Kuran’da Kadına Bakış

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Bayrak
Mesajlar: 60
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 11:57 pm
Görüş: Agnostik Ateizim
Edilen Teşekkür: 88 kere
Alınan Teşekkür: 37 kere
İletişim:

Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Bayrak » Cmt Şub 13, 2016 1:49 am

İslamcıların, dinde kadın ile erkeğin eşit/denk olduğu; islamiyetin kadını yücelttiği ve çok değer verdiği iddiası vardır. İnsan hakları evrensel bildirgesini benimsemiş, çağdaş insanların dinden çıkmasını önlemek için böyle gerçek dışı iddialarda bulunmak zorundalar. İşin aslını açıkca ortaya koysalar insanların dinden soğuyacağı ve dinden çıkmaların artacağı kesindir.

Kendinizi “islamiyetin Kadını yücelttiğine” inandırmak isteyebilirsiniz, ama Kuran’da durum ortada, bu nedenle hadislerden bazılarına, peygamberin hayatından örnek “rivayet”lere, menkıbelere, hacıların hocaların çarpıtılmış ve gerçek dışı yorumlarına sarılmak zorundasınız. Gerçek şu ki Kuran’da kadın’ın değeri yoktur, hatta erkeğe eşit bile değildir. Bu gerçeği bilen islamcılar hadislere sarılırlar. Binlerce hadis bulunduğu için kadını yücelten seçmece hadisleri önpilana çıkarırlar ki bunlarda “kadın”dan ziyade, çoğu “anneliği” veya “kadının itaatini” öven sözler görebilmekteyiz. Bununla birlikte kadını cehennemlik gösteren ve aşağılayan birçok hadis de bulunmaktadır.

Kuran’da kadının durumunu anlayabilmek için özellikle altta sıralanan ayetleri anlayarak ve sorgulayarak okumak gereklidir. Anlayarak okunduğunda Kuran’da kadına hangi gözle bakıldığı açık ve net olarak görülecektir.

1-Erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu, kadınların kocalarına boyun eğmesi gerektiğini, erkeğin karısını dövebileceğini anlatan ayet:

Nisa-34 “Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.”

2-Kurana göre erkekler kadınlardan bir derece üstündür:

Bakara-228 “Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

3-Şahitlik konusunda iki kadının bir erkeğe denk düşmesi: Sormak gerekir neden 1 erkek yerine 1 kadın değil? Bunun açıklaması 2 kadının ancak 1 erkeğe denk görülmesi ve kadının yarım akıllı olarak nitelenmesidir.

Bakara-282 “Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”

4-“Peygamber”e tanınan kadın haklarına bakalım: Savaş esiri kadınlar “ganimet” sayılıp helal kılınmıştır, ücretini hibe eden kadınlar helal kılınmıştır ve daha birçok kadın helal kılınmıştır

Ahzab-50 “Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helâl kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikâhlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da (sana helâl kıldık.) Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”

5-Kadınların erkeklerin tarlası olması ve erkeklerin istedikleri gibi varabilmeleri: Heralde kadın ancak bukadar aşalanabilir.

Bakara-223 “Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah’tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O’nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!”

6-Kadından, ikişer üçer dörder tane alınabileceğini söyleyen ayet: Çok eşlilik kadının aşalnması, ikinci sınıf görülmesi ve bir kadının erkeğini başka bir kadınla paylaşmak zorunda kalması yani onursuz bir hayata mahkum edilmesinden başka Bir şey değildir. İslamın çağdışı yönlerinin içinde en belirgin olanı da budur. Nekadar sevimli gösterilmeye çalışılırsa çalışılısın çağımızda açık seçik ahlak dışı bir uygulamadır. Üstelik kadın köleleri nikahsız cinsel yönden kullanmaya izin veren utanç verici bi hükümüde içinde barındırmaktadır.

Nisa-3 “Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın. Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.”

Çok eşliliği onaylayan ve sözde adaletli olmayı öğütleyen bir ayet daha:

Nisa-129 “Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.”

7-Miras konusunda, kadının yarım pay sahibi olması; Kuran üç farklı ayette miras hükümlerini içermektedir. Üstelik miras ayetleri hem cinsiyet ayrımı yaparak haksızlık yapmakta, hemde içinde matamatik hatası barındırmaktadır.

Nisa-11 “Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Nisa-12 “Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)”

Nisa-176 “Senden fetva istiyorlar. De ki: “Allah, size “kelâle” (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür de kız kardeşi bulunursa, bıraktığı malın yarısı onundur. Eğer kız kardeşi ölür ve çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş ona varis olur. Eğer kız kardeşler iki iseler, (erkek kardeşin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler erkekli kızlı iseler, o zaman (bir) erkeğe, iki kızın hissesi kadar (pay) vardır. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.”

Bu konuda islamı savunanların genel görüşü şudur; “Erkeklerin kadınlardan üstün yanı ve kadınların da erkeklerden üstün yanı vardır. Bu yüzden bazı konularda erkek üstün tutulmuştur.” Elbette ki kadın ile erkeğin fiziksel farklılıkları vardır. Ancak bu durum, fiziki güç gerektirmeyen; mirasta, şahitlikte ve evlilik gibi konularda kadını ikinci sınıf ve yarım erkek yerine koymayı haklı gösteremez, bunu akılcı ve çağdaş yaşama sahib günümüz insanlarının kabul etmesi mümkün değildir.

Geçmişte işler daha çok fiziksel güce dayandığı için böyle bir uygulamaya gidilmiş olabilir. Ancak artık işlerin pek fiziksel güç gerektirmemesinden dolayı kadınlar mevcut işlerin birçoğunda çalışabilmektedir. Üretime erkek ile eşit katkı sağlamaktadır. Kaldı ki kadın çalışmayıp ‘ev hanımlığı’ yapsa da, bu da bir iştir, bir nevi meslektir ve bu sebeple mirasta erkekle eşit pay almalıdır. Şahitlik konusuna gelince, kadınların erkeklere göre akli açıdan bir eksiği bulunmamaktadır. Şahitlik yapmalarını engelleyecek, yarım erkek yerine konacak herhangi bir nörolojik bulgu yoktur.

8-Kuran’da Cariye olayı yani kadın kölelerin cinsen istismarı olağan görülmüş, bu bahtsız kadınların kendini esir edenler tarafından kullanılmasına açıkca izin verilmiştir. Üstelik bu Kadınları cinsel yönden kullanmak için evli olmakta gerekmemetedir. Satın almak veya savaşta ganimet olarak esir etmek bu kadınlarla birlikte olmak için yeterlidir. Daha sonra bu konu detaylı olarak işlenecektir.

Müminûn-5, 6 “Onlar/Müminler, mahrem yerlerini günahlardan korurlar. Yalnız eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri ile ilişki kurarlar.”

Mearic-29, 30 “Onlar, mahrem yerlerini koruyan kimselerdir. Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.”

9-Sizler domuz eti yer misiniz? Hayatta yemezsiniz. Müslümanlar asla domuz eti yemez. Malezya’dan İngiltere’ye, Türkiye’den Dağıstan’a, Sudan’dan Afganistan’a bu böyledir. Neden? Enam ve Nahl surelerinde açıkça yasaklanmıştır da ondan.

Peki müslümanlar kitablarında;”Ey inananlar, kadınlarınıza asla şiddet uygulamayın, kadınları döven ve ezenler, onları taşlayanlar ile bu zulme seyirci kalanlar bizden değildir, onları cehennemde tarifsiz azaplar bekler” Şeklinde kadını yücelten, değer veren tek bir ayet gösterebilirmisiniz? Malesef hayır Gösteremezsiniz.

Kuran’da kadınları yücelten ve koruyan böyle bir hüküm yok, tam aksine Kuranda kadınlar ve oğullar mal ve nimet mertebesinde gösterilmişdir.

Ali İmran-14 (Elmalılı sadeleştirilmiş) “İnsanlara, kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, cins atlar, davarlar, ekinler gibi zevklerin sevgisi, çekici hale getirildi. Fakat bunlar, dünya hayatının geçici nimetleridir. Oysa Allah, akibet güzelliği, O’nun yanındadır.”

Kullanıcı avatarı
Engse Hohol
Mesajlar: 183
Kayıt: Prş May 05, 2016 9:34 pm
Edilen Teşekkür: 17 kere
Alınan Teşekkür: 53 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Engse Hohol » Cum May 13, 2016 11:23 pm

Kadın islamda, cennet kazanımı olarak erkeğe sunulan bir ödül dür.

Kullanıcı avatarı
Kurnaz
Mesajlar: 55
Kayıt: Cum Nis 15, 2016 6:03 pm
Görüş: Monoteist
Edilen Teşekkür: 23 kere
Alınan Teşekkür: 17 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Kurnaz » Cmt May 14, 2016 1:17 am

Huriler <3
عليها تسعة عشر

Kullanıcı avatarı
multiplayer1
Mesajlar: 14
Kayıt: Çrş May 04, 2016 9:20 pm
Görüş: Negatif Ateist
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 8 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen multiplayer1 » Cmt May 14, 2016 6:30 am

Kurnaz yazdı:Huriler <3


Gerçekten kahkaha attım. Teşekkür ederim.
God is a lie...

Kullanıcı avatarı
Malta eriği
Mesajlar: 57
Kayıt: Çrş May 04, 2016 8:39 pm
Edilen Teşekkür: 4 kere
Alınan Teşekkür: 17 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Malta eriği » Cmt May 14, 2016 7:48 am

İslamiyet için kadın evcil hayvandan hallice, sahip olunan bir eşyadır.
Foxx Alla!!! Foxx il-Gvern!!!

Kullanıcı avatarı
Kurnaz
Mesajlar: 55
Kayıt: Cum Nis 15, 2016 6:03 pm
Görüş: Monoteist
Edilen Teşekkür: 23 kere
Alınan Teşekkür: 17 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Kurnaz » Cmt May 14, 2016 12:17 pm

Malta eriği yazdı:İslamiyet için kadın evcil hayvandan hallice, sahip olunan bir eşyadır.
Resim
عليها تسعة عشر

Kullanıcı avatarı
Tumagü İskicap
Mesajlar: 81
Kayıt: Cum May 06, 2016 3:01 pm
Görüş: Panenteist
Edilen Teşekkür: 3 kere
Alınan Teşekkür: 31 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Tumagü İskicap » Pzr May 15, 2016 12:58 am

İslamda kadın çokca entrika yaratığı muamelesi görmüştür. Hz. Ayşe'nin kaybolan kolyesi, Muattal Oğlu Safvan'ı hayatını yaktı. Hz. Ayşe çarşaf giyse ne, giymese ne! Ümmet Ayşe'yi tahterevan ile taşıyor ama tahterevanda Ayşe varmı yokmu anlamıyor. Bunlara rağmen Hz. Ayşe kimseye haber vermeden ordugahtan ayrılarak şafak vakti çölde kolye aramaya gittiğine herkesi inandırdı. Safvan masumdu. İlk islam devletinden günümüz TC'sine çarşafın anlamı, genelde bir entrika aracı olmasına varır.
Bugün Sümeyye gelin arabasında trabya'dan yola çıktı, nikaha doğru,
Çukurca'da şehit düşen nişanlı askerin nişanlısı mezara doğru.
Bunlar hep siyasi islamın hareket sahasının genişliğinden dolayı geniş karşılanan durumlardır.
Türban, çarşaf, burka... islamın kendine tekel oluşturup taraf genişlettiği modern komünizm aletleri oldular.

Kullanıcı avatarı
Firavun
Moderatör
Mesajlar: 197
Kayıt: Pzt Şub 01, 2016 5:39 pm
Görüş: Dinsiz
Edilen Teşekkür: 86 kere
Alınan Teşekkür: 127 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen Firavun » Pzt May 16, 2016 9:34 am

Kuran'da "ey inananlar" ..."karılarınız/kadınlarınız" diye ayetler var. Demek ki Allah, kadınları hitap ettiği inananlar kitlesine dahil etmiyor, onları muhatap almıyor (ya da lezbiyenliği normal görüyor).

Erkek egemen toplumlar için harika bir din. Kız çocuklarını bu dinle büyüt, sonra da onları istediğin gibi eve kapat.

Yalnız, bu Arap kültürü kadın erkek eşitliğine önem veren Türk halkı için çok acı olmuş. Yazık gerçekten. Keşke şaman olarak kalsaydık, gök tanrıya tapmak daha hayırlı olurdu.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Kuran’da Kadına Bakış

Mesajgönderen AgnostikBey » Pzt May 16, 2016 5:50 pm

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ

"Seni yaratan efendinin ismi ile oku"

Daha ilk ayette sen diye muhatap olunan kişi "bir erkek"tir. Arapçada isimler teklik, ikilik ve çokluk hallerinde bulunabilir. Ayetin birebir çevirisi için konuşacak olursam, etkileyici bir üslup olsun diye rab/efendi kelimesine "ke" eklenmesiyle "bir" erkeğe seslenilmiştir. Bu sebepten daha ilk ayetten kadının adı ve yeri yoktur.

Halbuki gerçekten "hak din" diye bir şey olsaydı,

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبَّنَا الَّذِي خَلَقَ

"Bizi yaratan efendimizin ismi ile oku"


Ayeti gibi, en azından "nâ" zamiriyle böyle bir şey olması gerekirdi. Görüldüğü gibi cinsiyetlerin eşitliği arap dünyasına uzak bir kavramdır. Hatta eşitlik kavramı bile yok denecek kadar azdır... Özellikle kölelik kurumu o devirde inanılmaz yaygınken.
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 5 misafir