Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

İslam dinine getirilen eleştiriler ve yanıtlar ile düzeyli tartışmalar.
Kullanıcı avatarı
Bayrak
Mesajlar: 60
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 11:57 pm
Görüş: Agnostik Ateizim
Edilen Teşekkür: 88 kere
Alınan Teşekkür: 37 kere
İletişim:

Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

Mesajgönderen Bayrak » Cum Şub 12, 2016 7:50 pm

Bilindiği gibi islam inancına göre Tanrı Allah’ın herhangi bir şeyin meydana gelmesini Ezelde dilemiş olmasına KADER, buşekilde Tanrı Allah tarafından olmasını dilenen şeyin zamanı geldiğinde meydana gelmesine ise KAZA denir.

Bu inanca göre Evren, Dünya ve İnsanlar yaratılmadan önce Tanrı yaşanacak herşeyi belirlemiş, olmasını dilemiş, Levh-i Mahfuz’una yazdırmış ve o istenen şey zamanı geldiğinde meydana gelmiş ve gelecektir. İslam inancına göre herhangi bir şeyin meydana gelmesi için Tanrı Allahın iradesi şarttır dilemediği hiçbirşey meydana gelemez.

KAZA ve KADER Hakkında İslami Görüşler

A-Ehl-i Sünnetin görüşü

Sunnilik yani Ehl-i Sünnete göre insan, belli ölçülere göre hareket eden hür bir varlıktır. O, işlerini kendi irade ve ihtiyariyle yapar. Zorunlu fiiller dışında kendi isteğine bağlı olarak yaptığı işlerin emir olanlarından mükâfat, yasak olanlarından ceza görecektir. Allah’ın teklifleri, sevap ve ikabını gerektirecek işler bellidir. İnsan bunları seçme ve yapmada serbesttir.

İnsan kendi irade ve ihtiyariyle yaptığı zorunlu olmayan fiillerden, başka bir deyimle, isteğe bağlı olarak seçimini kendi kendisinin yaptığı işlerden sorumludur. Bu fiillerin tümü teklif dairesine girer, sevap veya ikabı, mükâfat veya cezayı gerektirir.

İnsanda yaratma vasfı yoktur. O, fiilini seçme hürriyetine sahiptir. İnsanın seçimine göre yaratma Allah’a aittir. İnsan ancak kâsibtir, müktesiptir, fiillerini kesb eder, kazanır.

B-Cebriyenin görüşü

Ehl-i Sünnetin dışında yer alan Cebriye’ye göre insan fiillerinde yaptığı işlerde mecburdur. İnsanın iradesi, gücü yoktur. O fiillerini zorunlu olarak yapar. İnsanın fiilleriyle münasebeti, çöpün rüzgârla olan münasebeti gibidir. Fiiller insana nispet edilir. Kulların hareketleri cansız varlıkların hareketleri gibidir. Kulun fiillerinde ihtiyar sahibi olması, mucit ve halık olmasını gerektirir. Halbuki yaratıcılık yalnız Allah’a aittir.

Bu fırka, kaza ve kaderi nazara alarak kulun fiillerini yapmada mecbur olduğu görüşünü ileri sürmüştür. Bununla Allah Tealâyı acizden tenzihe çalışırken diğer taraftan Allah Tealâya zulüm isnat etmişlerdir.

C-Mutezile’nin görüşü

Mutezile, Cebriyenin görüşünün tam tersini savunur. Mutezileye göre insan irade ve güç sahibidir, kendi fiillerinin yaraticisidir. Onlara göre insan, kendi fiillerini yaratirsa ancak hür ve sorumlu olur, ceza ve mükâfat ancak böyle tahakkuk eder.

Mutezilenin bu konudaki görüşünde aşiriliga gittigi görülüyor. Gerçekte insan cüz’i bir irade sahibidir. Allah’ın bahşettiği bir kudretle fiillerini yapar; ama asla yaratıcı değildir, kendi fiillerinin halıkı olamaz. İnsan dilediğini seçme ve yapma hakkına sahiptir. Ama hiç bir zaman mutlak irade ve mutlak güç sahibi değildir.

Hangisi Doğru?

Görüldüğü gibi, İslami ekoller arasında KADER ve KAZA ile ilgili görüş birliği yoktur. Ehl-i Sünnetin bu konudaki görüşüne göre insanın bazı konularda iradesinin olduğu kabul edilmektedir. Oysa Kuranda ki ayetlere bakıldığında islam inancında insan iradesi sözkonusu değildir. Olan ve olacak bütün olaylar evren ve insanlık yaratılmadan önce Levh-i Mahfuz’da yazılmış ve günü geldiğinde de bunlar olacaktır.

Kader ve Kaza inancına göre daha insanlar yaratılmadan önce her insanın yapacağı iyilikler, kötülükler ve hertürlü davranış Tanrı Allah tarafından yazılmış yani cennetlik olanlar ve cehennemlik olanlar önceden belirlenmiştir. Eğer bunlar yani insanların yapacakları önceden yazılmışsa peygamber göndermenin anlamı nedir? Tanrı, dinlerin iddia ettiği gibi herşeyi biliyorsa, dünyanın bu halini, dinlerin sebep olduğu acıları, işlenecek suçları, çekilecek acıları, tecavüzleri, köleleştirmeleri, katliamları da bilip ve daha bunlar ortada yokken kasten yaratmış demektir. Tanrı Allah herşeyi biliyorsa sonucu önceden belli olan bu sınavın anlamı nedir?

Tabiki bu mantıksızlığı farkeden islam alimleri çareyi ayetlerdeki kesin hükümleri gözardı ederek ve kendilerince yorumlayarak insanın yaptıklarından belli ölçülerde sorumlu olduğunu idda etmekte bulmuşlardır. Ehl-i Sünnet görüşü bu mantıkla oluşturulmuştur.

Peki insanın yaptıklarından sorumlu olması nasıl mümkün olabilir? Elbette insanın özgür iradesi ile yaptıklarını Tanrı Allahın bilmemesi ile bu mümkün olabilir. Aslında kuranda bazı ayetlerde ki ifadeler Tanrı Allahın geleceği bilmediğini göstermektedir.

İşin garibi Sunni görüşünü de, Cebriye görüşünü de destekleyici ayetleri Kuranda bulmak mümkündür. Yani İslam inancının ve Kuranın biryığın çelişkisinden biride budur. Bazı ayetlere göre Tanrı Allah geçmişi, geleceği, olmuş ve olacak herşeyi bilen ve olan herşey onun iradesine bağlı mutlak güç sahibi olarak anlatılırken, gene Kuran’da ki bazı ayetlerde Tanrı allahın gelecekten habersiz olduğu ve geleceği bilemediği vurgulanmaktadır.

Tevbe-16 “Allah sizin cihad ettiğinizi bilinceye kadar terkedileceğinizimi zannediyorsunuz? Allah, Resulu ve Müminler dışında samimi dost edinip edinmediğinizi Allah bilinceye kadar serbest bırakılacağınızı mı düşünüyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”

Arapçası: “Em hasibtum en tutrekû ve lemmâ ya’lemillâhullezîne câhedû minkum ve lem yettehızû min dûnillâhi ve lâ resûlihî ve lâl mu’minîne velîceh(velîceten), vallâhu habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne).”

“lemmâ” arapcada ki kulanımı “Geçmişte olmadı ama bundan sonra olabilir” anlamındadır. Yani bu ayette Allah şimdiye kadar bilmedi bundan sonra bilebilir anlamında kullanılmıştır. Ayette Allah ne yaptığınızdan haberdardır denmekte dikkat edin ne yapacağınızdan değil ne yaptığınızdan haberdardır denmektedir. Bu ayete göre Tanrı Allah insanın yaptığı şeyleri önceden bilememekte ancak bu işler yapıldığı anda haberdar olmaktadır.

Diyanet Eski Meali: “Allah, içinizden cihat edenleri; Allah’tan, peygamberinden ve inananlardan başka sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacak mı zannediyorsunuz? Allah işlediklerinizden haberdardır. .”

Tabi bu ayetteki Allahın geleceği bilmediğini gösteren anlam Mealcileri rahatsız etmiş bu nedenle anlamı çarpıtılarak meal edilmiştir. Yukarıda ki Diyanet mealinde “Allah bilinceye kadar” cümlesi “ortaya çıkarıncaya kadar” şeklinde meal edilerek ayetteki gerçek anlam örtbas edilmiştir. Malesef Kuranda pekçok ayet bu şekilde gerçek anlamlarından farklı meal edilerek ya kuranda ki çelişkiler örtbas edilmekte yada gene gerçek anlamından farklı meal edilerek olmayan mucizeler üretilmektedir. Bu ise gerçekte insanları kandırmaktan ve dini olduğundan farklı göstermekten başka bir şey değildir.

Diğer örnekleri görelim.

Hadid-25 “Andolsun, biz elçilerimizi açık mucizelerle gönderdik ve beraberlerinde kitabı ve mizanı (ölçüyü) indirdik ki, insanlar adaleti yerine getirsinler. Kendisinde müthiş bir güç ve insanlar için birçok faydalar bulunan demiri yarattık (ki insanlar ondan yararlansınlar). Allah da kendisine ve Resûllerine gayba inanarak yardım edecekleri bilsin. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. “

Ali İmran-140 “Eğer size (Uhud’da) bir yara dokunduysa bunun bir benzeri bir yarada (Bedir’de) Mekkelilere dokunmuştu. Biz bu günleri insanların arasında dönüp dolaştırırız. Bunu allah müminleri bilsin ve sizden (bunu anlatacak) şahitler alsın diye yaparız. Allah zalimleri sevmez.”

Diyanet Meali“Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez. “

Ali İmran-142 “Allah sizden cihat edenleri öğrenmeden ve yine sabredenleri öğrenmeden, yoksa cennete gideceğinizi mi zannediyorsunuz?”

Diyanet Meali “Yoksa siz; Allah, içinizden cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmeden ve yine sabredenleri (sınayıp) ayırt etmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?”

Yokarda ki örneklerde de görüldüğü gibi Kuranın bu ayetlerinde açıkca Tanrı Allahın geleceği bilemediği ancak olaylar olduktan sonra öğrendiği vurgulanmaktadır. Oysa Kuranın pekçok ayetinde vurgulanan ve Kader olarak isimlendirilen, inanışa göre geçmiş ve gelecek tüm olaylar ve varlıklar Allah katında bulunan Levh-i Mahfuz’da yazılı bulunmaktadır. Şimdi bu ayetlere örnekler görelim.

Hadid-22 “Yeryüzünde ve sizin başınıza gelen her hangi bir olay yoktur ki, biz onu yaratmadan önce o, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) bulunmasın. Doğrusu bunu bilmek Allah’a kolaydır.”

Zumer-62 “Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şeye vekildir.”

Saffat-96 “Oysa Allah sizi de, yaptığınız şeyleri de yaratmıştır.”

Evet baştaki soruyu tekrar edelim hangisi doğru? Kurana göre Tanrı Allah herşeyi bilen taktir eden ve önceden belirleyen mutlak güç (Hadid-22, Zumer-62, benzeri pekçok ayet) ve gene Kurana göre Tanrı Allah geleceği bilemez (Hadid-25, Ali İmran-140,142, benzeri pekçok ayet) insanları kendine inanmaya teşvik eder, insan inanırsa cennete, inanmazsa cehennemine göndermeyi vaat eder.

Malesef Kuran’da kesin olarak açıklanan çok az şey var. Hiç bir şey tam değil aslında. Bir tek alkol ve domuz gibi bazı konularda bütün müslümanlar ortak bir payda da buluşuyorlar. Diğer konularda ise, yine hepsi ya hadislerden yada kuran’dan yararlanıyorlar ama Kuran yada hadislerden çıkan sonuçlar kesin bilgi içermediği için kendini alim gören herkes kendi kafasına göre yorumlamış. Allah her şeyi bilir mi sorusu içinde yine aynı şey geçerlidir.

İslam İnancına göre Kuran Tanrı Allah kelamıdır ve hiç değişmemiştir. Buna inananlara sorulması gereken sorular ise şunlar;

1-Eğer Kuran Allah kelamı ise bu çelişkileri nasıl açıklarsınız?

2-Geleceği bilip bilmediğinden emin olmayan bir Tanrı sizce gerçek olabilir mi?

3-Eğer Tanrı Allah geleceği bilemiyorsa bu gücünün sınırlı olduğu anlamına gelmez mi?

4-Tanrı Allah’ın geleceği bilememesi zamandan ve Mekandan münezzeh olmadığı anlamına da gelmiyor mu?

Bu soruların cevabını aramaya başladığınız an sorgulamaya da başlamış olursunuz. Sonuç olarak islam kendi içinde bir çok çelişki içerdiği için müslümanların bu kadar farklı mezheplere, bu kadar farklı cemaatlere ayrılması, hatta aynı cemaat içinde bile farklı görüşlerin olması hep Kuran’da ki butarz çelişkilerden kaynaklanmaktadır.

aslanparça
Mesajlar: 59
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 10:02 pm
Alınan Teşekkür: 6 kere

Re: Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

Mesajgönderen aslanparça » Cum Şub 12, 2016 10:33 pm

@bayrak

Bayrak sağdan soldan derleme yazı bu kadar olur, çelişki yazıda metodoloji olmamasında.

http://www.aklatakilanlar.com/kader-nedir/

linkini okumanı öneririm.
Kendi düşüncemi paylaşayım.

Bir kitapta, bir yandan "işçiler çalışmaktan kaçınmamalı, görevlerini en iyi şekilde yapmalı" denirken, bir yandan "işverenler, işçilerin maaşını eksiksiz vermeli" dense bu çelişki mi olur, yoksa, bir elmanın iki yarısı mı?

Bahsettiğin ayetlerin bir kısmı kaderi vurgularken, bir kısmı cüzi iradeyi vurguluyor. İkisi de haktır. Birbiri ile çelişmez. Kader senin iradeni nasıl kullanacağın dikkate alınarak belirlendiğinden, ne insan özgürlüğü, ne de Yaratıcımızın geleceği bilmesi engellenmiş olur.

Kullanıcı avatarı
Bayrak
Mesajlar: 60
Kayıt: Sal Şub 02, 2016 11:57 pm
Görüş: Agnostik Ateizim
Edilen Teşekkür: 88 kere
Alınan Teşekkür: 37 kere
İletişim:

Re: Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

Mesajgönderen Bayrak » Cum Şub 12, 2016 11:48 pm

aslanparça yazdı:@bayrak

Bayrak sağdan soldan derleme yazı bu kadar olur, çelişki yazıda metodoloji olmamasında.

http://www.aklatakilanlar.com/kader-nedir/

linkini okumanı öneririm.
Kendi düşüncemi paylaşayım.

Bir kitapta, bir yandan "işçiler çalışmaktan kaçınmamalı, görevlerini en iyi şekilde yapmalı" denirken, bir yandan "işverenler, işçilerin maaşını eksiksiz vermeli" dense bu çelişki mi olur, yoksa, bir elmanın iki yarısı mı?

Bahsettiğin ayetlerin bir kısmı kaderi vurgularken, bir kısmı cüzi iradeyi vurguluyor. İkisi de haktır. Birbiri ile çelişmez. Kader senin iradeni nasıl kullanacağın dikkate alınarak belirlendiğinden, ne insan özgürlüğü, ne de Yaratıcımızın geleceği bilmesi engellenmiş olur.

Bu beğenmediğiniz yazı Apdulaziz Bayındırın tanrı allah geleceği bilemez derslerinden hazırlandı.. Yani bir ilahiyatcının ortaya koyduğu ve kuran ayetleriyle de desteklediği üstelik kuranı meal ederken netarz meal üçkağıtları yapıldığınıda ortaya koyan dersini beğenmemiş oldun...:)

faith-fatih
Mesajlar: 65
Kayıt: Cum Mar 04, 2016 4:55 pm
Görüş: musluman
Edilen Teşekkür: 2 kere
Alınan Teşekkür: 5 kere

Re: Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

Mesajgönderen faith-fatih » Pzt Mar 14, 2016 10:26 pm

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, zamanlı, mekânlı, cihetli değildir. Bir yerde, bir tarafta değildir. Zamanları, yerleri, yönleri O yaratmıştır. Cahiller, Onu Arş’ın üstünde veya yukarıda gökte sanır. Arşı da, yukarısını da, aşağısını da O yaratmıştır. Sonradan yaratılan bir şey, kadim [ezeli] olana yer olamaz. Allah, madde, cisim ve hâl değildir. Benzeri, ortağı, zıddı yoktur. Bildiğimiz, düşünebileceğimiz şeyler gibi değildir. Nasıl olduğu anlaşılamaz, düşünülemez. Hatıra gelen her şey yanlıştır. O kâinatın ne içinde, ne de dışındadır. İçinde, dışında olmak, var olan iki şey arasında düşünülür. Halbuki kâinat, hayal mertebesinde yaratılmıştır. Hayal mertebesindeki âlemin devamlı var görünmesi, Allah’ın kudreti ile oluyor. (2/67)

Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri de buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, zamanlı ve mekânlı olmadığı için, hazır ve nazırdır sözü mecazdır. Yani zamansız ve mekânsız [hiçbir yerde olmayarak] hazırdır [bulunur] ve nazırdır [görür] demektir. Allahü teâlânın bütün sıfatları zamansız ve mekânsız olduğu gibi, hazır ve nazır olması da, zaman ile ve mekân ile değildir. (S. Ebediyye)

zaman ve mekandan münezzeh olan Allah herşeyi bilir.zaten bu vasfıa sahip olanın bilmemesi düşünülemez.Onun katında geçmiş gelecek ve şimdiki zaman tek bir andan ibarettir.

Kullanıcı avatarı
Alper ÇADIROĞLU
Mesajlar: 19
Kayıt: Pzr Nis 10, 2016 4:46 pm
Görüş: Tüm Olasılıklar
Edilen Teşekkür: 9 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tanrı Allah Herşeyi Bilebilir mi?

Mesajgönderen Alper ÇADIROĞLU » Pzt Nis 18, 2016 1:05 pm

doğum-evlilik-ölüm belli... Levhi mahfuzda her şey belli... "o her şeyi bilir."
kuranda hem özgür irade hem kader var.
hz.muhammede kader nedir diye sorulduğunda sinirlenirmiş.
hz.ali şöyle demiş kafasına tuğla düşeceği esnada yanındaki "noldu kaderden niye kaçıyorsun" ali "hayır, kadere kaçıyorum" diye abuk bişe söylemiş
fıkıh kelamda çok tartışılmış bu konu...
bana göre şu: büyük ihtimalle her şey kader. kuantumda rastgelelik var ama makroda yok gibi...
Her olasılık olabilir.
http://www.alpercadiroglu.wordpress.com (Yazdığım 300 küsür bilimsel yazı/makale.)


“İslam Dini ve Kur'an” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir