Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Darwin'in doğal seçilimle Evrim teorisiyle ilgili tüm tartışma başlıkları.
Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Pzr May 19, 2019 6:42 am

Yogun oldugunuzun farkindayim fakat okudugum iki makale var. Birincisi, canlilarin tasarim delili. Ikincisi ise 'yasalarin ve sabitlerin hassas ayari delili'. Yazarin bazi kitaplarini pdf olarak okudum. Burada bu iki calismayi paylasmamin sebebi, onemli buldugum ve sizin de okumanizi istedigim icindir. Yoksa benim acimdan agnostik kalmanizda bir problem yok. Onemli olan, theis yada ateist olmak degil, erdemli, durust ve iyi bir insan olmak, okumak ve okuduklarimiz uzerinde dusunebilme imkanidir.

Neyi, neden dusundugumu aciklamak istedigim icin sizinle paylasmak istedim.

http://www.evrim.gen.tr/allahin-varligi ... ri-delili/

http://www.evrim.gen.tr/allahin-varligi ... mi-delili/


Not: Sonradan buldugum ve daha onceden kitabini okudugum bir baska bolum ise "tasarim delli" olarak asagidaki baslikta verilmis. Maalesef biraz uzun fakat icerigi oldukca zengin. Ornegin, "Tasarima 40 ornek", "baslangic entropisi ve olasilik", "proteinler ve olasilik" "sonsuz evrenler" seklinde basliklarla insanin tekrar sorgulamasina sebep olacak guclu iddia ve bilgilere yer vermis. Daha once okumus muydunuz?

http://bigbang.gen.tr/?page_id=235

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen AgnostikBey » Çrş May 22, 2019 10:38 pm

Evet, okudum paylaşımlarınızı. Saygı duyuyorum, empati de kurabiliyorum ama yazılanlara katılmıyorum.

Arayis yazdı:...Merhaba makalelerde cogunlukla masalsi bir seruven dili secilerek aktarildigina sahit oluyorum. Mesela, "once Rna olustu (olmus olabilir), daha sonra Dna olustu. Bu, bilimsel bir aciklamadir.."gibi..Tamam, bunlarin hepsi guzel de, orada miydik da bu sekilde kesin bir dille, soyle oldu, sonra boyle oldu deniyor? Anlatildigi gibi, gercekten oyle oldugunu nasil bilebiliriz? Yada "oyle olmus olabilir " de denebiliyor bazen. Iyi de, bu bir varsayimdir. Bir hikayedir.


Arayis yazdı:...Fakat, bunun boyle olmasi, gercek oldugunu kanitlamaz. Organik yasamin ilk saniyelerine gidip, neler olduguna bakmamiz suan itibari ile imkansizdir. Dolayisiyla, soylenen her sey bir varsayimdan ibaret olacaktir. Cok mantikli (oznel, kisilerin sahsi mantigi degil, bilimsel bir yanasim) olabilir, kendi icinde tutarli olabilir, var olan deneylerle uyum icinde olabilir, fakat tum bunlarin boyle olmasi bile ilk anlarda X seklinde ifade edildigi gibi oldugunu kanitlamaz.


Bilimin izlediği yol hipotezlerle ilerliyor Sn.Arayis. Bu bağlamda neleri veya hangi kitapları okudunuz bilemiyorum ama hikaye farklı şeydir varsayım yani hipotez farklı. Ki RNA dünyasında örneğin üzerinde fikir birliğine varılmış bir durum da yok şu an için. Bilim insanları birbirlerinin hipotezlerini sürekli test ediyorlar. Bu sayede RNA'ya ve yapabildiklerine dair çok şey bulundu geçen otuz yılda. Ama nihayete eren bir durum da yok daha elbette. Anladığım kadarıyla cevaplarını aradığınız şeyler özellikle sentetik biyoloji ile ilgili. Altta paylaştığım şu kısa videonun arayışınıza dair size bir fikir vereceğini umuyorum,

https://www.youtube.com/watch?v=t2iZ-pjWLXk

Arayis yazdı:Tum teknolojik imkanlalar esliginde, zeki, akilli, bilinc sahibi bilim insanlarinin labaratuvar ortaminda DNA, RNA ve protein uretememesini, bilincsiz "surecler" kontrolsuz ortamlarda uretmislerdir, boyle mi bakmaliyiz?


AgnostikBey yazdı:Örneğin, Amerikalı biyolog J. Craig Venter ve ekibi 2010 yılında bir bakteri türünün DNA'sını laboratuvar ortamında bir makinede tamamen yapay olarak üretmeyi başardı.


Size bir önceki mesajımda DNA'nın laboratuvar ortamında üretildiğini belirtmiştim, belli ki okumamışsınız. İnsanlık olarak bilgi birikimimiz, kitle iletişim araçları ve teknolojinin de gelişimiyle, çok hızlı evrim geçiriyor. DNA, 1952 yılında keşfedildi ve 2010'da kendimiz üretebilir duruma gelmişiz. 58 yılda yani. Keşiflerden yana bir analoji kurmam gerekirse, alt paleolitik çağda Orta Doğu'da 790.000 yıl önce ateşin kontrollü kullanıldığı biliniyor. Tarihte ilk çakmağın ise 16. yüzyılda barutları yakmak için kullanıldığı bilinmekte. Verdiğim bu verilerden çok ilginç sonuçlar çıkarmak mümkün bence:)

Videonun ilginizi çektiğini düşünerek ilgili iki içerik daha ekliyorum. İyi seyirler.

bonus(1)
bonus(2)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Sal Ağu 13, 2019 11:44 pm

Sayin agnostik bey,

Lab'da DNA uretildi ifadesi biraz yarim kaliyor. Bir bakteri DNA'ini sentezleyebilmek icin 10 yildan fazla bir suredir, kurumunda onlarca, arka planda ise yuzlerce bilim insani, en gelismis teknolojik imkanlariyla, son derece karmasik makineleriyle, tamamen kontrollu, planli, programli deneyler, testler yaparak var olan bir mikrop dna molekulerini kopyalamis, duzenlemis ve yeniden sentezlemistir. Bu mikrop dna'in kopyalanmasi ve benzer bir organizmaya aktarilmasi, en nihayetinde ise o ortamda basarili bir sekilde kalip, islevini yerine getirebilmesi gercekten de guzel, onemli bir gelismedir. Umarim bilim insanlari daha onemli islere de imza atar ve guzel isler basarabilir. Basaracaktir da. Fakat burada sifirdan bir DNA tasarlayip, bilgi olusturmadilar. Var olan bir yasam hucresine bakarak, kopyalayarak, ozel kontrollu ortamlarinda sayisiz defa basarisiz olup, basarili olana kadar denediler ve bu basariya imza attilar. Urettikleri bir yasam icin baska bir yasama ihtiyac duydular. Bilim insanlarinin Lab'de organik molekul uretmeleri, canlilari kopyalamalari yada klonlamalari bilimsel basarilardir. Fakat bunlarin hicbiri yasamin nasil basladigini -simdilik- cozmez. Ustelik, bu kontrollu deneyleri, binlerce cok zeki bilim insaninin yine son derece karmasik makinelerle yapmalari, size ne dusunduruyor? Yaratici bir akil yok, cok zeki bilim insanlari yok, kontrollu ortam yok, deneyleri yapan birileri yok oylece zamanla-surecle (?) oldu mu?

Verdiginiz ornekte yuzlerce bilim insani var, binlerce saat calismasi var, planlar, programlar var, makineler var. Ve kopyalanip uretilen bir molekul.



Sizin sundugunuz senaryoda ne var? Bu bilim insanlari yok, plan, program yok, hic bir sey yok. Ne var? Ustelik bilim insanlarinin bu basarisi, kendilerinin zekasi ise ortaya koydugu bir basaridir. Onca zeki bilim insani ve faliyeti, digger yanda hic bir zekanin yer almadigi tamamen kontrolsuz bir ortam. Ayni seyler bunlar?


https://blog.drwile.com/synthetic-life- ... iogenesis/
https://www.icr.org/article/have-scient ... iving-cell

Bu yorumlara da bir goz atin lutfen.

Iyi gunler dilerim.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen AgnostikBey » Çrş Ağu 14, 2019 12:43 am

Arayis yazdı:...Sizin sundugunuz senaryoda ne var? Bu bilim insanlari yok, plan, program yok, hic bir sey yok. Ne var? Ustelik bilim insanlarinin bu basarisi, kendilerinin zekasi ise ortaya koydugu bir basaridir. Onca zeki bilim insani ve faliyeti, digger yanda hic bir zekanin yer almadigi tamamen kontrolsuz bir ortam. Ayni seyler bunlar?


Sn.Arayis, aynı şeyler demedim zaten. Bir senaryoda ortaya koymadım. Sizin "..üretilmemiştir" yorumunuza bir cevap ve Sentetik Biyoloji hakkında bir bilgilendirme yazısıydı mesajım. Ama bilim insanlarının çabalarını, kısacası tüm o süreci, çok güzel betimlemişsiniz. Hoşuma da gitti yazdıklarınız:)

Arayis yazdı:https://blog.drwile.com/synthetic-life-shows-the-impossibility-of-abiogenesis/
https://www.icr.org/article/have-scient ... iving-cell

Bu yorumlara da bir goz atin lutfen.

Iyi gunler dilerim.


Ben de tam bugün bilim dünyasında böyle bir gelişme okudum,

https://scitechdaily.com/researchers-so ... -on-earth/

Haberin başlığının ima ettiği gibi belki komple çözülmedi gizem. Ancak uygun yapının oluşabilmesi için gereken ilk adım da çözülmüş görünüyor.

Yani uzun bir süreç bu ;)
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Çrş Ağu 21, 2019 8:31 pm

AgnostikBey yazdı:
Sn.Arayis, aynı şeyler demedim zaten. Bir senaryoda ortaya koymadım. Sizin "..üretilmemiştir" yorumunuza bir cevap ve Sentetik Biyoloji hakkında bir bilgilendirme yazısıydı mesajım.


Oncelikle tesekkur ederim verdiginiz yanit icin. Verdiginiz videoyu izledim. Karmasik sistemler yada organlar, ornegin karaciger hucreleri videoda desteklendigi gibi cok muazzam yapi ve islevlere sahiptir. Ornegin bir karaciger hucresinin, saniyede yada dakikada gerceklestirebildigi biyolojik-kimyasal islemlere dair yeterli bir bilgiye sahipseniz, bu yapinin oturup, modelsiz, sifirdan tasarlanip uretilmesinin mumkun olmadigini bilirsiniz. Yok eger, bu konuda yeterince okumadiysaniz, okuyunuz. Bir karacigerin nasil bir yapi ve kimyasal islemlere sahip oldugunu ogreniniz. Ben, bildiginizi tahmin ediyor ve ongoruyorum.

Lab'de tasarlanan yada uretilen yapilar elbette mumkun ve imkan dahilinde yapilmaktadir. Yukarida verdiginiz, sonra tekrar ettiginiz bir bilimsel activite ve iddia, benim iddiami yada tezimi curutmuyor. Burada amacimiz, kimin hakli olmasi gerektigi degil, varolusu anlama, kavrama ve betimleme olup, olgular uzerine genel bir zihinsel outline/ [iskelet, ana hat yada dusunce] olusturmaktir. Detaylica su linkte soz konusu calismaya dair bilgi okunabilir:

https://science.sciencemag.org/content/ ... d6253.long

Orjinal ve bilimsel kagit olarak da yayimlanmis bir calisma ve detaylica incelenebilir. Bu ve benzeri calismalarda, bilim insanlarinin olmayan bir DNA'i yarattigi, olusturdugu yok. Yani, oturup da bir insan DNA' i mi yaratmislar? Hayir. Cok karmasik ve suan mevcut bilimsel gelisim ve birikimsel bilginin el vermemesi sebebiyle vurguladigim gibi, suan icin bu, imkansiz gorunmektedir. Maya yada mikrop genlerine daha kolay mudahale edilebildigi icin, daha basit yapilar uzerinde calisiliyor. Degerli bilim insanlari, oturup, 15 yil sayisiz belki de binlerce deney yaparak bir mikrop hucresinin DNA'ini izole edilerek kopyaliyor ve sentezliyorlar. Basarili bir sekilde baska yapiya aktariyor ve genin kodlanmasini sagliyorlar. Yani, dediginiz gibi, "yaratilamaz, dediginiz, lab'de yaratiliyor" soyleminiz gecersizdir. Sifirdan, tasarlayip, urettikleri bir bilgi Dna yok. Var olan yapilardan alinan molekullerin sentezi ve kopyasi var. Genlere mudahale edilebildigini biliyoruz. Hatta bu mudahalelerle daha verimli urunler dahi elde edilebiliyor. Molekuller kopyalanabiliyor, sentezlenebiliyor. Bunlarin olmasi icin su temel oge olmasi gerekir:

1- Yuksek teknolojik aletler.
2- Birikimsel bilimsel bilgi ve olanaklari.
2- Gercekten zeki beyinlere ihtiyac duyar.

Bu ve benzer deneylerde ne yapilmiyor? Sifirdan, modelsiz bir DNA yaratilmiyor. Yani, oturup da, olmayan bir DNA bilgisi olusturulmuyor. Var olan biyolojik bir yapi ve model var. Canli hayat ornegi var. Bu ornekten bir takim genetik malzeme alinip, kopyalaniyor, sentezleniyor ve uretiliyor. Bu da, simdilik daha basit yapilar ile deneniyor. Bu da normal ve muazzam bir seydir. Bir mikrop Dna'inden yola cikip, bunu da uretirler, bir koyun da yaparlar. Ustelik uretilen yapi, oncekinin benzeri bir yapi olusturmus.

Bu ve benzer deneyler bize yani size, bana ve baskalarina sunu hatirlatiyor: organik bir yapi icin, yine organik bir yapiya ihtiyac duyuldu. Organik bir model uzerinde calisilarak sentezlendi. Kopyalandi, uretildi.

Bakiniz, Venter kendisi ayni seyleri soyluyor.

https://www.youtube.com/watch?v=iunpEH_M2NU

https://www.youtube.com/watch?v=iunpEH_M2NU

Diyor ki:

Venter : We didn't create life from scratch..
we are absolutely dependent on having life evolved to this point to be able to take that software and read it.


Genel olarak, Verter diyor ki, biz sifirdan bir hayat/yasam yaratmadik. Bu islemi yapabilmek icin yasayan bir ornegine ihtiyacimiz vardi. Bunu teknolojik aletler ile sentezleyerek ortaya koymuslar. Bir cesit kopyalamislar yani.

Bu ise cok basit bir gercegi dogruluyor. Yasam, yasamdan gelir. Cevrenize bakin, siz bir canlisiniz. Bu canlilar her zaman canlilardan gelmistir. Bu kural milyonlarca yil once bir seferligine iptal (iptal, tam dogru kelime olmayabilir aslinda, bulamadim) oldu mu? Bu daha genel ve koklu bir soru olsa da, gorulen- hergun gozlemlenen- gercek olmasi kokenlerin sorgulanmasinda felsefi bir perspektif sunabilir. Cunku, bu zeki beyinler son derece teknolojik imkanlar ile binlerce saat calisip organik bir yapi olusturuyorsa, kontrolsuz, zekanin ve teknolojinin olmadigi ortamda nasil olsun? (Nasil sorusu onemlidir. Zaman, surec kelimeleri "nasil "in acilimini vermiyor.

https://www.youtube.com/watch?v=7c9PaZzsqEg

Bakiniz, Cambridge'den Prof. Meyer DNA- bilgisi-yapisi- hakkinda ne anlatiyor.

Burada da Turkce olarak genel bir sunum var.

https://www.youtube.com/watch?v=iReIPZmtRU4

yasami olusturmak istiyorsaniz, yasamdan once bilgiyi insa etmelisiniz. Asil soru, bu bilginin nereden geldigidir. DNA'deki bilgi digital bilgi gibidir. Bu ilginin artisina ne neden oluyor?


Iyi seyirler dilerim.

Kullanıcı avatarı
AgnostikBey
Mesaj Panosu Yöneticisi
Mesajlar: 354
Kayıt: Cmt Eki 03, 2015 8:44 pm
Görüş: Agnostik
Edilen Teşekkür: 249 kere
Alınan Teşekkür: 213 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen AgnostikBey » Cmt Ağu 24, 2019 12:01 am

Arayis yazdı:Bakiniz, Venter kendisi ayni seyleri soyluyor.

https://www.youtube.com/watch?v=iunpEH_M2NU

Venter : We didn't create life from scratch..
we are absolutely dependent on having life evolved to this point to be able to take that software and read it.

Genel olarak, Venter diyor ki, biz sifirdan bir hayat/yasam yaratmadik. Bu islemi yapabilmek icin yasayan bir ornegine ihtiyacimiz vardi. Bunu teknolojik aletler ile sentezleyerek ortaya koymuslar. Bir cesit kopyalamislar yani.


Öncelikle bazı ayet cımbızlayıcı ateistler gibi Venter'in sözlerini kesmişsiniz. Venter tam olarak diyor ki, "we didn't create life from scratch. its an intellectual concept. we absolutely start with digital code in the computer make that chemical molecule. we start with four bottles of chemicals, but we are absolutely dependent on having life evolved to this point to be able to take that software and read it."

Yani mealinde :roll: özetle demek istiyor ki, "sıfırdan bir yaşam üretmediklerini, bu ifadenin de fikirler düzeyinde bir kavram olduğunu; bu kimyasal molekülü yapmak için bilgisayardaki dijital kod ile işe başladıklarını ve de dört şişe kimyasal ile işleme başlamak gerektiğini, ama üretilen bu "software"ın -DNA ve software analojisi kurmakta kendisi- alınıp kullanılabilmesi için bu noktada evrimleşmiş bir yaşamın mevcudiyetine bağlı olduklarını" söylüyor.

Arayis yazdı:Bu ve benzeri calismalarda, bilim insanlarinin olmayan bir DNA'i yarattigi, olusturdugu yok.

Arayis yazdı:Yani, dediginiz gibi, "yaratilamaz, dediginiz, lab'de yaratiliyor" soyleminiz gecersizdir.


Burada ıskaladığınız nokta söz konusu DNA'nın laboratuvar ortamında sentetik olarak ve dört şişe kimyasaldan üretilmiş -Venter'ın da değindiği gibi- olduğu. Hatanızı görmeniz açısından bu yazdığım son cümlenin yeterli olması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca tabi ki, basit yapılı ve çalışan/var olan bir mekanizma model alınacaktı. Kastettiğiniz anlamda yepyeni/olmayan bir canlının DNA, RNA veya başka bir yapısının üretilmesinin yakın bir gelecekte mümkün olabileceğini sanmıyorum. Açıkçası bu alanda Sentetik Biyoloji ve yapabilecekleri devreye girmekte diye düşünmekteyim.
"Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır." Mustafa Kemal Atatürk

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Pzr Ağu 25, 2019 2:59 am

AgnostikBey yazdı:
Arayis yazdı:Bakiniz, Venter kendisi ayni seyleri soyluyor.

https://www.youtube.com/watch?v=iunpEH_M2NU

Venter : We didn't create life from scratch..
we are absolutely dependent on having life evolved to this point to be able to take that software and read it.

Genel olarak, Venter diyor ki, biz sifirdan bir hayat/yasam yaratmadik. Bu islemi yapabilmek icin yasayan bir ornegine ihtiyacimiz vardi. Bunu teknolojik aletler ile sentezleyerek ortaya koymuslar. Bir cesit kopyalamislar yani.


Öncelikle bazı ayet cımbızlayıcı ateistler gibi Venter'in sözlerini kesmişsiniz. Venter tam olarak diyor ki, "we didn't create life from scratch. its an intellectual concept. we absolutely start with digital code in the computer make that chemical molecule. we start with four bottles of chemicals, but we are absolutely dependent on having life evolved to this point to be able to take that software and read it."

Yani mealinde :roll: özetle demek istiyor ki, "sıfırdan bir yaşam üretmediklerini, bu ifadenin de fikirler düzeyinde bir kavram olduğunu; bu kimyasal molekülü yapmak için bilgisayardaki dijital kod ile işe başladıklarını ve de dört şişe kimyasal ile işleme başlamak gerektiğini, ama üretilen bu "software"ın -DNA ve software analojisi kurmakta kendisi- alınıp kullanılabilmesi için bu noktada evrimleşmiş bir yaşamın mevcudiyetine bağlı olduklarını" söylüyor.

Arayis yazdı:Bu ve benzeri calismalarda, bilim insanlarinin olmayan bir DNA'i yarattigi, olusturdugu yok.

Arayis yazdı:Yani, dediginiz gibi, "yaratilamaz, dediginiz, lab'de yaratiliyor" soyleminiz gecersizdir.


Burada ıskaladığınız nokta söz konusu DNA'nın laboratuvar ortamında sentetik olarak ve dört şişe kimyasaldan üretilmiş -Venter'ın da değindiği gibi- olduğu. Hatanızı görmeniz açısından bu yazdığım son cümlenin yeterli olması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca tabi ki, basit yapılı ve çalışan/var olan bir mekanizma model alınacaktı. Kastettiğiniz anlamda yepyeni/olmayan bir canlının DNA, RNA veya başka bir yapısının üretilmesinin yakın bir gelecekte mümkün olabileceğini sanmıyorum. Açıkçası bu alanda Sentetik Biyoloji ve yapabilecekleri devreye girmekte diye düşünmekteyim.


Sizde boyle bir algi yaratmis olmasi uzucu olsa da, belirtmem gerekir: Ateistlerin yada teistlerin, tartismalarda uste cikmak yada hakliligini gostermek/kanitlamak icin specific olarak icerigin belirli bir kismini alip, baglamindan koparip, icerigine ters bir anlam verme oyunlarina tenezzul etmem, gerek duymam. Soz konusu videoyu, konuyu arastirirken rastgele gordum ve paylastim. Uzun haliyle yine ayni video platformunda bulunabilir. Buraya astigim video'da alintida bulundugum yer ise, bana gore basilica vurgudur. Arastirmaci ikendisi ifade etmistir. Sonucta bir alinti degil, konusmanin butununu - belirli bir kismi- video olarak paylastim. Sizin Ingilizcenizin oldugunu bildigimden, hepsini tercume etme geregi duymadim sadece. Arastirmaci, sifirdan yada yoktan bir sey yaratmadigini acikca soyluyor. Ifade ettigim gibi, bu bilim insani yoktan oturup da bir DNA yazmadi. Yoktan bir hayat, bir DNA olusturmadi. Bakiniz, ben bu iletiyi yazarken, su anda esim, bir Disney cartoon karakterini yere renkli tebesirlerle (chalk) cizmeye calisiyor. Orjinal resme bakiyor, ciziyor, siliyor, bir plana gore sekillendiriyor. Ayni sey, bir program, bir bilgi varsa, bir bilinc olmali diye dusunuyorum.

Dikkatimi cekmek istediginiz son cumlenizi bir kac kez okudum. Tesekkur ederim vurguladiginiz icin. Venter, sifirdan bir sey yaratmadigini soyluyor. Bilgisayar kodlari ile ise baslamasi, makineler ve programlar kullanmasi, bunlari gelistirmesi, uzerinde calismaya girismesi, nasil basladigini, nasil calistigini gosterir. Hepsi bu. Yani, bilgisayar kodlariyla baslamasi, yoktan bir sey yaratmadigi gercegini degistirmiyor. Bilim insanlari elbette bilgisayarda planlar, programlar yapabilir, teoriler uzerinde calisir. Lab'de organik yada inorganik malzemeler kullanmasi kadar dogal bir sey yoktur. Yapay yada sentez yoluyla ortaya bir calismanin urununu koymasi, calismanin basarili oldugunu gosteren olgusal bir dayanaktir. Zaten, bilim insaninin, yapay olarak, birseyler sentezleyerek, 20 yilda bu isi basardigini inkar eden yok. Bu calismalar, devam etmeli ki bilimde ve felsefede ilerleyebilelim. Ben, doganin nasil bilgi yazabildigini -dna'de- sorguluyorum. Yoksa, gun gelir, beni de alip kopyalayabilir "yaratabilir"ler. -Bir sekilde- Fakat bunu doga yapmor, bir bilinc, zeka yapiyor. Bir analoji kuracaksak, ki Dawkins, The Blind Watchmaker'da bilgisayar program ve bilgisayar faktorunu ele aliyor- deneyi yapan zeka, Tanri olur ve bu da bizi islerin arkasinda bir zeka olmasinin makul bir akil yurutme oldugu sonucuna tasir. Ha, gercek oyle midir, yada nedir orasi tartisilir.

Bizim konumuz bu degildi. Bizim konumuz, DNA'deki bilginin nasil ortaya ciktigiydi. Insan, DNA goz onune alindiginda, bu bilgiyi neyin olusturdugu sorusuydu. Hormonlarimiz, bin bir cesit ve "gorevlere sahip" hucrelerimiz, calisma sekilleri vs hersey bu DNA icinde yazilidir. Olusacak olan tum yapilar bu plana gore organize olur. Yani bir ev yaratmak isterseniz, oncelikle kagit uzerinde yada bilgisayarda calisip, bir outline olusturursunuz. Plansiz bir ev yapimina baslanmaz. Yani DNA'de bir plan, program vardir. Ben, bu plan, programin nasil olustugunu yada yazildigini merak ediyorum. Siz de, beni daha ilkel bir baslangic noktasina goturuyor ve basitten baslamam gerektigini, zaman icinde, "sureclerle" daha basit ve baslangic olan kimyasal islemlerin, daha karmasiklastigi ve simdiki haline ulastigini soyluyorsunuz. Lab'de yapay yollarla bunlarin cok az bir kisminin yapiliyor olmasi, yasamin kokenine dair sordugumuz sorulari cevaplamiyor. Cikarilan sonuc, bazi cok zeki bilim insanlarinin yillarini vererek, binlerce deney yaparak bir modelin kopyasini cikariyor yada benzerini yapiyor olmasi. Yani, sifirdan bir hayat - hayat olmayandan hayat- olusturdugu bir sey yok. Evrene ve icindekilere olan hayranligimiz artip, bizi heyecanlandirsa da Aksine bir yonuyle de can sikiyor. Soyle ki, genel olarak bakildiginda bir programci, tasarlayan, yada bir akil karsimiza cikiyor. Bu ise - bin bir isim ve kavram ile ortaya koyulan X - yaptigi bunca deli dahiane urunleriyle tezat dinlerle tanitiliyor. Aptal, kizgin, koleci, egoist, kadin dusmani ve kabilelerini korumaya calisan ilkel erkeklerin kaleminden acemice cikmiscasina siritiyor. Ogrendikce artan bilgi, beraberinde anlam karmasikligini getirip, cevapsiz sorulari cogaltiyor.

Bu arada, dun bir kamp alanine gittik. Gokyuzune ve yildizlara epey bir bakma firsatim oldu. Bakip bakip dusundum varolusu. Insan, tarih sahnesine cikisindan beridir benzer sorular sormus, sorularina cevap aramistir. Bir filozofun dedigi gibi, omur kisa ve konu derindir.

Arayis
Mesajlar: 103
Kayıt: Prş Nis 05, 2018 9:45 am
Görüş: Capitalism/ Liberty
Edilen Teşekkür: 11 kere
Alınan Teşekkür: 11 kere

Re: Tek Hücrelilikten Çok Hücreliliğe Geçişe Doğru

Mesajgönderen Arayis » Çrş Eyl 18, 2019 8:58 am

Bu arada ilgilenenler olur dusuncesiyle su iki videoyu da buraya birakalim.

How a single-celled organism almost wiped out life on Earth - Anusuya Willis


https://www.youtube.com/watch?v=dO2xx-aeZ4w

The mysterious origins of life on Earth - Luka Seamus Wright


https://www.youtube.com/watch?v=de1hiS_XjWg


Iyi seyirler


“Evrim ve Yaşam Bilimleri” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir