İd, ego, süperego

Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji, Antropoloji vb.
Kullanıcı avatarı
Lexion
Moderatör
Mesajlar: 75
Kayıt: Cum Eki 30, 2015 8:55 pm
Görüş: Septik-Nihilist
Edilen Teşekkür: 63 kere
Alınan Teşekkür: 87 kere

İd, ego, süperego

Mesajgönderen Lexion » Cmt Eki 31, 2015 4:27 pm

Merhaba arkadaşlar.

Bu konuda Freud'un savları olan id, ego, süperego kavramlarını açıklayacağım. Ek olarak Freud'un kısa bir biyografisini vereyim, bilgimiz olsun. Ardından kavramları açıklayacağım. Okuduğunuz için teşekkürler.

Sigmund Freud

6 Mayıs 1856’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Pribor’da doğdu. Babası, Jacob Freud, küçük bir esnaftı. Annesi onun ikinci karısıydı. Freud’un kendisinden yaklaşık yirmi yaş büyük iki üvey ağabeyi ve kendinden küçük yedi kardeşi vardı. Ailesi, 1938’e kadar yaşayacağı Viyana’ya taşındığında Freud dört yaşındaydı. Yahudi olan Freud’un babası özgür düşünceli biriydi. Freud sonradan kendisinin ateist olduğunu açıkladığında oğlunun kararına saygı gösterdi.

O dönemde Yahudiler yalnızca tıp ve hukuk alanında çalışabiliyorlardı. Freud da, bilimle ilgilendiği için, 1873’te Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne girdi. Aslında nöropsikoloji araştırmaları yapmak istiyordu ama zengin olmadığı için nöroloji üzerine çalışmaya başladı. Daha sonraları birlikte çalışmalar yaptığı Josef Breuer’le bu dönemde tanıştı. Breuer ve Freud, konuşma kürünü birlikte oluşturdular.

1882-83’te Theodor Meynert Psikiyatri Kliniğinde işe girdi. Kokain üzerine pek çok çalışma yaptı. Daha sonra Jean-Martin Charcot adlı ünlü nörologla, hipnoz ve histeri üzerine çalışmalar yapmak için Paris’e gitti.

1886’da Viyana’ya dönüp muayenehane açtı ve evlendi. Özellikle hastalarının tedavisinde hipnoz kullanıyordu ama zamanla bunun yeterli olmadığını anlayıp muayeneyi bıraktı. 1900’de Rüyaların Yorumu’nu 1901’de de Gündelik Yaşamın Psikopatolojisi’ni yayınladı. 1905’te yayınlamaya başladığı cinsellik üzerine çalışmaları yankı uyandırdı. Çocukluk dönemi tecrübelerinin önemi ve Oedipus kompleksi teorilerini öne sürdü.

1902’de Viyana Üniversitesi’nde profesör oldu. 1906’da Psikanalitik Topluluğu’nu kurdu. Bu topluluğun kuruluşundan sonra benzerleri giderek çoğaldı. 1909’da Massachusetts’deki Clark Üniversitesinde ilk uluslararası konuşmasını yaptı. 1923’te sigara bağımlılığından dolayı, çene kanseri teşhisi kondu. Bu hastalık, 16 yıl içinde 33 ameliyat geçirmesine neden oldu. Tam o yıllarda da Avrupa’da Nazi baskısı başlamıştı. 1938’de Almanya, Avusturya’yı işgal etti. Karısıyla İngiltere’ye kaçtı. 23 Eylül 1939 tarihinde İngiltere'de öldü.

İngiltere ve Viyana’da yaşadığı evlerde, Sigmund Freud Müzeleri bulunmakta.


İd: İd, doğuştan vardır ve psişik enerjinin kaynağıdır. İlkel arzular; açlık, su, dışkılama, cinsellik ve ısınma, için temel güdüler İd'de saklıdır. Freud, bu psişik enerjinin bebeğin doğuştan getirdiği biyolojik bir enerji olduğunu söyler. Libido adını verdiği bu biyolojik enerji, bebeğin büyüyüp geliştiği süreçte psişik bir enerji haline gelir. Kurama göre, bu süreç bebeğin bilinç düzeyinde değildir, bilinçdışı olarak gerçekleşir.

İd, haz ilkesi (pleasure principle) ile hareket eder ve amaç bir an önce doyuma ulaşmaktır. Amaca ulaşamamak ve bu yolda engellenmek gerginliğe neden olur ve bunu yenmek için gösterilecek çabayı körükler. Freud'a göre, doyuma ulaşmak ve gerginliği azaltmak için bir yolu birincil süreç (primary process) düşüncedir. Buna göre, istenilen ve arzu edilen şey düşlenerek doyuma ulaşılır.

Ego: Ego, İd'den sonra gelişen bir diğer yapıdır. Bebeğin altıncı ayından itibaren İd'den kaynaklanarak gelişmeye başlayan Ego, bilinci ve gerçekliği temsil eder. Enerjisini İd'den alır ve aldığı bu enerjiye göre şekillenir. İd'in doyuma ulaşmak için kullandığı birincil süreç tarzı düşüncenin yerini ikincil süreç (secondary process) tarzı düşünceye bıraktığı yerdir. Düşleyerek yaşamanın mümkün olmadığını söyleyen Ego, devreye düşünme, karar verme ve planlama yetilerini sokar. İd'in sabırsızca doyum elde etme ve düşlemlerini daha gerçekçi yapıya dönüştüren Ego, gerçeklik ilkesine (reality principle) göre çalışır.

Süperego: İd ve Ego'dan sonra Süperego yapısı oluşur. Çocuk konuşmayı ve kültürü öğrenmeye başladıkça Süperego'su gelişir. Büyüme aşamalarının her birinde kültürü (babanın dilini), normları, sembolleri, kuralları, yasakları öğrenir ve içselleştirir. Vicdani yapısı gelişen çocuk, çevresi tarafından kimi zaman onaylanır, kimi zaman onaylanmaz. Bakıcıları tarafından kabul edilmeyen şeyleri farkeder ve onaylanmamaktan kaçınır. Örneğin, bakıcıları tarafından onaylanmak için yatağını ıslatmamayı öğrenir ve bundan haz duyar.

Bu kavram üzerinde ya da Freud hakkında sorularınız, merak ettikleriniz varsa yazabilirsiniz. Bilen arkadaşlar ile güzel bir tartışma çıkarabiliriz. Tekrardan teşekkürler.
"Evolution is suicide. Because eventually you realize that life is stupid and pointless."

“Sosyal Bilimler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir