Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen cernomirdin » Pzt Şub 29, 2016 10:44 pm

O kendini bütün kavimlere gelmiş bir kitap olarak tanımlamaz.Ben sadece Araplar için düzenlendim der.

O açıkça SADECE ARAPLARA GELDİĞİM İÇİN ARAPÇAYIM demektedir.
Kuran kendini bütün kavimlere ve bütün dillere gelmiş bir kitap olarakmı sunuyor?Yoksa sadece Arap Kavmine gelmiş bir kitap olarakmı sunuyor?Altın soru budur ve bu soru eşliğinde Kuran incelenmelidir.
Her kavme başka değil,sadece o kavmin kendi diliyle sesleniriz.O kavmin kendi içinden bir peygamber yollayarak bunu yaparız.Böylelikle onlara anlatabilir(İBRAHİM 4 KURAN)
O zaman Türk kavminede sadece Türkçe konuşan bir peygamberle,Türkçe inen bir mesajla seslenmesi şarttır.Böyle bir Tanrı Türk Kavmine de Türkçe inmeyen bir kitapla,Türk olmayan bir peygamberle seslenmek istemeyecektir. Bu ayet aşağıdaki gibi de tercüme edilebilir.Her iki tercümede aynı kapıya çıkar.
Biz bütün peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin.(İBRAHİM 4 KURAN)
Görüldüğü gibi gönderilen peygamber ile gönderildiği kavmin dili,yani sorumlu tutulacak kavmin dili aynı olmalı,farklı olmamalı diyor İbrahim 4 nolu ayet. Yani hiç bir peygamber kendi dilini anlamayan yabancı kavimlere yollanmıyor.Hepsi kendi dilini anlayan kendi kavmine yollanıyor sadece.Böylece her kavim kendi dilini konuşan kendi içinden bir peygamberden mesaj dinliyor.Yabancı dilde bir mesajdan sorumlu tutulmamış oluyor. Yani her kavmin kendi dilini konuşan kendi içinden olan bir uyarıcı peygamberi olmalıdır bu ayete göre.Ve peygamberde kendi dilini anlamayan kavimler için değil,kendi dilini anlayan kendi kavmi için yollanmış oluyor. Peki Muhammed ve Kuran mesajı bu konuda istisnamıdır?Elbetteki hayır.Ayetler Kuran mesajınında bir kavim için olduğunu,bütün kavimler için olmadığını söylüyor.
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Görüldüğü gibi ayet Kuran bütün kavimler içindir demiyor.Bütün diller içindir demiyor. Bir kavmin dili göz önünde bulunduruluyor,bir kavmin bilmesi göz önünde tutuluyor.Bütün kavimlerin bilmesi yada bütün kavimlerin dilleri göz önünde tutulmuyor. O kendisinin düzenleniş amacı hakkında sadece Arap diline ve Arap Kavmine yönelik ifadeler kullanır. Bu ayetteki TEK KAVİM İÇİN(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözü tercümelerde görmezden gelinir. Ve ayetteki YA’LEMU(يَعْلَمُونَ) kelimesi BİLEN DURUMUNA GELME anlamındadır ve ayette tek kavim kelimesiyle bağlantılı kullanılmıştır. Fussilet 3 nolu ayet Meryem 97 nolu ayetle birlikte okunursa durum daha iyi anlaşılır: (Meryem suresi 97 nolu ayet Kuran bütün kavimleri uyarman içindir dememiş.Tek kavmi uyarman içindir demiş.)
Biz o Kur’ân’ı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, onunla inatçı bir kavmi müjdeleyesin ve uyarasın.(MERYEM 97 KURAN)
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Arapça olmasaydı o tek kavim bilemeyecekti.Bilir olma durumuna gelemeyecekti.
SİZİN anlayabilmeniz için Kuranı Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Siz derken Arapça konuşan Arap kavmini kastetttiği çok açıktır.Bu ayetin Siz Japonların anlayabilmesi için Kuranı Arapça indirdik anlamına gelmediği açıktır.Kuran açıkça kendini Araplarla sınırlıyor.Sadece Arapların anlamasını göz önünde bulunduruyor.
Senden mucize istiyorlar.Sen sadece uyarıcı bir peygambersin.Bütün kavimlerin her birinin kendi uyarıcı peygamberi(hidayetçisi) vardır(RAD 7 KURAN)
Ve her kavmin uyarıcı peygamberi de o kavmin kendi dilinde olmalıdır Kurana göre:
Biz bütün peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin.(İBRAHİM 4 KURAN)
Her kavme başka değil,sadece o kavmin kendi diliyle seslenen o kavmin kendi içinden bir peygamber yollarız.Böylelikle onlara anlatabilir(İBRAHİM 4 KURAN)
Peki bu neden böyledir?Neden bir kavmin sorumlu tutulacağı mesaj o kavmin kendi dilinde inmiş olmalıdır?Çünkü her kavmin yabancı dilde inen mesaja itiraz hakkı vardır Kurana göre.Mesaj yabancı dilde inmişse bunun sakıncalı ve istenmeyen bir durum yaratacağını söyleyen bizzat Kuran’ın kendisidir.
Eğer onu Arapça bir Kuran kılmasaydık,neden dilimizde inmedi,Arap olana Arapça olmayan bir kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
O zaman Türklerinde neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe olmayan kitap yollanırmı hiç? deme hakları vardır. Hatta Araplar bizden öncekilere inen kitaplar bize yabancıydı,okunuşları dilimize yabancıydı demesinler diye Kuran’ın indirildiğini söyleyen ayetler vardır.
“Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okunmasına yabancıydık” demeyesiniz diye.(ENAM 156-kuran)”
Arap Kavmi bize kendi dilimizde kitap inmedi,okunmasına yabancı olmadığımız kitap inmedi demesinler diye Kuranın indirildiği böylece belirtiliyor ayetlerde.Peki o zaman Türklerin de neden bize kendi dilimizde kitap inmedi,okunmasına yabancı olmadığımız kitap inmedi deme hakları vardır.
O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN) Yine bütün kavimler ondan sorumludur dememiş.Bütün kavimler ondan sorumludur demeyi unutmuş olmalı.
Kuranı pürüzsüz bir Arapçanın dışında indirmedik ki,korunabilsinler(ZUMER 28 KURAN)
O halde Türklerin korunabilmesi için de pürüzsüz Türkçe bir kitap inmelidir. Kuran tek kavim demekle yetinmez.O tek kavmin özelliklerinide sayar. MUHAMMED’DEN ÖNCE ATALARI HİÇ UYARILMAMIŞ OLAN BİR KAVİMDİR:
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Yoksa onu kendisi uydurdumu diyorlar?Hayır o haktır.Senden önce hiç bir uyarıcı/peygamber gelmemiş olan o tek kavmi uyarman için sana indirildi(SECDE 3 KURAN)
Ve biz onlara senden önce bir uyarıcı/peygamber yollamadık,kitaplarda vermedik(SEBE 44 KURAN)

ARAPÇA OLANI ANLAYABİLEN,ARAPÇA OLMAYANA İTİRAZ EDEN BİR KAVİM:
Kuranı anlayabilmeniz için Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Şimdi bu ayeti Japonlara uygulayın;ey japonlar,Kuranı anlayabilesiniz diye Arapça indirdik.
Eğer onu Arapça kılmasaydık,neden dilimizde inmedi derlerdi.Arap olana Arapça olmayan kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
Peki ya Türkler deseki neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe inmeyen kitap olumu hiç deseler?Ayet Türklere bu itiraz hakkını tanıyor. Asla doğru çeviremiyecekleri bir özel ayet var.Nahl suresi 64.ayeti.
Kuranın bütün amacının tek kavmin sorunlarını çözmekten ibaret olduğunu söylüyor bu ayet.O sebeple Nahl 64.ayetini asla doğru çevirmeyeceklerdir.Ayetteki bütün kelemeleri aşağıda veriyorum. وَمَا أَنزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ إِلاَّ لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي اخْتَلَفُواْ فِيهِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
ve mâ enzelnâ=ve biz indirmedik,aleyke el kitâbe=sana kitabı,illâ=den başka,li tubeyyine=açıklaman için,lehum=onlara,ellezî ihtelefû=ihtilafa düşmüş/düştükleri, fî-hi=ona dair/onun hakkında,ve huden=ve hidayet,ve rahmeten=ve rahmet,li kavmin=tek kavim için,yu’minûne=iman etmeleri/müminlik
Kitabı sana başka şey için değil,sadece kendi arasında ihtilaf yaşayan tek kavim için(li kavmin) uyarı,hidayet ve rahmet olarak indirdik.İman etsinler(NAHL 64 KURAN) Kuranın iniş amacının tek kavmin sorunlarını çözmekle sınırlı olduğunu açıkça söylediği için,bu ayeti asla doğru çevirmeyeceklerdir.
###########################################
KURANI EVRENSEL GÖSTERMEK İÇİN YAPILAN SAHTEKARLIKLAR:
Bütün bunları gören Molla takımı bunları örtbas etmek için çeşitli hilelere baş vurdular:Bilerek anlamından saptırılan bazı ayetlerle konuyu hasır altı etmeye çalıştılar. Şimdi onların hilelerine değinelim birazcık: 1-MEKKENİN ÇEVRESİ DEYİMİNİ BÜTÜN DÜNYAYI KAPSAYAN BİR HALE SOKMAK İSTEDİLER 2-KURANDAKİ İNSANLAR KELİMESİNİ YERYÜZÜNDEKİ BÜTÜN İNSANLAR OLARAK SUNMAYA ÇALIŞTILAR 3-KURANDAKİ ALEM KELİMESİNİ BÜTÜN YARATIKLAR ANLAMINDA KULLANMAYA ÇALIŞTILAR. Şimdi bu hilelerin ayrıntılarına bakalım:
MEKKENİN ÇEVRESİ BÜTÜN DÜNYA ANLAMINA GELİR Mİ?
Bu kutsal mubarek kitaptır.Onların ellerindekini doğrulayandır.Ana şehri(Mekke) ve çevresindekileri uyarman için indirdik(ENAM 92 KURAN)Kuranı sana Arapça indirdikki ana kent(mekke) ve çevresini uyarabilesin(ŞURA 7 KURAN)
Şimdi bu ayetlere bakıp mekkenin çevresi bütün dünya ve bütün insanlıktır diyorlar.Bu elbetteki açık bir saptırmadır.Kuran çevre derken civarı kasteder.Yakın civarı.Bütün dünyayı kastetmez.
Pabuçlarını çıkar Musa.Çünkü Kutsal yerdesin,tuvadasın(TAHA 12 KURAN)
Ey musa bu ateş ve çevresindekiler mubarek kılındı(NEML 8 KURAN)
Eğer çevre demek bütün dünya demekse o zaman ateşin çevresindekiler kutsal kılındığına göre,bütün dünyadakiler kutsal kılındı mı diyecekler? Ateş ve çevresi kutsal olduğu için Musa papuçlarını çıkarmak zorundadır. Eğer ateşin çevresi bütün dünyaysa o zaman bütün dünya kutsal kılınmıştır ve musa dünyanın her yerinde çıplak ayakla gezmek zorunda kalacaktır.
Mescidi aksa ve çevresi mubarek kılınmıştır(İSRA 1 KURAN)
Çevre demek bütün dünya demekse o zaman;mescidin çevresi kutsal kılındı derken dünyanın her yeri kıtsal kılındı mı demiş oluyor? Görünen o ki çevreden kasıt sadece civarıdır. Yani kabenin çevresinde 7 defa dolaşmak(tavaf) bütün dünyanın etrafını 7 defa dolaşmak olmadığı gibi,mekkenin çevresi de,kudüsün çevreside,ateşin çevreside yakın çevre anlamına gelir.Civar anlamında.Bütün dünya anlamında değil. Zaten Kuran Mekkenin Çevresini ARAPÇA KONUŞANLARLA SINIRLANDIRMIŞTIR: Mollalar,mekke civarı diyen ayetlerin bütün insanlıgı kastettiğini iddia etsede,durum hiç öyle değildir.Çünkü ayetler Mekke Civarı kelimesine Arapça konuşulan civar olması gibi bir ön koşulda ekliyorlar.Eğer ARAPÇA kelimesi konulmamış olsa mollalar paçayı kurtarabilirdi.Ama ayetler açıkça Arapça bilenlerden ve Arapça konuşanlardan ibaret bir çevreden bahsediyor.Hatta Kuran ın Arapça inmesinin sebebini de MEKKE VE ÇEVRESİNDEKİLERİN ARAPÇA KONUŞANLARDAN İBARET OLMASINA BAGLIYOR
Kuranı sana Arapça indirdik ki,ana kent(mekke) ve çevresini uyarabilesin(ŞURA 7 KURAN)
Bundan önce bir rahmet ve önder olan Musanın kitabı var.Buda LİSANI ARAPÇA OLAN KİMSELERİ uyarman için indirilen bir kitaptır(AHKAF 12 KURAN)
Aslında TEK ANA KENT YOK PEK ÇOK ANA KENT VAR.Yani her kavmin bir ana kenti ve çevre kentleri var.Yahudilerin Kudüs,Arapların Mekke v.b. Bir ana kentin çevresi diğer ana kentin çevresi başlayınca sona eriyor. Ve her kavmin ana kentine ve çevresine ayrı bir peygamber gerekiyor:
Rabbin memleketlerin ana kentlerine peygamberler yollamadıkça o memleketleri helak etmez(KASAS 59 KURAN)
Sen peygamberlerden birisin.Bütün kavimlerin her biri için ayrı bir peygamber vardır(RAD 7 KURAN)
Aslında anlatılmak istenen bir kavmin her şehrine değil sadece ana kentine peygamber yollanacağıdır.Ana kente yollanan peygamberin o kavmin çevre kentlerinede yollanmış olacağıdır.
Dileseydik elbetteki her beldeye ayrı bir peygamber yollardık(FURKAN 51 KURAN)
Ama hayır bunu yapmıyoruz diyor.Bir kavmin sadece ana kentine peygamber yolluyoruz diyor. ####################
KURANDA İNSANLAR KELİMESİ BÜTÜN İNSANLIK ANLAMINA GELİYOR MU?
Deki ey insanlar topluluğu ben sizleri uyarmak için geldim(ARAF 158 KURAN)
Seni bütün gönderişimiz insanlara uyarıcı olmandır,başkası şey değil(SEBE 28 KURAN)
Bu ayetleri göstererek bakın insanlara gönderildin diyor,o zaman bütün insanlara gönderildi anlamı çıkar diyorlar. Buda bilinçli yapılan bir aldatmaca ve yanıltmadır.Çünkü Kuran insanlar yada insanlar topluluğu(Lİ EN NASİ) derken PEYGAMBERİN KAVMİNDEN OLAN İNSANLARI kastetediyor.Yani İNSANLAR derken BİR KAVMİN İNSANLARI kastediliyor.
Musa asayla taşa vurunca sular fışkırdı ve bütün insanlar(kulli en nasi) o sudan içtiler(BAKARA 60 KURAN)

Şimdi bütün insanların o suyu içmesi ne anlama geliyor?Çinden Brezilyaya kadar bütün insanlar mı?Yoksa sadece Musa nın kavminden olan bütün insanlar mı? Açıkça bütün insanlar diyerek tek kavmin bütün insanları kastediliyor.Musa kavminden olan bütün insanlar.Aynı şey muhammed içinde geçerlidir.Kuran insanlara gönderdik derken Muhammedin kavminden olan insanları kastediyor.
Allah dedi ey Musa;seni bütün insanların başı olarak seçtim.Gönderdiklerimle ve sözlerimle(ARAF 144 KURAN)
Şimdi ne diyelim?Musa bütün yeryüzü insanlarının başınamı getirildi?Elbetteki hayır.Yine bütün insanlardan kasıt Musa kavminden olan insanların tamamıdır. Aynı şekilde Muhammedi insanlara yolladık derkende;kendi kavminden olan bütün insanlara gönderdik demiş oluyor. Bütün kavimlerin bütün insanlarına değil.Nasılki Musa sadece kendi kavmi olan insanlara gelmişse,Muhammed de sadece lisanı Arapça olan insanlara gelmiştir:
Bundan önce bir rahmet ve önder olan Musanın kitabı var.Buda LİSANI ARAPÇA OLAN KİMSELERİ uyarman için indirilen bir kitaptır(AHKAF 12 KURAN)
Musa nın kitabı Arapça olmadığı için,Araplar ondan sorumlu değiller. Zaten Kuran anlayışında bir peygamber milyonlarca kişiye gönderilmez.
Onu(Yunus’u), yüz bin yahut daha fazla kişiye peygamber olarak gönderdik.(SAFFAT 147 KURAN)###########################
ALEM(BİLEN) KELİMESİNİN SAPTIRILMASI VE İSTİSMARI:
Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil âlemîn(âlemîne)
Merhametimizle seni alemlerden başkasına göndermedik(ENBİYA 107 KURAN)
Tefsirin babası denilen en eski ve en büyük tefsirci sayılan İBN-İ ABBAS,alem kelimesinin sadece şuurlanmış olanları kapsadığını söylemiştir.Bir kavim yada bir zümre içindeki şuurlanmışları.Yani günümüz tabiri ile aydınları,cahil olmayanları. http://tr.wikipedia.org/wiki/Abdullah_bin_Abbas
İbni Abbas Ankebut Suresi 15 nolu ayetini ve Kamer Suresi 15 nolu ayetini referans göstermiştir buna. O ayetlerde;geminin alemlerin düşünmesi ve ibret alması için geriye bırakıldığı söyleniyor.Gerekli ibreti almak sadece aklını iyi kullananlara özel olduğu için,alemler ibret alır demek aklını iyi kullananlar ibret alır demektir.Yani alem ile aklını iyi kullanan aynı anlamdadır.Zira akılsızlar ve cahiller ibret alamayacağı için cahiller alem(ibret alan akıllılar) sayılamazlar. Fe enceynâhu ve ashâbes sefîneti ve cealnâ hââyeten lil âlemîn(âlemîne)
Gemiyi bilenlerin(alemine) ibret alması için geriye bıraktık(ANKEBUT 15 KURAN)
Onu bir işaret olarak geride bıraktık.Düşünüp ibret alınsın diye(KAMER 15 KURAN)
İlk ayet alemler ibret alsın diyor.İkinci ayet düşünüp ibret alınsın diyor.Yani alem demek düşünüp ibret alan demektir. Bu çok yerinde bir çıkarımdır.Alemler ibret almalıdır(KAMER 15) denildiğine göre,şuursuzlar ibret alamayacağına göre:demek ki alem demek şuurlu olan demektir. Zaten ilginç olan,tercümanların diğer ayetlerde ALEM kelimesini Türkçeye çevirmeleri ve BİLEN anlamında çeviriye almalarıdır.Ama enbiya suresinde nedense ALEM kelimesini BİLEN olarak çevirmemişler ve olduğu gibi Arapça bırakmışlar.Neden?Bu size hiç ilginç gelmiyormu? Örneğin Yusuf suresi 77 nolu ayette ALEM kelimesini BİLEN(ALEMU) olarak çevirmişler.Ama enbiya suresinde olduğu gibi Arapça bırakmışlar.
vallâhu (ve allâhu) : ve Allah
a’lemu : iyice bilir/bilmektedir(YUSUF 77 KURAN)
Ve Allah iyice bilmektedir(YUSUF 77 KURAN)
Mollaların yaklaşım bütünlüğü yoktur.Yani bir yerde ALEM kelimesini BİLEN olarak çevirmişler ama başka yerde ALEM kelimesini olduğu gibi Arapça bırakmışlar.Bu bir çelişkidir ve her çelişki bir operasyondur.Örtbas etme operasyonu. O halde ayeti yeniden yazalım: Seni merhametimizle BİLENLERDEN(ALEMU) başkasına yollamadık(ENBİYA 107 KURAN)
Yani BİR KAVMİN BİLENLERİNE YOLLADIK anlamındadır bu ayet. Kuran da ALEMU(BİLMEK) fiilide tek kavimle ilişkilendirilmiştir zaten:
Bunda bir kavmin bilmesi(YA-ALEMUNE) için ayetler vardır(NEML 52 KURAN)
Sıkıysa bu ayetteki alem kelimesinide olduğu gibi Arapça bıraksınlarda görelim boylarını.O zaman şu anlama gelir ayet:SİZ ÇOK ALEM BİR KAVİMSİNİZ Şu müslüman tercümanlar gerçektende alem adamlar [Smile]
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Bir kavmin bilmesi için yada bir kavmin bilenlerine(ya alemune) diyor açıkça. Alem kelimesindede kavmi aşan bir şey yok yani.Bir kavmin alem/bilen olması için Arapçadır. Burada bir ayetle itiraz ediyor müslümanlar.Kuran sizden her kime ulaşırsam onu uyarayım diye indirildi anlamındaki bir ayeti öne sürüyorlar.Yani ENAM 19 nolu ayeti.
De ki: ‘Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?.’ De ki: ‘Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu KURAN SİZDEN HER KİME ULAŞIRSAM,KİME ERİŞİRSEM onu uyarmam için bana vahyolundu.Allah’la birlikte başka ilahların bulunduğuna siz mi şahitlik ediyorsunuz?.’ ‘Ben buna şahitlik etmem’ de. ‘O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin eş koştuklarınızdan uzağım’ de.(ENAM 19 KURAN)
Burada SİZDEN her kime ulaşırsam diyor.SİZ diyerek kimi kastediyor?Kendi kavminden olan herkesi mi?Yoksa bütün kavimlerden olan bütün herkesi mi? Tabi ki kendi dilini anlayan kendi kavminden olan herkesi kastediyor siz derken.
SİZİN anlayabilmeniz için Kuranı Arapça indirdik(YUSUF 2 KURAN)
Siz derken Arapça konuşan Arap kavmini kastetttiği çok açıktır.Bu ayetin Siz Japonların anlayabilmesi için Kuranı Arapça indirdik anlamına gelmediği açıktır.Siz derken Arapça konuşan Arap Kavmiyle sınırlı bir kitlanin kastedildiğini buradan kolayca anlayabiliriz. Siz diyerek bir kavmi kastettiği,Arap Kavmini kastettiği çok açıktır.
Eğer SİZ (savaşa) çıkmazsanız, (Allah) SİZİ pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize SİZDEN başka BİR KAVİM getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir. (Tevbe 39-KURAN)
“Eğer SİZ yüz çevirirseniz şüphesiz ki benimle size gönderileni SİZE bildirdim. Rabbim dilerse SİZDEN başka bir KAVMİ yerinize getirir de O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Çünkü benim Rabbim her şeyi gözetendir.” (Hud 57-KURAN)
Kitap bu konuda oldukça net ve açık konuşmaktadır.
https://www.youtube.com/watch?v=58kOT74SPMc
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen cernomirdin » Çrş Mar 16, 2016 10:12 pm

Ve şu videoyu izlemekte hiç fena olmaz sanırım.Bir Arabın bakış açısıyla bu konuya bakmak faydalı olacaktır.
https://www.youtube.com/watch?v=ttNMbnnEAYE
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Khancey
Mesajlar: 1
Kayıt: Prş Mar 17, 2016 8:06 am

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen Khancey » Prş Mar 17, 2016 8:10 am

Kur'an ın türkçe meali ile kur'anı çürütüyorsan aynı mealle anladıklarınla iman etmen gerekir

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen cernomirdin » Prş Mar 17, 2016 1:10 pm

Khancey yazdı:Kur'an ın türkçe meali ile kur'anı çürütüyorsan aynı mealle anladıklarınla iman etmen gerekir

Hem Türkçe meallerden hemde Arapça metinden onun Arap kavmine özel olduğunu anlıyorum ve buna iman ediyorum.Çünkü ne Arapçasından nede Türkçe mealllerinden bunun aksini anlamaya imkan yoktur.
Meallerden onun Arap kavmine özel olduğunu anlıyorum ve buna mealler yoluyla iman ediyorum.Ve Arapça metinde TEK KAVİM İÇİNDİR(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözünün geçtğini görüyorum.Ve böylece Arapça metin yoluylada onun Arap kavmine özel olduğuna iman ediyorum.
Bütün meallerde KURAN TEK KAVİM İÇİNDİR diyen ayetler varsa,ve ayetlerin Arapça metninde TEK KAVİM İÇİNDİR(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözünün geçtiğini açıkça görebiliyorsak;bu durumda onun tek kavim için olmadığı sonucunu çıkaramayız.Bu durumda ister istemez onun tek kavim için olduğu sonucunu çıkarırız.
Ama o tek kavim için değildir diyenler;onun hem mealinden hemde Arapça metninden çıkan sonucu inkar etmiş oluyorlar.
Kuran'ı her kim yazdıysa;onu sadece Arap kavmi için yazdığını da açıkça belirtmiştir ve bunu anlamamak imkansızdır.
(Ana dili Arapça olmayanlar elbetteki Kuranı tam olarak anlayamazlar.Dil yetersizliği yaşarlar.Bu bile Araplara özel olduğunu anlamamız için açık bir belirtidir.Ama bizim bildiğimiz Arapçayla bile,onun ben Arap kavmine özelim dediğini anlayabilmemiz mümkündür.Bunun sebebide;Kuran'ın bu konuyu çok açık ve çok keskin bir şekilde vurguluyor olmasıdır.)
Üstelik bunu farkeden sadece biz değiliz.Bunu Araplarda çok iyi farketmişlerdir.Uzun bire süre boyunca Araplar ana dili Arapça olmayanların müslüman olamayacaklarını söylemişlerdir.Arap olmayan ama kendini müslüman zanneden kişileri müslüman değil mevali olarak adlandırmışlardır.Mevali yani Arap müslümanlığına sempatiyle bakan,dostça bakan;ama istesede Müslüman olamayan anlamına gelir.Çünkü Arap değildir ve Kuran ben sadece Arap kavmi için geldim demektedir.Böyle bir durumdan dolayı mevali kavramını kullanmıştır Araplar.
MÜSLÜMAN İLE MEVALİ ARASINDAKİ FARK
Ve meal yapanların tercüme hileleride bu konuda bize yol gösterici olmaktadır.Örneğin Fussilet suresi 3.ayette tek kavim içindir(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözü geçtiği halde bu sözü özenle meallerinde sakladıklarını görmekteyiz.Buda gösteriyorki onun tek kavme özel olduğunu,bütün kavimler için olmadığını anlamış durumdalar.Aksi halde tek kavim içindir sözünü saklama gereği duymazlardı.Ama Kuran bu konuda çok keskin ve çok açık olduğu için diğer ayetler bu tercüme hilecisi mealcilerin foyasını ortaya çıkarıyor.Diğer ayetler onun tek kavme ve tek dile özel olduğunu açıkça ortaya koyuyorlar.
cernomirdin yazdı:Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Görüldüğü gibi ayet Kuran bütün kavimler içindir demiyor.Bütün diller içindir demiyor. Bir kavmin dili göz önünde bulunduruluyor,bir kavmin bilmesi göz önünde tutuluyor.Bütün kavimlerin bilmesi yada bütün kavimlerin dilleri göz önünde tutulmuyor. O kendisinin düzenleniş amacı hakkında sadece Arap diline ve Arap Kavmine yönelik ifadeler kullanır. Bu ayetteki TEK KAVİM İÇİN(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözü tercümelerde görmezden gelinir. Ve ayetteki YA’LEMU(يَعْلَمُونَ) kelimesi BİLEN DURUMUNA GELME anlamındadır ve ayette tek kavim kelimesiyle bağlantılı kullanılmıştır.Fussilet 3 nolu ayet Meryem 97 nolu ayetle birlikte okunursa durum daha iyi anlaşılır: (Meryem suresi 97 nolu ayet Kuran bütün kavimleri uyarman içindir dememiş.Tek kavmi uyarman içindir demiş.)
Biz o Kur’ân’ı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, onunla inatçı bir kavmi müjdeleyesin ve uyarasın.(MERYEM 97 KURAN)
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)

Yani Kuran'ı tam anlama konusunda Arapçadan kaynaklı dil yetersizliği olsada;ayetlerde tek kavim içindir(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözünün geçtiğini göremeyecek kadar büyük bir dil yetersizliği yoktur.O kadarını herkes açıkça görebilmektedir.
Bütün meallerden Kuran'ın tek kavme özel olduğu sonucu çıkarılabiliyor,hem de ayetlerin Arapça metninde tek kavim içindir(Lİ KAVMİN-لِّقَوْمٍ) sözü geçiyor.Bu durumda onun tek kavme özel olmadığı sonucu çıkmaz.Onun tek kavme özel oluşu sonucu çıkar.
Ve ayrıca Fusiilet 44 nolu ayeti kendin gidip bir Kuran mealcisine sorarsan sana düzgün bir cevap veremeyecektir.Çünkü ayet kendi ana dilinde inmeyen kitaba neden dilimizde inmedi itirazını yapma hakkını veriyor herkese.
Eğer onu Arapça bir Kuran kılmasaydık,neden dilimizde inmedi,Arap olana Arapça olmayan bir kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
O zaman Türklerinde neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe olmayan kitap yollanırmı hiç? deme hakları vardır. Hatta Araplar bizden öncekilere inen kitaplar bize yabancıydı,okunuşları dilimize yabancıydı demesinler diye Kuran’ın indirildiğini söyleyen ayetler vardır.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

Kullanıcı avatarı
derek
Mesajlar: 19
Kayıt: Çrş Ara 09, 2015 8:21 pm
Görüş: Ateist Liberal
Edilen Teşekkür: 8 kere
Alınan Teşekkür: 9 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen derek » Prş Mar 17, 2016 5:49 pm

kuranın araplara mı indiği yoksa tüm insanlığa mı indi konusunda muhammed de karar vermemiş. kuranda bu konuda çelişki olduğu çok açık. çelişkili durumlarda müslümanlar hangisi işine gelirse onu seçip işin içinden çıkıveriyorlar.
Düşmanlarım zaten beni tanıyordu belki bir dost görür diye kendimi açık etmeye karar verdim.

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen cernomirdin » Prş Mar 17, 2016 6:10 pm

derek yazdı:kuranın araplara mı indiği yoksa tüm insanlığa mı indi konusunda muhammed de karar vermemiş. kuranda bu konuda çelişki olduğu çok açık. çelişkili durumlarda müslümanlar hangisi işine gelirse onu seçip işin içinden çıkıveriyorlar.

Bence Muhammed'in en net olduğu konu Kuran'ın tek kavme hitap ettiği konusudur.Bu konuda yadsınamaz derecede nettir Kuran yazarı.Tek kavmim için Arapçadır diyen pek çok ayet olmasına rağme,hiç bir yerde Kuran bütün kavimler içindir dememesi bunu gösteriyor.Hatta her kavme kendi dilinde peygamber,kendi dilinde kitap inmelidir diyerekte aksinin imkansızlığını gösteriyor.
Biz o Kur’ân’ı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, onunla inatçı bir kavmi müjdeleyesin ve uyarasın.(MERYEM 97 KURAN)
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Bütün kavimler içindir demiyor.Bütün diller içindir demiyor.Bir kavim için Arapçadır diyor.
Eğer onu Arapça bir Kuran kılmasaydık,neden dilimizde inmedi,Arap olana Arapça olmayan bir kitap yollanırmı hiç derlerdi(FUSSİLET 44 KURAN)
O zaman Türklerinde neden dilimizde inmedi?Türk olana Türkçe olmayan kitap yollanırmı hiç? deme hakları vardır.Yabancı dilde inen mesaja itiraz etme hakkı tanıması bile;bir kitabın hangi kavmin diliyle inmişse sadece o kavme hitab etmesi gerektiğini gösteriyor.
Her kavme başka değil,sadece o kavmin kendi diliyle sesleniriz.O kavmin kendi içinden bir peygamber yollayarak bunu yaparız.Böylelikle onlara anlatabilir(İBRAHİM 4 KURAN)
O zaman Türk kavminede sadece Türkçe konuşan bir peygamberle,Türkçe inen bir mesajla seslenmesi şarttır.Böyle bir Tanrı Türk Kavmine de Türkçe inmeyen bir kitapla,Türk olmayan bir peygamberle seslenmek istemeyecektir. Bu ayet aşağıdaki gibi de tercüme edilebilir.Her iki tercümede aynı kapıya çıkar.
Biz bütün peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin.(İBRAHİM 4 KURAN)
Görüldüğü gibi gönderilen peygamber ile gönderildiği kavmin dili,yani sorumlu tutulacak kavmin dili aynı olmalı,farklı olmamalı diyor İbrahim 4 nolu ayet. Yani hiç bir peygamber kendi dilini anlamayan yabancı kavimlere yollanmıyor.Hepsi kendi dilini anlayan kendi kavmine yollanıyor sadece.Böylece her kavim kendi dilini konuşan kendi içinden bir peygamberden mesaj dinliyor.Yabancı dilde bir mesajdan sorumlu tutulmamış oluyor.
O senin için ve kavmin için bir zikirdir.Sen ve Kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(ZUHRUF 44 KURAN)
Yine bütün kavimler ondan sorumludur dememiş.Bütün kavimler ondan sorumludur demeyi unutmuş olmalı. :P
Kuranı pürüzsüz bir Arapçanın dışında indirmedik ki,korunabilsinler(ZUMER 28 KURAN)
O halde Türklerin korunabilmesi için de pürüzsüz Türkçe bir kitap inmelidir.Görüldüğü gibi Kuran bu konuda;dil kavim ilişkisi konusunda çok nettir.Çok kesindir.
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

faith-fatih
Mesajlar: 65
Kayıt: Cum Mar 04, 2016 4:55 pm
Görüş: musluman
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 5 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen faith-fatih » Pzt Mar 21, 2016 9:48 pm

Bence kuran araplarada inmemiştir.sadece hz.muhammede inmiştir.ben okurken onun muhatap alındığını görüyorum.

Kullanıcı avatarı
Mems
Mesajlar: 138
Kayıt: Pzr Mar 06, 2016 11:21 pm
Görüş: Yıldız Tozu
Edilen Teşekkür: 68 kere
Alınan Teşekkür: 58 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen Mems » Pzt Mar 21, 2016 9:56 pm

Bence de
Çoğunluk her zaman bir şeylere inanmanızı ister,çok az insan gerçekler den bahseder, çünkü gerçekler zihni rahatsız eder, ama bu haz inanmaktan daha lezzetlidir ve cesaret ister, iki türlüde yaşarsınız biri hakikatle diğeri yalanlarla biter.

Kullanıcı avatarı
cernomirdin
Mesajlar: 59
Kayıt: Pzt Şub 29, 2016 10:16 pm
Görüş: deist
Alınan Teşekkür: 29 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen cernomirdin » Sal Mar 22, 2016 7:33 pm

faith-fatih yazdı:Bence kuran araplarada inmemiştir.sadece hz.muhammede inmiştir.ben okurken onun muhatap alındığını görüyorum.

Kuran'ın sadece Muhammed'i değil;bütün Arap Kavmini muhatab aldığını açıkça görmekteyiz.
Anlamanız için onu Arapça Kuran olarak indirdik(Yusuf 2-Kuran)
http://www.kuranmeali.org/12/yusuf_suresi/2.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Yusuf 2.ayete dikkat et;çoğul eki kullanmış.Sizin anlamanız için demiş.Yani sadece Muhammed'i değil bütün Arap Kavmini muhatab almış.Sizin anlamanız için derken bir kitleyi muhatab aldığı,Arapça konuşan bir kitleyi muhatab aldığı gayet açık değilmi?Ve aynısını Enam 156.ayettede görmekteyiz.Enam 156.ayete bakarsanız bütün Arap kavmine seslendiğini,bütün Arap kavmini muhatab aldığını rahatça görürsünüz;
“Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okunmasına yabancıydık” demeyesiniz diye.(ENAM 156-kuran)”
Kitabı birazcık dikkatli okuyan herkes onun bütün Arap kitlesini muhatab aldığını kolayca görebilecektir.Bunu görememek imkansızdır.
Ve ayetlerde Li KAVMİN(tek kavim için) sözü geçtiğine göre;ayetler Muhammed'e değil bütün Arap kavmine inmiştir.Daha doğrusu Arap kavmi için inmiştir.Kuran'ın iddiası budur.
Biz o Kur’ân’ı senin lisanınla kolaylaştırdık ki, onunla inatçı bir kavmi müjdeleyesin ve uyarasın.(MERYEM 97 KURAN)
Bu Kuran’ın ayetleri Arapça açıklandı,bir kavmin bilecek olması için (FUSSİLET 3 KURAN)
Ve ondan sadece Muhammed değil Muhammed'in dahil olduğu kavimde sorumludur.Onun için Kavimde ondan sorumludur deyip kavmi muhatab almaması düşünülemezdi zaten.
O senin için ve kavmin için bir öğüttür.Sen ve kavmin ondan sorumlu tutulacaksınız(Zuhruf 44-Kuran)
Kavmi muhatab almaması imkansızdır.Çünkü Kuran'a göre Kavim peygamber için değildir,peygamber kavim içindir.Peygamber göndermenin sebebi bizzat kavimdir.
Seni ataları uyarılmamış olan o bir kavmi uyarman için gönderdik(YASİN 6 KURAN)
Biz bütün peygamberleri başka değil;sadece kendi kavminin diliyle kendi kavmine yollarız.Böylece onlara anlatabilsin.(İBRAHİM 4 KURAN)
Demekki peygamber göndermenin amacı o peygamberin dilini konuşan kavmi uyarmak ve yönlendirmektir.O halde kavmi merkeze almaması,kavmi muhatab almaması imkansız olacaktır.Kavim merkezdedir.Hatta Kuran kendi yazılış amacını bile;kendi içinde bölünmüş olan tek kavmin sorunlarını çözmekten ibaret sayıyor.
Kitabı sana başka şey için değil,sadece kendi arasında ihtilaf yaşayan tek kavim için(li kavmin) uyarı,hidayet ve rahmet olarak indirdik.İman etsinler(NAHL 64 KURAN)
TANRI'NIN VERDİĞİ GÜVEN İÇİNDE.ONUN KORUMASI ALTINDA.

faith-fatih
Mesajlar: 65
Kayıt: Cum Mar 04, 2016 4:55 pm
Görüş: musluman
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 5 kere

Re: Kuran'Ben sadece Araplar için yazıldım'diyor

Mesajgönderen faith-fatih » Çrş Mar 23, 2016 12:16 am

sadece araplar içinse o zaman neden sadece arapların atası şu şahıstır diye anlatmıyor.yada cennet ve cehennemde arapların pozisyonları anlatmıyor.hitap ederken neden ey insanlar diyor da ulan araplar demiyor.


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir