler topluluğu için ayetleri açıklanmış bir kitap olan Arapça Kuran’dır."

İyi niyetimle bir kez daha uzunca açıklıyorum: Muzari fiil çoğul formda. Bu yüzden bir veya tek kullanımları yerine hemen üstteki çeviri daha doğru. Ayrıca "bilecek" anlamını da içermez söz konusu ifade, harf-i istikbal nerede muzari fiilde? Peki kim bu, biliyor olanlar/bilenler? Burası tartışmaya gayet açık. Kuran edebi bir eser olduğu için de birçok noktaya çekilebilir. Şahsen burada Arap olup da Ehl-i kitap'ı kastettiğini düşünüyorum. Çok farklı yorumlarda mevcut. Tefsirlere de bakabilirsin.

cernomirdin yazdı:Ve Yusuf suresi 2.ayeti sizce hangi kavme sesleniyor? Japon kavmine mi?Alman kavmine mi?


cernomirdin yazdı:Biz peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin (İbrahim 4-Kuran)


Senin burada örneklerle bahsettiğin duruma Mumin suresinin 78. ayeti de iyi bir örnektir:

"Yemin olsun, senden önce de resuller gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık, kimini de anlatmadık. Hiçbir resul, Allah'ın izni olmadan bir mucize getiremez. Allah'ın emri geldiği zaman hak yerine getirilir ve işte o zaman onları hükümsüz kılmaya çalışanlar, hüsrana uğrarlar."

Muhammed Mustafa bir araptı ve tabii ki onun eseri Kuran da araplara öncelik tanıyacaktı. Mumin suresindeki ayet veya paylaştığın benzer ayetler ile kendi dininin yolunu yapıp, uzun uzun açıklamıştır cümlelerini. Aslında Muhammed Peygamber ilahi anlamda kendileriyle ilgilenilmemiş (!) araplara duyurmak ister dinini. Ancak kitabında bir yandan Ehl-i Kitap'a ulaşmayı da amaçlar.

(*) Örneklerinden biri Topkapı Sarayı'nda bulunan Muhammed Mustafa'nın döneminin krallarına, yöneticilerine gönderdiği İslam'a Dâvet mektuplarında bunu bir kez daha dillendirir,

"Ya Ehl-i Kitap, hepimizin müşterek noktası Allah'a inanmaktır. O'ndan başkasına ibadet etmeyelim. O'na şirk koşmayalım ..."
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Kullanıcı avatarı
Kurnaz
Mesajlar: 55
Kayıt: Cum Nis 15, 2016 6:03 pm
Görüş: Monoteist
Edilen Teşekkür: 23 kere
Alınan Teşekkür: 17 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen Kurnaz » Cum Nis 15, 2016 8:05 pm

Tüm yazılanları okumaya fırsat bulamadım, o yüzden ilk iletinin sadece ilk kısımlarını okuyarak şu şekilde yanlış düşündüğünüzü göstereceğim:

http://www.kuranmeali.org/14/ibrahim_su ... lleri.aspx
وَمَا أَرْسَلْنَا مِن
رَّسُولٍ
إِلاَّ بِلِسَانِ قَوْمِهِ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ اللّهُ مَن يَشَاء وَيَهْدِي مَن يَشَاء وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Vermiş olduğunuz bu ayette(kalınlaştırdığım yerde), “nebi” kelimesi değil de “resul” kelimesi kullanılmıştır. İki kavramı birbirinden ayırmak lâzım. Siz, tıpkı Müslümanların da düştüğü bir hataya düşmüşsünüz burada. Arapça’nız ne kadar iyi veya Kur’an kavramları hakkında ne kadar bilginiz var bilmiyorum. “Nebi”nin günümüz Türkçesi ile karşılığı “peygamber” (yani Farsça’da yeni haber getiren), “resûl” ise “elçi” demektir. Her peygamber bir elçi iken, her elçi bir peygamber değildir. Mesela başka bir ayette Muhammed için son peygamber ve elçidir ibaresi bulunmaktadır. Buradan Muhammed’in son peygamber olduğu ve fakat son elçi olmadığı sonucu da çıkmaktadır. (“Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir; O, Allah'ın resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah her şeyi gereğince biliyor.” 33:40)(Tabii bunun konuyla bir alakası yok. Sadece ayrımı göstermek amacıyla örnek vermek istedim.)

Elçiler (resuller) tek bir kavmi uyarmak için gelmiş olabilirler fakat peygamberler (nebiler) için bu geçerli değildir. Bir de “kendi kavmi” ibaresini kullanmışsınız. Bu da saçma. Çünkü İsa peygamberin babası olmadığı için bir kavmi de bulunmamaktaydı. Dikkat ettiyseniz diğer peygamber veya elçiler için “kendi kavmine gitti/uyardı” benzeri ifadeler kullanılmışken İsa peygamber için bu tür ifadelerden kaçınılmıştır. O, Meryemoğlu İsa’dır.

Konuya tekrar dönecek olursak, bu bahsettiğiniz ayette elçilerin, içinde doğduğu kavmin kullandığı dil ile tebliğ yaptığı gayet kolay bir şekilde anlaşılmaktadır:
“Biz, görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık seçik beyanda bulunsun. Bunun ardından, Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzlar. Azîz'dir, Hakîm'dir O!”

Arap toplumunun içinde doğmuş birinin İngilizce tebliğ yapmasının saçmalığını görmek mümkün. Bunu farklı yerlere çekmek gereksizdir:
“Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.” (21:107)

“Sor: "Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Bu Kur'an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım. Siz gerçekten Allah'ın yanında başka ilahların bulunduğuna tanıklık ediyor musunuz?" De ki: "Ben buna tanıklık etmiyorum." De ki: "O, sadece tek bir tanrıdır! Ve ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım!"” (6:19)

“Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onu dinlemeye hazır hale geldiklerinde: "Susup dinleyin!" dediler. Dinleme bitirilince de uyarıcılar olarak kendi toplumlarına döndüler.” (46:29)
(Arap cinler?)


Verdiğiniz 13:7’deki ayette ben ne “resul” ne de “nebi” sözcüğüne rastlayabildim. Siz nasıl orada “peygamber” sözcüğünü görebildiniz bayağı hayret ettim doğusu.
وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْلآ أُنزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ إِنَّمَا أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ


7:188’deki ayette de keza ne resul ne de nebi sözcüğü var:
قُل لاَّ أَمْلِكُ لِنَفْسِي نَفْعًا وَلاَ ضَرًّا إِلاَّ مَا شَاء اللّهُ وَلَوْ كُنتُ أَعْلَمُ الْغَيْبَ لاَسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِيَ السُّوءُ إِنْ أَنَاْ إِلاَّ نَذِيرٌ وَبَشِيرٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Sanırım bu ayetleri kendinizce çevirmişsiniz. Çünkü tamamiyle zırrrva. Bu cevaplarım şimdilik yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Saygılarımla.
عليها تسعة عشر

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kavmin Peygamberi-Peygamberin Kavmi

Mesajgönderen cernomirdin » Cmt Nis 16, 2016 1:44 pm

Biz her kavme başka değil sadece o kavmin kendi diliyle sesleniriz.O kavmin kendi içinden olan bir peygamberle yaparız bunu(İbrahim 4-Kuran)
Biz peygamberleri başka değil,sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin(İbrahim 4-Kuran)
Görüldüğü gibi peygamber ile sorumulu tutulacak kavmin dili aynı olmalıdır,farklı olmamalıdır.Bu neden böyledir zannediyorsunuz?Çünkü inen mesaj sorumlu tutulacak kavmin dilinde değilse; ozaman o kavmin neden dilimizde inmedi deme hakkı olur.Kuran bunu böyle açıklıyor.İbrahim 4.ayetle Fusiilet 44.ayet bir arada düşünülürse durum gayet açıkça anlaşılır.
Eğer onu Arapça kılmasaydık,neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
Sizler Fussilet 44.ayeti görmezden geliyorsunuz.Sizce Fussilet 44.ayet neyi anlatıyor?
Eğer Arap olanın Arapça inmeyen mesaja itiraz hakkı varsa;o zaman Japon kavminin de neden dilimizde inmedi deme hakkı vardır.Japon olana Japonca inmeyen kitap olurmu deme hakkı vardır.Dikkat edin;yabancı kavmin dliyle inen mesaja itiraz hakkı tanıyor Kuran.
*************
Fusiilet 3.ayeti BİLEN BİR KAVİM İÇİN ARAPÇADIR şeklinde çevirdiklerini biliyorum.Dil kavim ilişkisini saklamaya çalışıyorlar.Ama bu bir çelişkidir.Çünkü diğer ayetlerde bu kavmin bilen kavim değil ümmi ve cahil bir kavim(CUMA 2) olduğunu,bedevi olduklarını(TEVBE 90) söylüyorlar.Hatta Meryem 97.ayeti çevirirlerken;o kavmin bilge veya bilgili değil,inatçı ve laf anlamaz bir kavim olduğunu söylüyorlar.Kendi kendileriyle çelişiyorlar.
TERCÜMANLARIN FUSİİLET 3 KONUSUNDA NASIL SAÇMADIKLARINI GÖRMEK İÇİN BURAYA BAKIN
**************
Ve dahasıda var;Araplar bize kendi dilimizde kitap inmedi demesinler diye Kuran'ın indiği söylenir.Yani iniş amacı tamamen kavimsel.
''Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik" demeyesiniz diye(Enam 156-157-Kuran)
O halde Japonlarında bize okunmasına yabancı olmadığımız kendi dilimizde kitap inmedi deme hakları vardır.
Ve şunu hiç düşünmüyorsunuz:Kuran neden ondan tek kavim sorumludur diyor?Neden bütün kavimler ondan sorumludur demiyor?Eğer siz haklı olsaydınız bütün kavimler ondan sorumludur derdi Kuran.Ama demiyor. :P
O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN)
Ahhhh,bütün kavimler ondan sorumludur demeyi unutmuş olmalı :)
Aslında olay şudur:bir kavmin sorumlu olabilmesi için:o kavmin yaşadığı memleketin ana şehrine o kavmin kendi dilinde bir mesaj inmelidirKASA 59 KURAN
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Ahhhh,yine aynı şey.Bütün kavimleri uyarman için indirdik demeyi yine unutmuş :roll:
İsrail kavminin ve diğer kavimlerin ataları uyarıldığına göre(YUNUS 74-KURAN);ataları uyarılmamış olan bu tek kavim hangi kavimdir sizce?
Muhammed'den önce kendilerini hiç bir uyarıcı gelmemiş olan o tek kavim hangi kavimdir sizce?
...o Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Aslında Fussilet 3.ayetle Fusiiilet 44. ayet birlikte okunursa her şey açığa çıkar.Fusiilet 3.ayet bir kavmi uyarman içindir diyor.Fusiilet 44.ayetse bu kavmin Arapça inmeyen bir mesaja itiraz edecek olan özellikte bir kavim olduğunu söylüyor.
Bu Kuran Arapça kılındı;bir kavmin bilecek olması için(Fusiilet 3-Kuran)
Eğer Arapça kılmasaydık neden dilimizde inmedi diyeceklerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap olumu hiç derlerdi(Fusiilet 44-Kuran)
Sizce Fusiilet 44 hangi kavimden bahsediyor?Arapça inmeseydi neden dilimizde inmedi diyecek olan hangi kavimdir?Alman kavmimi?Japon kavmimi?Sakın Arap kavmi olmasın :lol:
Kitabı sana yollayışımızın bütünü,kendi içinde bölünmüş olan bir kavmin sorunlarını çözmenden ibarettir...(NAHL 64 KURAN)
Bu ayette Kuran kendisinin bütün amacının;tek kavmin sorunlarını çözmekten ibaret olduğunu söylüyor açıkça.Yani bütün kavimlerin bütün sorunlarını çözmek için geldim demiyor.Ve Nahl 64.ayeti asla olduğu gibi çeviremeyeceklerdir.Çünkü Kuranın tek kavme özel oluşunu açığa çıkaran bir ayettir.
Ve yine hatırlatayımki:Kuran tek kavim deyip bırakmıyor.O tek kavmin özelliklerinide sayıyor:
1-Anlamaları için Arapça bir kitabın inmesine ihtiyaç duyan bir kavim.
Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
2-Korunabilmek için pürüzsüz bir Arapça kitaba ihtiyaç duyan bir kavim.
Korunsunlar diye pürüzsüz Arapçadır,başka değil(ZUMER 28 KURAN)
3-Arapça inmeyen mesaja neden dilimizde inmedi itirazını yapacak olan bir kavim.
Eğer onu Arapça kılmasaydık,neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
4-Muhammed'den önce ataları hiç uyarılmamış bir kavim.
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
... o senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Muhammed'i dinleyen cinlere gelince:o cinler Arapça biliyorlardı ve anlıyorlardı.Ve cinler ondan sorumludur demiyor zaten.İlginç bulup dinlemişlerdir diyor.Ve Musa'nın kitabına benzer olduğunu düşünmüşlerdir.Zaten Muhammed'in cinlere değil sadece insanlara geldiği Kuranda yazılıdır.
Kitap Ehli için Muhammed diyorki:siz kendi elinizdeki İncil ve Tevrata uyun.Kendi şeriatinize uyun.Kitap Ehli için Muhammed diyorki:siz kendi elinizdeki İncil ve Tevrata uyun.Kendi şeriatinize uyun
Diğer itirazlar içinde bu başlığa bakınız
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir