Tolstoy - Hayatın anlamsızlığı üzerine bir yazı

Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji, Antropoloji vb.
Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 87 kere

Tolstoy - Hayatın anlamsızlığı üzerine bir yazı

Mesajgönderen Lexion » Prş Ara 24, 2015 2:33 pm

"Bu hayat bana karşı düzenlenmiş aptalca bir oyundan ibaretti. Beni var eden bir varlığı kabul edemesem de, düşüncelerim şöyle gelişiyordu: birisi bana, beni dünyaya yollamakla, çok normal gözüken son derece derinliksiz, sığ bir şaka yapmıştı.

İstemeden de olsa, bri yerlerde, beni bu hale sokan birinin bana alayla bakıp, katıla katıla güldüğünü hissediyordum.

Benim 40-50 yıl boyunca öğrenip gelişerek, bedenen ve zihnen büyüyüp nasıl hayatımı sürdürdüğüme bakıyor ve şimdi aklım tam kemâl noktasına ulaşıp, olgunlaşmışken, tam hayatımın zirvesinde olduğum şu dönemde, bana tepeden bakarak; “Hayatta hiçbir şey yoktur ve olmayacaktır.” Tarzındaki görüşe ulaştığımı görüyor ve bana kahkahalarla gülüyordu.

Benimle eğlenen, dalga geçen böyle biri olsun ya da olmasın; bu beni ilgilendirmiyor. Beni düşündüren, hayatımda yaptığım herhangi bir eyleme mantıklı bir açıklama getiremiyor oluşumdu. Hastalık ve ölüm, beni ve sevdiklerimi yakalayıp sonsuzluğa götürecek, geriye pis bir koku ve kurtçuklardan başka bir şey kalmayacak.

Yaşadıklarım ve başarılarım, er-geç unutulup kaybolacak ve ben, o zaman hayatta olmayacağım. O zaman; bütün bu hengame niye? Neden çabalıyoruz ki boşu boşuna? İnsanoğlu nasıl olur da bu boşluğu görmeden hala yaşam devam edip, onun için çaba sarf eder? Anlaşılacak gibi değil açıkçası...

Bir insanın yaşayabilmesi, ancak “hayatın sarhoşluğuna” kapılmışsa mümkün olabilir. Ayrıldığında ise, hayatın sadece bir yanılsama hem de aptalca bir yanılsama olduğunu görecektir.

İşte bütün mesele bundan ibaret! Ne komik ne de esprili bir yanı var; sadece acımasız ve aptalca..."

Tolstoy
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 223
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 204 kere
Alınan Teşekkür: 178 kere

Re: Arthur Schopenhauer: Hayatın Acıları Üzerine

Mesajgönderen hector » Prş Ara 24, 2015 8:56 pm

Arthur Schopenhauer: Hayatın Acıları Üzerine

Hayatın birinci yarısı, mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı dolu bir korku duygusuyla kaplıdır.

Çünkü, mutluluk denilen her şeyin kuruntu olduğu ve acıdan başka gerçeğin bulunmadığı fark edilmiştir artık. Aklı başında insanların, yakıcı zevklerden çok acısız bir hayata yönelmeleri bundan ötürüdür. Gençliğimde, kapımın zilinin her çalınışında, gönlüm sevinçle doluyor ve kendi kendime, "Oh ne iyi! İşte yeni bir olay!" diyordum.

Ama yıllar geçip de, olgunlaştığım zaman, her zil sesinden sonra şöyle düşündüm: "Yine ne var?"

İnsan yaşlandıkça, tutkuların ve isteklerin nesnesi farksızlaştıkça; bu isteklerin ve tutkuların bir bir ortadan kayboldukları, duyarlığın güdükleştiği, hayat gücünün zayıfladığı, görüntülerin solduğu, izlenimlerin etki yapmadan gelip geçtiği, günlerin gittikçe daha hızlı aktığı, olayların önemlerini kaybettiği ve her şeyin renksizleştiği görülür. Günlerin yükü altında sallanarak yürür insan ya da bir köşeye çekilip dinlenir. Geçmiş varlığının gölgesi ya da hayaleti haline girer. Kendinden geçme, sonsuz uyku haline dönüşür bir gün.

(...)

Dante, dile getirdiği cehennemin örneğini ve konusunu, bizim gerçek dünyamızdan başka nerede arayabilirdi? Nitekim, bize çok eksiksiz bir cehennem görüntüsü sundu. Ama cenneti ve cennetin mutlu hayatını dile getirmesi gerektiği zaman, aşılması olanaksız bir güçlükle karşılaştı. Çünkü içinde yaşadığımız şu dünya ile cennet arasında, hiçbir benzerlik yoktu. Cennetteki mutlu hayatı anlatacağı yerde, atalarının, sevgilisi Beatrice'in ve çeşitli ermişlerin verdiği bilgileri iletti bize.

İçinde yaşadığımız dünyanın, ne biçim bir dünya olduğu, böylece açık bir şekilde anlaşılıyor, değil mi ?

(...)

Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "Bunca mutsuzluğu ve boğuntuyu ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"

(...)

İstemek, temeli bakımından acı çekmektir ve yaşamak, istemekten başka bir şey olmadığına göre, hayatın tümü, özü bakımından acıdan başka bir şey değildir.

İnsan ne kadar yüceyse, acısı da o ölçüde fazladır. İnsanın hayatı, yenileceğinden hiç şüphe etmeksizin, var olmaya çalışmak için harcanmış bir çabadır.

http://tanrivarmi.blogspot.de/2010/09/h ... hauer.html
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer

rumil
Mesajlar: 20
Kayıt: Sal Ara 08, 2015 9:54 pm
Görüş: Değişken
Edilen Teşekkür: 10 kere
Alınan Teşekkür: 10 kere

Re: Tolstoy - Hayatın anlamsızlığı üzerine bir yazı

Mesajgönderen rumil » Cmt Ara 26, 2015 1:30 am

Tolstoy'da muhtemelen çok yalnız biriydi(çoğu büyük yazar gibi). Hayatın anlamsızlığını hepimiz her zaman düşünürüz.Sınavlara hazırlanırken,yemek yerken vs Ancak atladığımız tek şey bana göre sevdiğimiz diğer insanlar ve dostlarımız.Yaşam uğruna yaşayabilecek insanlarla anlam kazanıyor.Evet sevdiklerimiz de birer yanılsama olabilir, söylediğim şey ahmaklık gibi görünsede bence güzel bir yanılsama.

Kullanıcı avatarı
hector
Moderatör
Mesajlar: 223
Kayıt: Cum Eki 16, 2015 8:26 pm
Görüş: Agnostik Ateist
Edilen Teşekkür: 204 kere
Alınan Teşekkür: 178 kere

Re: Tolstoy - Hayatın anlamsızlığı üzerine bir yazı

Mesajgönderen hector » Cmt Ara 26, 2015 12:50 pm

Hayat bizim gibi gerçeği arayanlar için biraz anlamsız olabiliyor. Bunu inkar etmek çok zor. Daha doğrusu kendinize dışardan baktığınızda " neden yaşıyorum lan ben ? " diye sorabilirsiniz. Çünkü gerçekten de hayatın hiç bir anlamı olmadığını görürsünüz.

Genel olarak bir insanı ele alırsak , bu insan doğar , büyür , okula gider , okulu bitirip çalışmaya başlar , sabah işe gider , akşam eve gelir , bazen felekten bir gün çalıp eğlenmeye bakar , yaşlanır , ölür. Ne oldu ? Hiç bir şey. Neden yaşadı ? Kimse bilmez. Çok anlamsız gerçekten. Ama olaylara dışarıdan bakınca bu şekilde anlamsız olsa da , belkide o insan için hayatının bir anlamı vardı. Büyürken ailesi , evlenince eşi ve çocukları , hayatı boyunca yanında olan dostları , emek vererek elde ettiği başarı ve mutluluk onun hayatına çok anlam katmış olabilir.

Benim içinde böyle aslında. Genele baktığımda benim hayatımın da bir anlamı yok gibi. Ama bu forumda bir şeyler ile uğraşırken bile hayatıma bir anlam kattığımı düşünüyorum.Okuyarak mutlu oluyorum. Müzik dinleyerek rahatlıyorum.Çalışarak , emek vererek , severek anlam katıyorum.
Dünya benim tasarımımdır. Arthur Schopenhauer

Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 87 kere

Re: Tolstoy - Hayatın anlamsızlığı üzerine bir yazı

Mesajgönderen Lexion » Pzr Ara 27, 2015 5:02 pm

hector yazdı:Hayat bizim gibi gerçeği arayanlar için biraz anlamsız olabiliyor. Bunu inkar etmek çok zor. Daha doğrusu kendinize dışardan baktığınızda " neden yaşıyorum lan ben ? " diye sorabilirsiniz. Çünkü gerçekten de hayatın hiç bir anlamı olmadığını görürsünüz.

Genel olarak bir insanı ele alırsak , bu insan doğar , büyür , okula gider , okulu bitirip çalışmaya başlar , sabah işe gider , akşam eve gelir , bazen felekten bir gün çalıp eğlenmeye bakar , yaşlanır , ölür. Ne oldu ? Hiç bir şey. Neden yaşadı ? Kimse bilmez. Çok anlamsız gerçekten. Ama olaylara dışarıdan bakınca bu şekilde anlamsız olsa da , belkide o insan için hayatının bir anlamı vardı. Büyürken ailesi , evlenince eşi ve çocukları , hayatı boyunca yanında olan dostları , emek vererek elde ettiği başarı ve mutluluk onun hayatına çok anlam katmış olabilir.

Benim içinde böyle aslında. Genele baktığımda benim hayatımın da bir anlamı yok gibi. Ama bu forumda bir şeyler ile uğraşırken bile hayatıma bir anlam kattığımı düşünüyorum.Okuyarak mutlu oluyorum. Müzik dinleyerek rahatlıyorum.Çalışarak , emek vererek , severek anlam katıyorum.


Sevgili hector,

Güzel bir noktaya parmak basmışsınız. Özellikle inançsız kesim tarafında gerçekten hayat "anlamsız". Ne bir katkısı, ne de götürüsü var. Aslında bakıcak olursak bu inançlılar içinde geçerli bir sorun. Onlarında mutlaka aklına "ya bu sınav olmasaydı?", "gerçekten neden gönderildik ki?" gibi sorular geliyordur elbet.

Unuttuğumuz şöyle bir nokta var. Esasında unuttuğumuz da değil, göz ardı ettiğimiz. Ölümü unutuyoruz, göz ardı ediyoruz. İşimize gelmiyor çünkü. Latinler vakti zamanında bunula alakalı bir deyiş söylemişler. Çok severim. "Memento mori". Yani "Sonunda ölüm var, ölümü unutma" anlamlarına geliyor.

Hayatta da böyle yaşamak lazım. Belki en etiği böyle değildir ama, unutmamak lazım ölümü. Dediğiniz gibi insanoğlu bebeklikten, yaşlılık dönemine kadar neler yaşıyor neler. Anne, babasını kaybediyor, evleniyor, çocuğu oluyor, okula gidiyor vs vs... Peki ya sonunda? Sonunda hiç bir şey yok. (En azından deneyimleyemediğimiz için bu sonuca varıyoruz)

Son kısımlarda bahsettiklerinizde ölümü düşünmeyi, unutmamayı erteliyor sadece. Bu yüzden gerçekten anlamlı "gibi" geliyor. İşin gerçeği bu olmasa da... Ölmeyi kabullenmek zor... Gerçekten zor...
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."


“Sosyal Bilimler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir