Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Darwin'in doğal seçilimle Evrim teorisiyle ilgili tüm tartışma başlıkları.
Arayis
Mesajlar: 85
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Liberal
Edilen Teşekkür: 10 kere
Alınan Teşekkür: 10 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Pzr May 19, 2019 6:42 am

Yogun oldugunuzun farkindayim fakat okudugum iki makale var. Birincisi, canlilarin tasarim delili. Ikincisi ise 'yasalarin ve sabitlerin hassas ayari delili'. Yazarin bazi kitaplarini pdf olarak okudum. Burada bu iki calismayi paylasmamin sebebi, onemli buldugum ve sizin de okumanizi istedigim icindir. Yoksa benim acimdan agnostik kalmanizda bir problem yok. Onemli olan, theis yada ateist olmak degil, erdemli, durust ve iyi bir insan olmak, okumak ve okuduklarimiz uzerinde dusunebilme imkanidir.

Neyi, neden dusundugumu aciklamak istedigim icin sizinle paylasmak istedim.

http://www.evrim.gen.tr/allahin-varligi ... ri-delili/

http://www.evrim.gen.tr/allahin-varligi ... mi-delili/


Not: Sonradan buldugum ve daha onceden kitabini okudugum bir baska bolum ise "tasarim delli" olarak asagidaki baslikta verilmis. Maalesef biraz uzun fakat icerigi oldukca zengin. Ornegin, "Tasarima 40 ornek", "baslangic entropisi ve olasilik", "proteinler ve olasilik" "sonsuz evrenler" seklinde basliklarla insanin tekrar sorgulamasina sebep olacak guclu iddia ve bilgilere yer vermis. Daha once okumus muydunuz?

http://bigbang.gen.tr/?page_id=235

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 346
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 248 kere
Alınan Teşekkür: 212 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen AgnostikBey » Çrş May 22, 2019 10:38 pm

Evet, okudum paylaşımlarınızı. Saygı duyuyorum, empati de kurabiliyorum ama yazılanlara katılmıyorum.

Arayis yazdı:...Merhaba makalelerde cogunlukla masalsi bir seruven dili secilerek aktarildigina sahit oluyorum. Mesela, "once Rna olustu (olmus olabilir), daha sonra Dna olustu. Bu, bilimsel bir aciklamadir.."gibi..Tamam, bunlarin hepsi guzel de, orada miydik da bu sekilde kesin bir dille, soyle oldu, sonra boyle oldu deniyor? Anlatildigi gibi, gercekten oyle oldugunu nasil bilebiliriz? Yada "oyle olmus olabilir " de denebiliyor bazen. Iyi de, bu bir varsayimdir. Bir hikayedir.


Arayis yazdı:...Fakat, bunun boyle olmasi, gercek oldugunu kanitlamaz. Organik yasamin ilk saniyelerine gidip, neler olduguna bakmamiz suan itibari ile imkansizdir. Dolayisiyla, soylenen her sey bir varsayimdan ibaret olacaktir. Cok mantikli (oznel, kisilerin sahsi mantigi degil, bilimsel bir yanasim) olabilir, kendi icinde tutarli olabilir, var olan deneylerle uyum icinde olabilir, fakat tum bunlarin boyle olmasi bile ilk anlarda X seklinde ifade edildigi gibi oldugunu kanitlamaz.


Bilimin izlediği yol hipotezlerle ilerliyor Sn.Arayis. Bu bağlamda neleri veya hangi kitapları okudunuz bilemiyorum ama hikaye farklı şeydir varsayım yani hipotez farklı. Ki RNA dünyasında örneğin üzerinde fikir birliğine varılmış bir durum da yok şu an için. Bilim insanları birbirlerinin hipotezlerini sürekli test ediyorlar. Bu sayede RNA'ya ve yapabildiklerine dair çok şey bulundu geçen otuz yılda. Ama nihayete eren bir durum da yok daha elbette. Anladığım kadarıyla cevaplarını aradığınız şeyler özellikle sentetik biyoloji ile ilgili. Altta paylaştığım şu kısa videonun arayışınıza dair size bir fikir vereceğini umuyorum,

https://www.youtube.com/watch?v=t2iZ-pjWLXk

Arayis yazdı:Tum teknolojik imkanlalar esliginde, zeki, akilli, bilinc sahibi bilim insanlarinin labaratuvar ortaminda DNA, RNA ve protein uretememesini, bilincsiz "surecler" kontrolsuz ortamlarda uretmislerdir, boyle mi bakmaliyiz?


AgnostikBey yazdı:Örneğin, Amerikalı biyolog J. Craig Venter ve ekibi 2010 yılında bir bakteri türünün DNA'sını laboratuvar ortamında bir makinede tamamen yapay olarak üretmeyi başardı.


Size bir önceki mesajımda DNA'nın laboratuvar ortamında üretildiğini belirtmiştim, belli ki okumamışsınız. İnsanlık olarak bilgi birikimimiz, kitle iletişim araçları ve teknolojinin de gelişimiyle, çok hızlı evrim geçiriyor. DNA, 1952 yılında keşfedildi ve 2010'da kendimiz üretebilir duruma gelmişiz. 58 yılda yani. Keşiflerden yana bir analoji kurmam gerekirse, alt paleolitik çağda Orta Doğu'da 790.000 yıl önce ateşin kontrollü kullanıldığı biliniyor. Tarihte ilk çakmağın ise 16. yüzyılda barutları yakmak için kullanıldığı bilinmekte. Verdiğim bu verilerden çok ilginç sonuçlar çıkarmak mümkün bence:)

Videonun ilginizi çektiğini düşünerek ilgili iki içerik daha ekliyorum. İyi seyirler.

bonus(1)
bonus(2)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk


“Evrim ve Yaşam Bilimleri” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir